"Şu masadaki saate bakıyorum. Akrebi kırık, yelkovanı bükülmüş, saniyesi ise 12’nin üzerinde sürekli titriyor. İlerleyemiyor. Bir adım atmaya çalışıyor, dişliler gıcırdıyor ama gücü yetmiyor. Aynı yerde tik-tak, tik-tak… İleri gidemeyen ama sürekli gürültü çıkaran bir varoluş çabası. İşte tam olarak bu saat gibiyim.