Ögeday Han bir gün kapısına gelen bir fakire yüz baliş (1 baliş 500 dinar) verilmesini emretti. Bunun üzerine saray memurları, acaba Han bu kadar baliş'i dirhem mi sanıyor diye düşündüler ve 100 baliş'i çokluğunu görsün diye Han'ın geçeceği yola dizdiler. Han oradan geçerken bunlar ne diye sordu. Fakire vermemizi emrettiginiz balişler cevabını alınca bunlar az, biraz daha ekleyip öyle verin diye buyurdu.
Bir gün bir çoban Ögeday Han'ın huzuruna geldi ve dedi ki; bir kurt var bütün sürümü yedi mahvoldum. Han, kurdun yakalanmasını emretti ve kurdu getiridiler. Han, çobanın zararını karşıladı ve kurdu da serbest bıraktı fakat orda dan çıkarken yolda sürü halinde ki köpekler kurdu yakalayıp öldürdü. Bunu gören Han çok üzüldü ve köpeklerin idamina karar verdi. Sonra tahtına oturdu kederlendi, sebebini sordu yanindaki adamları. Ve yüce Han dedi ki; bu günlerde içimde bir sıkıntı var ölüm geliyor sanki, eğer ben bir can bağışlarsam, Tanrı da benimkini bağışlar diye düşündüm ama köpekler bu arzuma izin vermedi. Ögeday Han bu olaydan bir hafta sonra bir akşam üstü aniden vefat etti.
Cebe ve Sübüdey Noyanların yönetimde bulunan Moğol ordusu, Kalka savaşında bir çok soylu rus prensini esir etmişti. Bu esirler soyluluklarına yaraşır bir vaziyette, bir asil gibi kanları dökülmeden öldürülmeliydi. Onları toprak zemine sıkıca dizdiler, üstlerine halı yığınları döşediler ve zaferlerini onların üstlerinde içip, dans ederek kutladılar. Böylece hem soylu rus prenslerinin şanına yakışır biçimde kanları dökülmemiş hem de Kalka zaferi kutlanmış oluyordu.
Gâyır Han, aldığı emri uygulayarak onları( Cengiz Han'ın gönderdiği tüccarlar) öldürtüp mallarına el koydu. bu hareketiyle, daha sonra dünyayı viran, halkı perişan ve bir milleti evsiz bırakacaktı. Döktüğü birkaç tüccarın kanına karşı Ceyhun nehri gibi kan akacak, öldürdüğü adamların saçlarının bir teli için,yüz binlerce baş dağlarda ve ovalarda ayaklar altında top gibi yuvarlanacak, yağma edilen bir dinar karşılığında bin kantar alınacaktı.
Eyerini taht, keçeyi yatak, zırhı elbise, miğferi taç yapmış olan padişah... Cüveyni Sultan Celaleddin Harizmşah'ı böyle tasvir eder. Tahtı tacı olmayan felaketler kaderi olmuş ölümsüz padişah.