• 223 syf.
    ·2 günde·9/10
    “ Şarap gibi durdukça kıymet kazanan hatıralarını dile getirmiş. Bunları okuyan ister istemez bir karamsarlığa kapılıyor. Hem de gülerken hiç değilse tebessüm ederek, beyin kendi kendine acayip bir faaliyet gösterip gülümsemeye, kahkahaya rağmen, şuur altlarında bir acının, bir bedbinliğin yerleşmesine sebep oluyor. Bu hatıraları okurken insanları biraz daha iyi tanıyorsunuz.”

    Gerçeği söylemek gerekirse şu alıntıda yazılanların hepsini yaşadım okurken kahkaha atarken üzülür mü bir insan demeyin cidden üzüntü duydum :) yaşadıkları o kadar trajikomikki....

    Sabahattin Ali’yi çok okuyan her sözünü az çok bilen biri olarak onu Markopaşa kitabında, Canım Aliye Ruhum Filizde beraber markopaşa dergilerini sırtlanıp kendileri dağıtmalarından yaptıkları fedakarlıklardan ve mahkemelerde kitabında yaşadıkları verdikleri hukuk mücadelesinden az çok tanıdığım Aziz Nesin’i bugün ilk kez okuma şansı yakaladım o kadar akıcıydı ki bir günde bitti zaman nasıl su gibi akıp geçti fark etmedim :) kahkahalarla okudum anılarını

    Açlıkla verdiği savaş, yoksulluk, soğuk, insanların çeşitli yüzleri ben Sabahattin Ali’yi okurken denk geldiğim şeyleri burdada gördüm kader arkadaşlığı, aynı dava uğrunda paralanmak düşüncelerin bir yere varamaması .... insanların düşünene, vatan sevgisi içinde paralanan insanlara gösterdikleri tavıra şaşkınlıklar içinde okurken içim ürperiyor. En çokta arkadaşım dedikleri insanların yaptıkları... Sabahattin Ali’nin hikayeleri gibi hayat yaşamışsın be üstad PERENSİPLİ yazar :):):) sana yapılanlar okudukça içinden geçen şeyleri kendimle çok bağdaştırdım bende birine bişey yaparken hep böyle düşünüyorum ama karşımızdaki insanlar malesef anlamamak için uğraşıp didiniyor...
    Açlık, sefalet, yalnızlık, çaresizlik, dost kazığı ne ararsanız mevcut birlikte yaşadım gibi arada yemeyi unuttum okurken :):) gideceğim duraklardan birkaçını şaşırdım. Düşündükçe ibret aldığım çok şey oldu. Bir yerde “ bizim insanımız mücadele edilmesini sever de, mücadele etmesini pek sevmez demiş” mücadele edenle de boyuna uğraşır durur. Herkes daima akıl verir ama kimse icraata geçmez.

    Beni en çok etkileyen yer sürekli yanında taşıdığı her yere götürdüğü battaniyesini satmaya çalışması ve satamadan gelince sevindiği an hem o kadar acıklı yıpranmış dökülmüş bir battaniye ama aslına bakarsanız çok basit ama eşyalar değil önemli olan onlara yüklediğimiz anlamlardır....

    Bir de içimin ezildiği bir kısım vardı sokaklarda sabahladığı yer insanın üniversite yıllarındaki arkadaşlık anıları aklına geliyor aslında sahip olduğunu sandığı ama asla gerçekten arkadaşınız olmadığı ortaya çıkan anlar tekrardan yaşadım o anları.

    Okurken aklımdan hep şey geçti eğer ölmeseydi oda senin gibi böyle uzun uzun anılarını ilerki zamandaki düşündüklerini de yazabilir miydi ?bize Sabahattin Ali. Ben sadece bir kitabını okudum Aziz Nesin’in ve sadece yazılanlarla yorum yapabilmem kısıtlı daha fazlası için kesinlikle okumaya devam etmem gerekli ama çok kıymetli benim için insanların gerçek yüzleriyle tanışmak açısından faydalı bir eser...


    Çok şiddetle tavsiye ederim okunmasını böyle güzel eserler okunmalı, şiddetle okutulmalı ...