• Türk Milleti bunun en güzel örneğini Atatürk’ün önԁerliğinԁe verilen Kurtuluş Savaşınԁa уaşamıştır. “Уa istiklal, уa ölüm!” ԁemiştir. Türk tarihi böуlesine kahramanlık günleri ile ԁoluԁur. Gaziler gününüz kutlu olsun.
  • Destanlar уaratan şehit ve gaziler tek tek birer onur abiԁemizԁir. Kahramanlık günlerini şehit ve gazilerimize borçluуuz.
  • Anne babanın görevi evladından bir başarı öyküsü çıkarmaya gayret etmek değil, zaten yazılmış öykünün okunacak hale gelebilmesi için uygun ortam hazırlamaktır. Zira insanı yaratan yüce kudret (cc), elbette onun kahramanlık öyküsünü herkesin yapabileceğinden daha güzel ve daha latif bir biçimde hayat sayfalarına en başından yazmıştır.
  • Çoğu başarılı anlatının ucu açıktır. Anlamın nihai olarak nereden geldiğini açıklama gereği duymazlar çünkü insanların ilgisini cezbetmek ve bu ilgiyi güvenli bir bölgede tutmak konusunda çok başarılıdırlar. Bu yüzden de dünyanın koca bir filin sırtında durduğunu açıklarken, herhangi bir zorlayıcı soruyu bertaraf etmek için fil koca kulaklarını salladığında fırtına kopar ve fil öfkeyle titrediğinde yeryüzü depremlerle sarsılır gibi detaylı tasvirler yapmanız gerekir. Yeterince alengirli bir hikâye anlatırsaniz kimsenin aklına filin neyin üzerinde durduğunu sormak gelmez. Aynı şekilde milliyetçilik de bizi kahramanlık öyküleriyle büyüler, geçmiş felaketlerden dem vurup ağlatır ve halkımızın maruz kaldığı haksızlıklara değinerek öfkemizi ateşler. Bu milli destanın içinde öyle bir kayboluruz ki dünyada olan biten her şeyi kendi vatanımıza etkisi üzerinden değerlendiririz ve evvela vatanımızı bu kadar önemli yapan şey nedir diye sormak aklımızdan bile geçmez.
    Belli bir anlatıya inandığınızda, onun en ufak ayrıntısıyla bile son derece alakadar olurken kapsamı dışında kalan şeyleri görmezden gelirsiniz. Kendini komünizme adamış insanlar devrinin ilk safhalarında sosyal demokratlarla işbirliği yapmak mübah mıdır diye saatlerce tartışabilir ama durup dünya gezegeni üzerindeki memelilerin evrim sürecinde ya da kozmosta organik hayatın yayılmasında proletaryasının yerine kafa yormazlar pek. Bu tür gereksiz konuşmalar devrim karşıtlığının boşa nefes tüketmesi gibi görülür.

    Harari
  • “Neden bir çöküş döneminde yaşıyoruz? Neden dünya erdemi, gençliği, değerli tutkuları ve içtenliği hor görüyor? Bir zamanlar insanları kılıcınla doğradın, onların kılıçlarıyla yaralandın, en korkunç tehlikelere göğüs gerdin - hepsi de yeni bir Japonya kurmak içindi. Sonunda yüksek bir yere gelip herkesin saygısını kazandın, kahramanlık dolu bir çağda en büyük kahraman olarak öldün. Neden senin döneminin görkemine yeniden sahip olamıyoruz? Bu kısır ve aşağılık çağ daha ne kadar sürecek? Yoksa en kötüsü daha gelmedi mi? Erkeklerin tek düşündüğü para ve kadın. Erkekler bir erkeğe yakışan her şeyi unuttular. Tanrıların, kahramanların o büyük ve parıltılı çağı, İmparator Meiji’yle birlikte ölüp gitti. Onun gibisini bir daha görebilecek miyiz? Gençliğin gücünü bir kez daha esirgemeden ortaya koyacağı günleri? Şimdi kafe denen yerlerin dört bir yanda mantar gibi bittiği, havaya savuracak parası olan binlerce aylağı kendine çektiği, kız ve erkek öğrencilerin tramvaylarda insanı hayretler içinde bırakacak biçimde davrandığı, bu yüzden de onları artık birbirinden ayırmanın kaçınılmaz hale geldiği günümüzde insanlar, atalarının en korkutucu savaşlara bile atılmalarını sağlayan o tutkuyu büsbütün yitirdiler. Şimdi tek yapabildikleri şey kadınsı ellerini, en hafif yelde titreyen kuru, kırılgan yapraklar gibi telaşla sallamak. Bütün bunların nedeni ne? Böyle bir çağ, bir zamanlar kutsal olan her şeyi kirleten bir dönem nasıl olabildi?"
    Yukio Mişima
    Sayfa 76 - Can Yayınları(epub)
  • Okudum , hazmettim , inceledim ..
    Günaydın dünyam :)

    "Boris Lvoviç Vasilyev 1924 dogumlu ..
    8 Temmuz 1941 komsolom hücum taburu kadrolusu. .Omsk ucak savar okulundan ..
    Savaş sonrası Zırhlı ordular savaş akademisi 1948 mezunu ..ve içinde bir yazarın yaratıcı gücüne sahip " tüm bu hayat ve ruh zaten benim için yeterli bir referans
    ..buyrun "sakindi oranın şafakları"ndan güne bir merhaba incelemesi ..

    A ZORİ ZDES TİKHİE ..

    #Spoiler

    Voskov ve askerlerine saygı duruşu !
    ICKI ICMEYEN 20 RUS :)
    Bir kahramanlık hikayesidir ki kitap..bir an elinizden bırakacak olsanınız "kime ne oldu acaba ?" diye aklınız onda kalır ..
    Hem eģlenceli hem ürkütücü derecede canlı bir hikayedir ki ..içine girmek ister "bende orada olmalıyım " dersiniz ..
    Anlatım müthiş sıcak bir yazar ..
    Öyle şiirsel uçuşan kelimeler değildir yazdıkları hani benim tabirimle"bodozlama" bir neşe ve SAVAŞ yumağı. .

    Vaskov ve emrindeki bu kadınların tek tek kelime kelime tanımlanması, aklınızda ete kemiğe bürünmesi aşamasından sonra kalbinizde de yer edinmesi kaçınılmazdır.

    SAVAŞ gerçeğini hicvederek ..ki belki gerçekten o yanı da vardı savaşın. .
    Kahkaha attığım kelimeler olmuştur okurken :)

    __ Yoldaş Başçavuş ,botum çıktı ayağımdan!!! .. :) (ilk bu kelimede dahil olmuştum kitaba )

    II . Dünya savaşı..

    Savaş insan doğasına bile aykırı iken (tartışılır )
    Kadın doğasında ne yapar ?

    Bir demiryolu hattı ..
    Bir istasyon ...
    16 Nazi ..
    Ve kadınlar ..
    5 Uçak savar kahramanı
    Bir bataklık ölüsü. .
    Bir "direniş " destanı. .okuyun efendim benden 'tam " tavsiyedir .

    DİP NOT..

    Filmi de en az kitap kadar ün yapmış en kısa zamanda izlemek üzere şuraya bıraktım :)
    https://youtu.be/-cJ5LSdPY3Q

    1972 yapımı Stanislev Rostotski tarafından "küçücük bir kitaptan " çıkarılmış dev bir film diye bahsediliyor ..
    Voskov rolünde Andrey Martinov yeteneğinin zirvesinde deniyor ..klasik sinemanın bu çok yıldızlı ama her zamanki gibi "iyi olan halı altında kalır " filmi izlemek boynuma borç :)

    Ayrıca bonus olarak 2015 yapımı da muhteşem :)
    https://youtu.be/N6Rdn5wJbCY
    Keyifle okuyun ,keyifle izleyin :)


    Imza : Davariş Ince .. :)

    .
  • Bazı fevkalâde ruhlar vardır ki, bulundukları ufukların basit muhteviyatı onları kat'iyyen tatmin etmez. O ruhların derinliklerinde dâimâ keskin ve kuvvetli bir ses çınlar, karşı durulmaz bir azim ve kahramanlık ateşi yanar. O ruh, sahibini doğduğu seviyeden çok daha yüksek bir mevkide, bir mertebede can vermeye sevk eder.
    Kolektif
    Sayfa 10 - Çamlıca Basım