Kajîyan

Kajîyan
@kajiyann_
Barış ve adalet haykırarak doğan yirminci yüzyıl kanın içinde boğulmuş olarak öldü ve bulduğundan çok daha adaletsiz bir dün­ ya bıraktı arkasında. Yine barış ve adalet haykırarak doğan yirmi birinci yüzyıl da, önceki yüzyılın izinden gitmekte. Ben çocukken, dünyada kaybolan her şeyin Ay'a gittiğine ina­nıyordum. Ne var ki, Ay'a giden astronotlar orada ne tehlikeli rüyaları ne tutulmayan vaatleri ne de kırık umutları buldular. Eğer bunlar Ay' da değilseler, neredeler o zaman? Yoksa dünyada kaybolmadılar mı? Yoksa dünyada saklanıyorlar mı?
Sayfa 372 - SEL / 18. Baskı
Alıntı
Reklam
Gümrük duvarları ve vergileriyle fabrikaların serpilmesine böylesine yardım eden o krallar olmasaydı, İngiltere yabancı sanayilerin saf yün tedarikçisi olmaya devam ederdi.
Sayfa 220 - SEL / 18. Baskı
Alıntı
Kralın gücü vardı ve sanatçının hiçbir şeyi yoktu.
Sayfa 203 - SEL / 18. Baskı
Alıntı
Brezilya Amerika kıtasında köleliği yasaklayan son, dünyada ise sondan bir önceki ülke oldu. Orada kölelik on dokuzuncu yüz­yılın sonlarına dek sürdü. Gerçi daha sonraları da varlığı devam et­ti, ama illegal olarak; bugün de olduğu gibi. 1888'de Brezilya Hü­kümeti bu konuyla ilgili tüm belgelerin yakılmasını emretti. Böy­lece ülke tarihinden köle emeği resmi olarak silinmiş oldu. Hiç var olmadan öldü ve ölmüş olsa da varlığını sürdürüyor.
Sayfa 198 - SEL / 18. Baskı
1000Kitap
Kölelik birçok kez öldü
Herhangi bir ansiklopediyi aç. Köleliği ilk kaldıran ülkenin hangisi olduğuna bak. Ansiklopedinin vereceği yanıt bellidir: İn­giltere. Gerçekten de, dünya köle ticareti şampiyonluğunu kimseye bı­rakmayan Britanya İmparatorluğu günün birinde, insan eti satışının artık eskisi kadar getirimli olmadığını anlayınca fikir değiştirir. Londra köleliğin kötü bir şey olduğunu 1807 'de keşfetmiştir, ancak kararı yeterince ikna edici bulunmamış olsa gerek, otuz yıl sonra bunu iki kez yinelemek zorunda kalır.
Sayfa 197 - SEL / 18. Baskı
Alıntı
Reklam