Hikayenin ana kahramanı Jo, sevgilisinden ayrılmış ve bu ilişkinin bitişiyle birlikte kendini derin bir boşluğun içinde bulmuştur. Bu durum onu üzse de, içinde bulunduğu ruh halinden kurtulmak için bir şeyler yapması gerektiğini hisseder. Kafasını dağıtmak ve bu boşluk duygusundan uzaklaşmak amacıyla, hasta olan dayısının yerine onun kırtasiye dükkanında çalışmaya başlar.
Başlarda, dükkanda geçirdiği zamanlar bile zihnini geçmişten tamamen koparamaz yaşadıkları sık sık aklına gelir. Ancak zamanla kırtasiyede tanıştığı insanlar ve çevredeki diğer dükkan sahipleri onun hayatına dahil olur. Kurduğu bu yeni ilişkiler ve paylaşılan samimi anlar Jo’ya iyi gelmeye başlar aynı zamanda Jo da onlar için iyi gelir.
Kırtasiyenin o güzel atmosferi ve kurulan sıcacık, samimi dostluklar o kadar içtendi ki kendimi adeta o dükkanın içinde, o anların bir parçasıymış gibi hissettim. Umut dolu ve insanın insana iyi geldiğini hatırlatan kitaplardan biriydi benim için.