Gözler, vücuttan ayrıldıklarında iki küçük küre sadece. Ama öyle önemliler ki... Tüm insanlar düşünür ve neredeyse her zaman, düşünmeden önce görmemiz gerekir. Düşünce beyinde milisaniyeler içinde oluşur, görmekse göz kapaklarımızın açık olduğu her an gerçekleşir. Gördüklerimiz de tüm algımızı şekillendirir. Tüm gündelik işlerimiz için, tüm kompleks işler ve tüm kompleks düşünceler için, önce görmek gereklidir. Gözlerimiz kapalıyken bile düşüncelerimiz önceden gördüklerimizin yorumlarıdır. Her düşünceye bir görsel eşlik eder, diğer düşünceler de bu görsellerden türer.
Bu kitap kişiyi öyle bir güne uyandırıyor ki o gün ve sonrasındaki her şey bembeyaz. Ve bu durum öyle hızlı yayılıyor ki insanlar buna "beyaz felaket" ismini veriyorlar. Peki bu beyaz felaket bir salgın mı? Tabii ki kimse bunu riske atmıyor ve karantinalar başlıyor. Kör olmaktan o kadar korkuyorlar ki karantinadaki tüm problemleri karantinaların ilk mensupları tek başlarına çözmek zorunda kalıyorlar. İşte tam burada da insan ahlakı devreye giriyor. Yargılanacağı bir kurum olmadığında, insanlar ne kadar pisleşebilirler? ve kimler birbirleri için kendi varlığından bile vazgeçecek fedakarlıklarda bulunabilirler?
İnsanın iyiliğini ve kötülüğünü açıkça görebileceğiniz, pislik içinde bile temiz kalabilen ve tertemizken bile pislik içinde olabilen insanlara tanık olabileceğiniz harika bir kitap.
KörlükJosé Saramago · Kırmızı Kedi Yayınları · 2022132bin okunma