Mehmet Berk Taşkın

Mehmet Berk Taşkın
@kallicik01
Puan vermedi·216 syf.··
2023 18. kitabı
·
31 saatte okudu
·
Okunma: 11 Nisan 2023 00:47
İnsan neden intihara kalkışır? Hele ki her şey yolunda giderken, iyi bir mesleği, doğal bir güzelliği varken. Biraz çabayla çoğu insanın imrenerek bakacağı bir hayata sahip olabilecekken neden delirir? Yapmak isteyip de cesaret edemediğimiz şeyler için geç kaldığımızı düşünüyorsak zihnimiz bizi nasıl cezalandırır? Ve acaba bunlar için gerçekten geç kalmış mıyızdır? Hayatta geç kalmak diye bir şey gerçekten var mıdır? Her şeyin tekdüze ilerlediğini düşünüyorken bile aslında her gün değişmiyor muyuz? İçimizde aslında kendimizden yüzlercesi varken ve bunları her geçen gün keşfetmek dururken neden bıkkın bir ruh haline bürünüyoruz? İstemediğimiz yerlerde neden sırf toplum baskısından dolayı kalıyoruz? Sınırlı bir ömrümüz varken neden bu zamanın çoğunu korkarak geçiriyoruz? Peki ölüm bize yaklaştıkça yaşama neden daha sıkı tutunuyoruz? Bu soruların cevaplarını Veronica, Eduard, Mari ve Zedka'nın hikayelerinden öğrenebileceğiniz; herkesin kendinden bir parça bulabileceği (çünkü herkes bir miktar delidir.) harika bir kitap.
Veronika Ölmek İstiyorPaulo Coelho · Can Yayınları · 2020102,4bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Bakabiliyorsan, gör; görebiliyorsan, fark et.
Puan vermedi·331 syf.··
2023 17. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 08 Nisan 2023 02:21
Gözler, vücuttan ayrıldıklarında iki küçük küre sadece. Ama öyle önemliler ki... Tüm insanlar düşünür ve neredeyse her zaman, düşünmeden önce görmemiz gerekir. Düşünce beyinde milisaniyeler içinde oluşur, görmekse göz kapaklarımızın açık olduğu her an gerçekleşir. Gördüklerimiz de tüm algımızı şekillendirir. Tüm gündelik işlerimiz için, tüm kompleks işler ve tüm kompleks düşünceler için, önce görmek gereklidir. Gözlerimiz kapalıyken bile düşüncelerimiz önceden gördüklerimizin yorumlarıdır. Her düşünceye bir görsel eşlik eder, diğer düşünceler de bu görsellerden türer. Bu kitap kişiyi öyle bir güne uyandırıyor ki o gün ve sonrasındaki her şey bembeyaz. Ve bu durum öyle hızlı yayılıyor ki insanlar buna "beyaz felaket" ismini veriyorlar. Peki bu beyaz felaket bir salgın mı? Tabii ki kimse bunu riske atmıyor ve karantinalar başlıyor. Kör olmaktan o kadar korkuyorlar ki karantinadaki tüm problemleri karantinaların ilk mensupları tek başlarına çözmek zorunda kalıyorlar. İşte tam burada da insan ahlakı devreye giriyor. Yargılanacağı bir kurum olmadığında, insanlar ne kadar pisleşebilirler? ve kimler birbirleri için kendi varlığından bile vazgeçecek fedakarlıklarda bulunabilirler? İnsanın iyiliğini ve kötülüğünü açıkça görebileceğiniz, pislik içinde bile temiz kalabilen ve tertemizken bile pislik içinde olabilen insanlara tanık olabileceğiniz harika bir kitap.
KörlükJosé Saramago · Kırmızı Kedi Yayınları · 2022132bin okunma
Puan vermedi·208 syf.··
2023 15. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 29 Mart 2023 14:05
İstismar ve travmaların hayat algısını nasıl şekillendirdiğini, bu algıya göre kişilerin hayatlarını nasıl kurguladıklarını ve algının kişiye bir yalanı tüm hayatı boyunca nasıl yaşatabileceğini hayatın özüne, sekse inerek ve bu özü okuyucunun daha rahat görebilmesi için türlü betimlemelerle anlatarak özümseten Chuck Palahniuk eseri. Bay 72, Bay 137, Bay 600 ve Sheila'nın gözünden; bu karakterlerin algılarından Cassie Wright ve hayatı tüm çıplaklığıyla görebilirsiniz. Yazarın da söylediği gibi "insan aşırı dozdan ölüyordu." herkesin onu öldüren, öldürmese bile süründüren bir aşırı dozu vardı.
Ölüm PornosuChuck Palahniuk · Ayrıntı Yayınları · 20214,073 okunma
9/10
·352 syf.··
2023 13. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 10 Mart 2023 13:47
Zorunlu askerlik hizmetini Türkiye'nin doğusunda yapmasının sebebi Fransızca bilmesine rağmen bileğindeki ve kafasındaki kesik izlerinden dolayı RDM olarak damgalanmış olması olan bir askerin; askerlik sürecinde yaşadıklarını, psikolojik durumunu anlatarak başlayan kitap hava sıcaklığının düşmesiyle birlikte bambaşka bir hikayeye dönüşüyor. özgürlük, acı, yalnızlık, korku, intihar, ölüm, soğuk, çok soğuk, buz gibi soğuk terimlerini muhteşem metaforlarla açıklayan cümlelerle karşılaşacaksınız. Psikolojinin ve hayal gücünün neler ortaya çıkarabileceğini, algının gerçekten çok daha gerçek olabildiğini, gördüklerimizin gerçekten gördüğümüz gibi mi olduğunu yoksa yalnızca görmek istediklerimiz mi olduğunu uzun uzun düşünebileceksiniz. Kitabın son sayfalarında bu algı meselesinin "nevrotik projeksiyon" olarak adlandırılan, yalnızca kendimizde gördüklerimizi başkalarına yansıttığımızı ve bunun bir savunma mekanizması olduğunu açıklayan terimin hikayenin kahramanı tarafından ne kadar çok kullanılmış olduğunu ve kendinden projeksiyonladığı duygu ve düşüncelerle hayal gücünü birleştirdiğinde ortaya çıkan hikayenin gerçeğinden ne denli farklı olduğunu göreceksiniz. Hakan Günday'ın kendine özgü tarzını tam olarak bulabileceğiniz, size doygunluk sağlayabilecek karanlık ve soğuk bir kitap. Okumak isteyenlere tavsiyem, özce Azil sonra Ziyan.
ZiyanHakan Günday · Doğan Kitap · 20196,3bin okunma
Puan vermedi·368 syf.··
2023 10. kitabı
kitabın ilk ve son cümlelerinin aynılığı ayrıca da son sayfadaki "artık her şeye baştan başlayabilirim." cümlesindeki göndermeyle yazarın kitabı bir döngü şeklinde sonlandırmış olmasını çok beğendim. hakan günday'ın sanırım bir kitabı hariç tüm kitaplarını okumuş biri olarak bu kitabın anlatımını yavan buldum (diğer kitaplarına kıyasla). tabii ki zamir'de de nükteli ve alegorik pasajlar yakalamak mümkün ancak kesinlikle o pasajlar: azildekilerle, malafadakilerle, kinyas ve kayradakilerle kıyaslanabilecek kadar derin değil. sadece alegori ve nükte üzerinden değerlendirmeden bir dram anlatılıyor şeklinde bakacak olursak da ne "daha" ne de "az'ın" yanına yaklaşamıyor. yalnızca distopik bir roman olduğunu düşünecek olursak da okuyucusuna o atmosferi yaşatamıyor. kısaca ,hakan günday'ın diğer kitaplarındaki o özgün anlatımların karışımı olan fena sayılmayacak bir kitap olmuş. kitapta geçen "ermeni katliamı" ile alakalı bölüm üzerinden (henüz araştırmadım) yazar yeterince taşlanmıştır diye düşünüyorum o nedenle direkt anlaşılandan farklı bir pencereden bakacak olursak bahsedilen o dönemde hem türkler hem de ermeniler birbirlerini katlettiler, günday yalnızca bu hadiseye tek bir pencereden yaklaşan bir cümle kurmuş. bu yazıdaki kıyaslamalar hakan günday'ın piyasadaki diğer kitaplarıyla yapılmıştır arkadaşlar. zamir de bana göre yazarın diğer romanlarının yanında en sönük kalanlardan olmuştur. ama bu okunmaya değmez bir kitap olduğunu göstermez. aksine çok keyif alarak okudum, kitap kapağına da bayıldım diyebilirim.
ZamirHakan Günday · Doğan Kitap · 20216,3bin okunma