f.

f.
@kalpgelimi
Celladıma gülümserken çektirdiğim son resmin arkasındaki şiirler.
Bu Aşk Burada Biter Bu aşk burada biter ve ben çekip giderim Yüreğimde bir çocuk cebimde bir revolver Bu aşk burada biter iyi günler sevgilim Ve ben çekip giderim bir nehir akıp gider Bir hatıradır şimdi dalgın dalgın uyuyan şehir Solarken albümlerde çocuklar ve askerler Yüzün bir kır çiçeği gibi usulca söner Uyku ve unutkanlık gittikçe derinleşir Yan yana uzanırdık ve ıslaktı çimenler Ne kadar güzeldin sen! nasıl eşsiz bir yazdı! Bunu anlattılar hep, yani yiten bir aşkı Geçerek bu dünyadan bütün ölü şairler Bu aşk burada biter ve ben çekip giderim Yüreğimde bir çocuk cebimde bir revolver Bu aşk burada biter iyi günler sevgilim Ve ben çekip giderim bir nehir akıp gider Ataol Behramoğlu
Şiir
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Her Şey İçin Çok Geç Ben de anlamadım her gece kurşuna Dizdiğim hayatımı Nasıl ve nerede kaybettiğimi Can sıkmasından ve kahretmesinden Daha beter olanın Anlamsızlık olduğunu haykırdığımda Duyan da bağıran da bendim Yani yaşamak yavaş yavaş kayıp giderken Ellerimizden Başlarken ve sona ererken yaptığım Bütün cazip hataları Kafası hiç karışmayan zebellah zihinli tüccarlara zorla ödünç verdim Konuştukça başımızı öne eğecek ne çok şey Var diyordum yakın arkadaşlarıma Kuyumcuların her şehirde birbirine benzeyen Yüzlerini anlattım onlara Birbirine benzeyen, birbirinden habersiz Tuzağına düşmek için aşkın Bütün dağları dolaştığımı, altını eşelemediğim Çakıl taşı kalmadığını Dinlemediklerini bildiğim halde Suça davet ettim Yanlış anlasınlar diye yanlış sözler söyledim Savaşın ortasındayız ve Nargile içerek üzülüyorlar çocuklara İddialı sözlerden yırtık pırtık olmuş sandalyelerde
Şiir
Bilinmeyen Aranırken Ben sadece seni sevmeyi çok iyi bildim Uykumu sallandırırken darağacında ve Başrolde bir tüfenk Sekerek bir yenilgiden diğerine zafer zannedilen Üstelik uzaklarda yaşlanırken Benim en güzel mesleğimdir seni sevmek. Balkonda Kendiliğinden sönmüş bir sigaranın yanında buldular beni Senin hatrına uçarken kuşlar Hem üşenmiş hem vakti geçmiş göç mevsiminin Dudaklarından aşağı süzülüyordu yâr üstüne yâr sevmek Alnında vedaya hazırlanmış bir perde Seni huzuru arayan yağmalanmış bir hayatı ararken sevdim Öptüğü her şeye az önce kırılmış bir çocuk gibi Eşyasız bir odada çıkan o ses gibi Çekingen ve cesur Budanmış ama gümrah Kimsenin adımlarına sığmazken yetişmeye çalışmak Kilim yıkayarak şenlenen bir ırmak gibi sevdim Senin saçlarını fotoğraflarda ellerimle taradım Kursağımda benimle kendim arasında geçen bir mesele kaldı Avluda baş gardiyanın gölgesi Bir evimiz vardı ama gidecek hiçbir yerimiz yoktu Bir de Bazen insanı sadece anlayan o yağmur
Şiir
Çocuklar Gibi Bende hiç tükenmez bir hayat vardı, Kırlara yayılan ilkbahar gibi. Kalbim her dakika hızla çarpardı, Göğsümün içinde ateş var gibi. Bazı nur içinde, bazı sisteydim, Bazı beni seven bir göğüsteydim, Kâh el üstündeydim, kâh hapisteydim, Her yere sokulan bir rüzgâr gibi. Aşkım iki günlük iptilâlardı, Hayatım tükenmez maceralardı, İçimde binlerce istekler vardı, Bir şair, yahut bir hükümdar gibi. Hissedince sana vurulduğumu, Anladım ne kadar yorulduğumu, Sâkinleştiğimi, durulduğumu, Denize dökülen bir pınar gibi. Şimdi şiir bence senin yüzündür, Şimdi benim tahtım senin dizindir. Sevgilim, saadet ikimizindir, Göklerden gelen bir yadigâr gibi. Sözün şiirlerin mükemmelidir, Senden başkasını seven delidir. Yüzün çiçeklerin en güzelidir,
Şiir
Beraber Yürüyelim Olur Mu içimden dedim beraber yürüyelim olur mu varsın gemilerimizi taşıyamasın sular varsın yarı yolda uyuya kalsın bize gönderilen bahar. içimden dedim beraber yürüyelim olur mu varsın gölgemiz olsun hüzün dilediği gibi uzatsın canevimize ayaklarını varsın annemiz olsun tütün hayat daha sert vursun yumruklarını. içimden dedim ilmeği kaçmış bir hayat bizimkisi nedir alnımızdan öpmek için izimizi süren kalmış mıdır kalesi düşmüş bir şehrin cazibesi nedir yalnız bize yakışan bu serüven. bu serüven ki bizden biri yaptı sırtımızdaki hançeri ve terketti bizi huzur denen sevgili kalakaldık, şaşkınlığın avuçlarında billur bir kuş gibi. içimden dedim gömülü bir ırmağın yalnızlığıdır bu beraber yürüyelim olur mu
Şiir