Pencerede kurumaya yüz tutmuş bir damla gibi olan ve damarlarımdaki kan akışımı yavaşlatan o saf duygularımın zaman tarafından çalınıyor oluşunu izliyorum.Yaramın kabuğunu durmadan soyan ellerime bakıyorum.Ama artik kanayan yer yaram değil,ellerim.O tatli ev hissini kaybetmek istemeyip üstüne titreyen ellerim.Huzursuzluğuma çoktan alışmış olan,rotasını değiştirmeyen ayaklarim.Kimseyi eksiltmek istemedim icimden ama hepiniz gittiniz.Kapıyı tamamen açtım ve donuş yolunu bulamayin diye ateşi yok ettim.O ateşi bulabilseniz diye yalvarmak istedıgım sesimi,çıkartmaya calıstıgım an içimde erittim.Kalbimde ebediyen kalacak o şeker kokusunu alırsınız diye her gün gordugunuz beni içimden öldürdüm.Olur da dilek tuttugumu,umut ettigimi duşunmeyesiniz diye yıldızlardan gozlerımı kacırdım.Ben en cok kendimin o ışıksız odasından kactim.
1000Kitap
Senin gönlün daima meshur-u musahhardır mazursun, Gamın ne olduğunu bilmezsin mazursun, Ben Sensiz bin gece kan ağladım , Sen bir gece sensiz kalmadın mazursun
Reklam
Eylemler, Akıllılar için Kan kokusudur! Korkma Aptallar koku almazlar...
Kanatlarım ağlardı gökyüzüne. Ne karanlıklar ektim gökyüzüne. Nice vuslat besledim, büyüttüm daha minik bir maral iken. Kaç yiğit öldürdüm içimde hançeri çaresiz tutuşlarımla. Bir avuç ihtiyar yaprak parçaladım katil parmaklarımın caniliğiyle. Ne bir dolu göz bıraktın hatıralarımda. Ne kan ağlayan bir yürek. Ne bir çarşaf kırığı kaldı tozlu virtrinlerimde. Ne bir ağlama sesi kahpe kederimde.
Ulu Hakan’a Arz-ı Hâl
Sen gittin, öksüz kaldı koca bir coğrafya, Çakallarla sarıldı her köşede önümüz. Satıldı parça parça asırlık o harita, Öyle bir devir ki bu, belirsiz yönümüz. Kurt postu giyen hain, her tarafta kol gezer, Kimin kimin uşağı olduğu bilinmez oldu... 🇹🇷🌹🇹🇷 Kudüs’ün gözü yaşlı, Siyonist bağrını ezer, Gittiğin günden beri Filistin gülmez oldu. Suriye duman duman, kan ağlıyor şehirler, Doğu Türkistan’ımda dinmiyor işkenceler. Seni mumla arıyor, kuruyan o nehirler, Gündüzü esir aldı, bitmek bilmez geceler. 🇹🇷🌹🇹🇷 Sen ki Nebi incinmesin, ruhu muazzep olmasın diye, Demiryolu rayına "Keçe serilsin!" dedin. Ümmetin her derdini aldın cana hediye, Mübarek topraklara hürmeti can eyledin. Şimdiyse Kâbe resmi, gökdelenler gölgesi, Kâfirin arzusuyla şehirler yükselttiler. Unutuldu Hakan’ım, o incelik, o nefes, Mukaddes emaneti maddiyatla örttiler. 🇹🇷🌹🇹🇷 Dört bir yanımız feryat, her yanımız hicran, Toprak utandı bugün, bayrak boynunu büktü. Yarım kaldı bıraktığın o büyük, kutsal devran, Seninle koca bir asır, tarih önünde çöktü. Uyan Ulu Hakan’ım, bak ümmetin haline, Sen gittin gideli, coğrafyamız yetim kaldı...
İSLAM'IN UYANIŞI (KUTLU KIYAM)
Çatlayınca şafak, cihat günü gelende, Bize er meydanından başka mekân haramdır. Kan kustukça Doğu Türkistan, Göz yaşları içinde kan akıyor Filistin'de, Durmak bize zulümdür, susmak bize haramdır. 🇹🇷🌹🇹🇷 Anlımız hürriyetle secdeye varmadıkça, Mescid-i Aksa'nın o mahzun kubbelerinde... Mekke'de, Medine'de putlar devrilmedikçe, O kibir kuleleri yerle bir olmadıkça; Dinmez bu kalbin harı, sönmez içimdeki kor! 🇹🇷🌹🇹🇷 Gelsin o kutlu gün, çekilsin ak kılıçlar, Giyilsin şehadetin en güzel libasları. Şehirlerin bağrında bilensin pusatlar, Sarsın yeri ve göğü yiğitlerin zikirleri. 🇹🇷🌹🇹🇷 O gün inmez mi sandın göklerden şehitler? En önde Şüheda Seyyidi Hazret-i Hamza! Yeniden saffı tutup demez mi "Allah Allah!"? Ve nurlu ordunun başında Kutlu Peygamber, Komuta etmez mi o en dehşetli meydanda? Çekmez mi kılıcını ümmet için nebiler? Uyan ey uykudaki koca tarih, uyan ey İslam! 🇹🇷🌹🇹🇷 Vaat edilen o büyük cihat günü gelince, Er meydanı canlara can katan bir haktır bize. Doğu Türkistan'da kandan parlayıp, Filistin gülünce, çocukların gözlerindeki ışık dünyayı aydınlatır. Özgür tek bir secde düşmeden Aksa'mıza; 🇹🇷🌹🇹🇷 Ve Mekke'nin, Medine'nin ufkunu boğan, O taştan kibir kuleleri yıkılmadıkça. Bu kınından çıkmış kılıçlar durulur mu? Giyinsin yiğitler en güzel şehadet gömleğini, Şehirlerin kalbinde demirler ateşle bilensin. 🇹🇷🌹🇹🇷 Yer gök zikirle titresin, sarsın her yeri; "Allah!" nidasıyla semanın kapısı delinsin. Bak, o gün göklerden şimşek gibi iner şehitler, Başlarında Hazret-i Hamza, aslanlar aslanı... Yürür ordunun önünde rehber Peygamber, Aydınlatır nuruyla o kapkara meydanı. Kılıçlar çekilir, hak batılı can evinden vurur!
Reklam
Reklam