"Bilirsin, büyükken çarpışacak olan Kılıçlar, küçükken öylesine savurduğun tahta oyuncaklara benzemez. O zaman kızarıp acıyacak yerler, büyüyünce kesilip kan boşaltır."
Sayfa 202 - Panama Yayınları·Kitabı okuyor
Bana, " Yunus!" dedi, parmağını kalbimin üzerinde gezdirerek, " Burası kalbinin en değerli yeridir. Burada siyah bir nokta vardır. Canın canı, sevenin cananı buradadır. O nokta, yoğun bir damla kandan ibarettir. Adına 'süveyda' yahut 'sevda' derler. Siyaha çalan rengi yüzündendir bu isim. Çünkü sevda, kara talih içinde, o kara kan damlasında büyür. Bütün tecelli denizleri, bütün aşk fırtınaları, işte o bir damla kanda dalgalanıp çırpınır. Aşırı sevgi bu damlayı tahrip edip dağıtırsa, parçaları bütün vücuda dağılır. Aşk, işte bu dağılmanın adıdır ve o dağılırsa aşık artık ne yaptığını bilmez olur. "
Reklam
"Kadın kandan korkuyordu,adam ise kan kokuyordu,Şimdi sen söyle,böyle bir durumda kadın özleyebilir mı ölüm kokan bir adamı?
Sayfa 76·Kitabı okudu
Yirmi yıl öncesinin sokağında, eski yıkık evin önünde öylece durmuş beklerken, içimdeki dayanılmaz gitme isteğinin, gerçekte bir dönme tutkusu olduğunu anladım. Geriye, yani aşkların ilk gününe, ilk sevişmeye, ilk yürek çırpıntılarına; geriye, yani yaşamın devrimle, eylemle, umutla, inançla eş anlamlı olduğu günlere; henüz çökmemiş, yıkılmamış, kan içinde kalmamış bir dünyaya, benim olan, yabancılaşmamış bir kente geri dönüş özlemi... Her şeyi, kaçışımı bile umutsuz kılan, bu dönüşün imkansızlığıydı. Gitmek istediğim tek yer, kendi geçmişimdi. İçimde, geç kalmış olma duygusu. Bir daha yakalanmaz, ele geçmez, yaşanmaz olanın hüznü, pişmanlığı...
Sayfa 20 - 3. Baskı, 1998·Kitabı okuyor
"Bu topraklardaki zulüm hiç bitmeyecek, kargaşa hep sü­recek, kan akışı durmadan körüklenecek. Beklenen kurtarı­cının gelmesi için şiddet ve ölümler daimi olmak zorunda. Burayı cehenneme çevirenlerin inancı, 'Kanı ne kadar çoğal­tırsanız cennete o kadar yaklaşacaksınız! ' diyor. Kıyameti isteyen bu sapkın akıllar, bunu başararak kendilerini kurtaracaklarını düşünüyorlar. Hayır, buna müsaade edemeyiz !"
“Sen kötülüğü yok etmek istiyorsun, ama o senin içinde büyüyor. İnsan öldürmek kolay, ama kan ruhuna da sıçrar. İnsan öldürenin ruhu kanar. Kötü bir insanı öldürünce kötülüğü de yok ettiğini sanarsın, sonra bir bakarsın ki yok ettiğini sandığın kötülükten daha beteri senin içinde büyüyor. Musibete boyun eğersen, gün gelir musibet de sana boyun eğer.”
Alıntı
Reklam
Reklam