"Bilirsin, büyükken çarpışacak olan Kılıçlar, küçükken öylesine savurduğun tahta oyuncaklara benzemez. O zaman kızarıp acıyacak yerler, büyüyünce kesilip kan boşaltır."
Bana, " Yunus!" dedi, parmağını kalbimin üzerinde gezdirerek, " Burası kalbinin en değerli yeridir. Burada siyah bir nokta vardır. Canın canı, sevenin
cananı buradadır. O nokta, yoğun bir damla kandan ibarettir. Adına 'süveyda' yahut 'sevda' derler. Siyaha çalan
rengi yüzündendir bu isim. Çünkü sevda, kara talih içinde, o kara kan damlasında büyür. Bütün tecelli denizleri,
bütün aşk fırtınaları, işte o bir damla kanda dalgalanıp çırpınır. Aşırı sevgi bu damlayı tahrip edip dağıtırsa, parçaları bütün vücuda dağılır. Aşk, işte bu dağılmanın adıdır ve
o dağılırsa aşık artık ne yaptığını bilmez olur. "
Yirmi yıl öncesinin sokağında, eski yıkık evin önünde öylece durmuş beklerken, içimdeki dayanılmaz gitme isteğinin, gerçekte bir dönme tutkusu olduğunu anladım. Geriye, yani aşkların ilk gününe, ilk sevişmeye, ilk yürek çırpıntılarına; geriye, yani yaşamın devrimle, eylemle, umutla, inançla eş anlamlı olduğu günlere; henüz çökmemiş, yıkılmamış, kan içinde kalmamış bir dünyaya, benim olan, yabancılaşmamış bir kente geri dönüş özlemi... Her şeyi, kaçışımı bile umutsuz kılan, bu dönüşün imkansızlığıydı. Gitmek istediğim tek yer, kendi geçmişimdi. İçimde, geç kalmış olma duygusu.
Bir daha yakalanmaz, ele geçmez, yaşanmaz olanın hüznü, pişmanlığı...
"Bu topraklardaki zulüm hiç bitmeyecek, kargaşa hep sürecek, kan akışı durmadan körüklenecek. Beklenen kurtarıcının gelmesi için şiddet ve ölümler daimi olmak zorunda.
Burayı cehenneme çevirenlerin inancı, 'Kanı ne kadar çoğaltırsanız cennete o kadar yaklaşacaksınız! ' diyor. Kıyameti isteyen bu sapkın akıllar, bunu başararak kendilerini kurtaracaklarını düşünüyorlar. Hayır, buna müsaade edemeyiz !"
“Sen kötülüğü yok etmek istiyorsun, ama o senin içinde büyüyor. İnsan öldürmek kolay, ama kan ruhuna da sıçrar. İnsan öldürenin ruhu kanar. Kötü bir insanı öldürünce kötülüğü de yok ettiğini sanarsın, sonra bir bakarsın ki yok ettiğini sandığın kötülükten daha beteri senin içinde büyüyor. Musibete boyun eğersen, gün gelir musibet de sana boyun eğer.”