İsminin hoşuma gitmesi münasebetiyle alıp okumuş olduğum bu kitapta beni mest eden şey, konudan ziyade dilinin zarifliği. Şiirsel anlatımının güzelliği karşısında büyülendiğimi söylemek isterim. Duygu yoğunluğunu tüm benliğimde hissettim.
Vefat etmiş bir insandan geriye kalan kağıtlar, hatıratlar, günlükler için evrak-ı metruke kelimesi kullanılıyormuş. Bu kelime çok hoşuma gitti. Kitabı kapattıktan sonra düşündüren bir nokta da bu oldu. Hepimiz istisnasız her gün yazılar, şarkılar, anılar, duygular biriktiriyoruz. Ömrün sonuna dek de bu böyle devam edecek. Ölmüş birinden kalan her şeyin hatıratı normalinden daha yıkıcı etkiye sahip olduğunu düşündüğümden ötürü Fikret'in günlüğünü bu hisle okurken istemsizce duygulanmamak elde değil.