Canım Melisa Kesmez. Çiçekli kadın. Çok sıcak bir günün ardından gelen akşam esintisi, yeni bir kitap alıp eve giderkenki o çocuksu sevinç, maaile bir demlik çay etrafında toplaşıp edilen sohbet, bir fincan kahve içmek değil ama bir fincan kahve yapacak olmanın yaşam belirtisi, seni okumanın damağımda bıraktığı tat tam olarak bu oldu hep. Zamanında çok sevdiğim bir dostum bana şöyle demişti. "Sen Melisa Kesmez ve Mine Söğüt arasında sıkışıp kalmış bir kadınsın. Bir tarafın bohem bir tarafın çiçekli." Mutlu olmuştum. Çok sevdiğim iki yazardan da esintiler taşımak onore etmişti. Melisa Kesmez bana gitmeyi, yeniden başlamayı, baharı, kısacası çiçeklenmeyi öğretti. Yaşamımızın her anında çiçeklenmek dileğiyle..