“O zamanlarda aklımıza gelmiyordu bu, ama fark etmez - yarın daha hızlı koşacak, kollarımızı daha da ötelere uzatacağız… Ve derken güzel bir günün sabahında…
Böylece akıntıya karşı kürek çekerek, durmaksızın geçmişe doğru sürükleniyoruz.”
Sayfa 176 - İş bankası kültür yayınları·Kitabı okudu
“Onların ciğeri beş para etmez,” diye bağırdım çimenlerin üstünden. “Hepsi bir araya gelse senin kadar etmezler.”
İyiki de bunu ona söylemişim. Kendisine yaptığım tek iltifattı bu, çünkü başından sonuna değin onu hep kınamıştım.
Sayfa 150 - İş bankası kültür yayınları·Kitabı okudu
“Bunun üzerine gitmeyi denedim, ama gittiğimi işitmezlerdi; belki de benim varlığım onların kendilerini daha tatminkâr biçimde yalnız hissetmelerini sağlıyordu.”
Sayfa 91 - İş bankası kültür yayınları·Kitabı okudu
“Büyüleyici metropol alacakaranlığında beni ele geçiren bir yalnızlık duyardım bazen ve başkalarının da; gecenin ve yaşamın en dokunaklı anlarını boşa geçiren, lokantada tek başına yenecek akşam yemeğinin saatini beklerken vitrinlerin önünde aylakça oyalanan zavallı genç memurların da içlerinde bu duyguyu taşıdıklarını hissederdim.”
Sayfa 54 - İş bankası kültür yayınları·Kitabı okudu