“Tabii ki, bizden geriye ne kalacak? Bir avuç toz ve üç cümle, ki bunlardan ikisi de yanlış hatırlanacaktır. Öyle ya da böyle, neticede çıplak birer hikâyeyiz. Her insan yaşadığı müddetçe sonu söylenmiş bir hikâyedir" derdi.
Dünya üzerinde bizi en çok ilgilendiren ve bilmeyi en çok istediğimiz şey kendi hikayemiz değil mi? Daha doğrusu hikayemizin başkaları tarafından nasıl yazıldığı, nasıl okunduğu... İnsanlar bizden ne anlıyor?