...yaşamak ölmekten çok daha zor. Biz bu âlemde sürgün hayatında bir garip gibiyiz. Burası vatanımız değil. Burası bizim mekânımız sahi ama makamımız burası değil. Bu dünyaya âşık olanlar, ölümü yok olmak sanırlar da ölmek son demek olur onlar için. Lakin bu dünyayı elinin tersine almış olanlar, altın renginde bir çakıl taşı olduğunu bilenler ölümü gurbetten sılaya dönüş bilenler İçin ölüm son olmaz.
"Herkesin bir manası var. Lakin akıl tek başına yetmez o manayı anlamaya. Akıl bilmek için gönül bulmak içindir. Bilmek istersen düşün, lakin bulmak istersen hisset. Zira aradığın da bulacağın da zaten içindedir."
"Şu dağların bile bir gayesi var, şu suların dahi bir gayesi var, şu ağaçların, kuşların hepsinin bir sırrı, bir manası, bir gayesi var. Ben bunlardan da mı acizim ki bulamam kendi gayemi? Aklım yetmiyor sırrı çözmeye, bilmek manasız geliyor ve ben hissetmeyi istiyorum Allah'ım"
"Bunca güzeli yaratan Allah kim bilir ne denli güzeldir? Güzelin elinden güzel olmayan bir şey çıkmaz ki? Bu yeşil örtü, bu mavi deniz, bu gök, bu yer.. Ne de güzel görünür gözüme. Lakin gözlerim kifayet etmiyor ardında olanı görmeye. İlmim bu lügatı çözemiyor. Bu lisanda dönmüyor dilim. Tek başıma, bir başıma olmuyor"