8/10
·208 syf.··
2025 28. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 20 Ekim 2025 00:00
Yılmaz Yunak, yer yer sert bir üslupla yer yer ironik bir anlatımla dile getirdiği ülkemizdeki sıkıntılar, siyasi açmazlar, medya, kapitalizm, insan hakları, hayvan hakları hatta reenkarnasyon gibi çeşitli konulardaki fikirlerini çarpıcı bir anlatımla kaleme aldığı "Karasevdam Türkiye'm"de, daha önce yayımlanmış yazılarından bir seçki sunuyor okurlara. Muhasebeci olmasından da kaynaklı olarak ekonomi politik üzerine yoğunlaşan yazar, her cümlesinde Türkiye sevdasını hissettiriyor. Kitapta yer alan "Bu Toprakların Komünisti" başlıklı makale, yazarın dünya görüşü, sosyalizme bakışı ve inanç yolundaki referansları gibi önemli konulara parmak basarken "Yılmaz Yunak" hakkında fikir sahibi edinmemizde de öncü rol oynuyor.
Karasevdam Türkiye'mYılmaz Yunak · Kozmos Yayınları · 20001 okunma
Puan vermedi·271 syf.··
2022 15. kitabı
Anadolu'nun hüzünlü hikayeleriyle dolu dolu bir kitap .Kitap sonrası okuduklarımdan öğrendiğim bir çok şey ,gördüklerimi yazmamı sağlıyor... UZAK ANADOLU KASABALARINDAN GEÇERKEN ... --Dolaştığım bütün şehirlerde gördüklerim ve yaşadıklarımdan öğrendiğim çok şey vardi. Yazdıklarım ve yazacaklarım bu gördüklerimin toplamı oldu... Anadolu kültürü ve insan sevgisi yüreğinde yeşerttiğin en güzel duygulardan biridir.Yer, bölge önemli degil.Ya Amasya köyü ya da kayseri pınarbaşı veya Pülümür ,Hozat ,ovacik Herhangi bir anadolu ilinin herhangi bir ilçesi /kasabası.... Otobüsle giderken yol kenarlarında bekleyen iri gözlü , yanık suratlı, saçları sıfır numaraya vurulmuş sevecen anadolu çocukları.Öyle saflar öyle tertemizler ki... Gülüşerek geldiler yanıma. -Çocuklar nasılsınız ? Yine gülüyorlardı.. Üstlerini tepeden tırnağa süzdüm.Eski ayakkabıları ,eski giysileriyle içlerindeki sevinc, yenilik bir bütün oldu..Hepsinin yüzü yanıktı. Yaz sıcağında güneşten yanar, kışın soğukta ayazdan yanar..Ömürleri hep böyle geçerdi çocukların ,talihsiz zaman diliminde ... Bir kasaba kahvesine girdiğimde tüm yaşlılar oturuyordu...Özellikle oraya gelip yabancı olan bizleri de onlar süzüyordu.İçlerinden ileri gelen bir akil amca konuştu .. Böyle bir sevgi tanımı olamaz. "Guzum nirden gelirsiniz " Yöresel mükemmelliktir, tanımadığın kişilere veya sevdiğin kişilere "guzum" seslenişi ... Dünyanın hiçbir yerinde bulamazsınız bu tanımı..Yüzünde yılların yorgunu ve dünya haritası gibi kırışık eller / yüzler... 75 yıldır çileli bir ömrün tanığı duruyordu karşımda askerlik dışında hiç dışarı çıkmamış.. Sordum ; -- Hiç mi çıkmadın gurbet ellere ? --Yaban ellere hiç gitmedim oğul... bütün dişleri dökülmüş, elleri kısa samsun sigarasından sapsarı olmuş, gözlerinden güneş
İnsan ve Duygular
Karasevdam AnadolumFikret Otyam · Günizi Yayınları · 20019 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
10/10
·316 syf.··
Beğendi
·
2021 67. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 27 Kasım 2021 09:24
İbrahim Gazigil yalın bir dille 1980 lerden başlayıp 1992 de Türkiye ye göç edene kadar yaşadıkları olayları kaleme almış Okurken ogün yaşanan olayların pek çoğunu yumuşatarak kimse kimseye kin duymasın diye genel olarak üstü kapalı anlatmış Yaşanan olaylar akıl alır gibi değil :( Ancak yazarın kendisi ile tanışıp sohbet etmek isterdim Türkiyenin 80 sonu ve 90 ların siyaset dünyasının kara kutusu gibi Okumak isteyenler için güzel bir kitap bir çırpıda okunup bitiyor geriye o dönemi araştırma isteğiniz kalıyor:)
Karasevdam Türkiye - Ahıska Türklerinin Yeniden Doğuşu - 1829-1992İbrahim Gazigil · Profil Yayıncılık · 201612 okunma
8/10
·324 syf.··
2021 35. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 15 Temmuz 2021 21:37
Yılmaz Yunak, adına basın ve yayın organlarında pek rastlamadığımız, buna rağmen kendine has bir okur kitlesi olan, birbirinden ilginç konuları farklı biçimlerde anlatarak okuyanı cezbetmeyi başaran ve hak ettiği ilgiyi ne yazık ki göremeyen yazarlarımızdan. Yazarın Lacivert Paradoks, Beşbindörtyüzotuzdört, Seçenek Etkisi, Kanlı Kefenle Randevu ve Meteor Operasyonu gibi hem ismi hem de içeriği oldukça enteresan romanlarının yanında Benzerleriyle Değiştirilenlerin Hikâyesi, Kozmik Uyarı, Karasevdam Türkiye'm ve Kuran'daki Ufo gibi yine ilginç araştırma kitapları da ciddi anlamda okunmaya değer eserler. Kuran'daki Maymun, yazarın sözünü ettiğim bu araştırma kitaplarından biri. Adından da anlaşılacağı gibi kutsal metinlere dayanarak evrimi, canlıları ve bilhassa insanı anlatıyor yazarımız bu kitabında. Yoktan var edilen evren, OL emriyle süreci başlayan yaratılış ve varlık alanına art arda çıkarılan yaratılanlar, tek hücreli yaşamdan çok hücreli yaşama aşama aşama geçiş, önce suda daha sonra karada beliren canlılar, amfibik su böcekleri, balıklar, dinozorlar, kuşlar, primatlar ve insan. Milyonlarca yıllık serüvene günümüzden bir bakış da diyebiliriz elimizdeki eser için... Belirli bir sıraya ve düzene göre ilerleyen yaratılış sürecinin aşamalarını anlatırken, zaman kavramı, yaşamın sudan başladığını belirten ayetler, özellikle Tevrat ve Kuran'dan verdiği örneklerle zenginleştirerek anlaşılır bir okuma sunuyor yazar bizlere. Sadece insanlar ve hayvanlar arasındaki bağlar değil, tüm canlıların ortak bir atadan geldiğine dair çılgınca bir düşüncenin gerçek olabilirliği bile insanı heyecanlandırıyor ister istemez. Evrim denildiğinde akla ilk önce Darwin veya ateizm değil; Biruni, Nazzam, Cahız, İbn Miskeveyh ve hatta Mevlana gibi günümüzden neredeyse bin yıl önce yaşamış
Kuran’daki MaymunYılmaz Yunak · Doğu Kitabevi · 20118 okunma
7/10
·316 syf.·
2018 49. kitabı
Kitap hakkında bir kaç cümle karalamak istemiştim. Merak edenler olduğu için istekler de oldu. Fakat, sonra vazgeçtim; çünkü çok iyi biliyorum ki Ahıska ve orada yaşayan halk hakkında hiçbir bilgimiz yoktur. Doğal olarakta bu kitabı okumak zaman kaybı olabilir, anlamak ise müşkül. İşte bu yüzden, o yazmak istediğim 'bir kaç cümle'yi bilerekten bugünkü tarihe -14 Kasım- erteledim. Çünkü, bu tarih (14 Kasım 1944), Ahıska'da yaşayan Tüeklerin/Müslümanların sürgün olunduğu tarihdir. Kitapta sürgün demek olur ki konu bile değil, daha beteri konu edilmiş: UNUTULMUŞLUK. İnsan gerçekleri öğrenince diyor ki, bu nasıl bir unutmadır?! Kısaca: Ahıska aslında bir şehir ismidir. Dede Korkut'ta Ak Saka diye ismi geçen şehirdir. Günümüzde Gürcüstan sınırları içinde kalıyor. Ardahan'ın Posof ilçesinden 15 km yol kat ederseniz Ahıska şehrine varırsınız. Bir de ayrıca Türkiye literatürüne son zamanlarda kazandırılmış Ahıska bölgesi anlayışı var; beş ili kapsar - Ahıska, Ahılkelek, Adıgün, Aspinza, Bogdanovka. Gürcü literatüründe Samskheti-Javakheti diye geçer. Bu coğrafyanın tarihini anlatırken burada yaşamış tüm kavimlerin tarihine değinirler. Meskiler, Saklar, Hunlar, Hazarlar gelmiş geçmiş...falan filan, uzun mevzudur (Google uygulamaları hizmetimizde). Bizim için önemli olan Kıpçak ve Oğuz boylarının bu coğrafyada boy göstermesiyle başlayan tarihi süreçtir. Anlatılanlara bakarsak Anadolu'nun ilk türkleşmiş bölgesidir. Belki de bu yüzdendir şair aşağıdaki dizeleri yazmıştır: Ahıska bir gül idi gitti, Bir ehl-i dil idi gitti, Söyleyin Sultan Mahmud'a İstanbul'un kilidi gitti. Ahıska'nın elden gidişine kadarki (1829) yüzyıllar içinde geçen tarihi dönemi burada yazmak imkansız. Bize lazım olan 1829 sonrası. 1828-29 Osmanlı - Rus savaşı... Batıdan İstanbul yakınlarına kadar
Karasevdam Türkiye - Ahıska Türklerinin Yeniden Doğuşu - 1829-1992İbrahim Gazigil · Profil Yayıncılık · 201612 okunma