Bizler tek oluşumuzla kaygıya sürüklenen sosyal yaratıklarız. Toplum bu kaygımızın üzerine eğilebilmemiz için aynılık üzerinden sahte ve kolay yollar sunuyor. Bizi aynı ürünleri tüketmeye, aynı işlerde çalışmaya, aynı hedefleri benimsemeye ve kendimizi uyum sağlamaya ve farklılığın önemsiz nüanslarıyla tanımlamaya davet ediyor. Ancak bizde birey olma cesareti yoksa sevgiye asla erişemeyiz, çünkü ''sevgi, kişinin bütünlüğünü koruması koşuluyla birleşmedir.''
Sana gerçeği söylüyorum. Tüm fiziksel ve entelektüel farklılıklarda bir ölümcüllük söz konusudur. Tarih boyunca kralların bocalayan adımlarını izlemiş olan bir ölümcüllüktür bu. İnsanın diğerlerinden farklı olmaması daha iyidir. Çirkinler ve aptallar bu dünyadaki en iyi şeye sahipler. Rahat rahat oturup aval aval sahnedeki oyunu izlerler. Zafer kazanmakla ilgili hiç bir şey bilmiyorlardır ama en azından yenilgiyi de bilmezler. Hepimizin yaşaması gerektiği gibi yaşarlar. Hiçbir şeyden rahatsız olmadan, kayıtsızca ve huzurlarını bozmadan... Ne başkalarına bir yıkım getirirler ne de yabancıların elinden bir yıkım yaşarlar.