Şev

Vur şanlı silahınla gönül mülkü düzelsin Sen öldürüyorken de vururken de güzelsin
Reklam
Hezkirin dikare baskan bi her mirovekî ve çêbije û wî bifirîne.
Sayfa 58
Sözde, senden kaçıyorum dolu dizgin atlarla, Bazen sessiz sedasız ipekten kanatlarla, Ama sen hep bin yıllık bilenmiş inatlarla, Karşıma çıkıyorsun en serin imbatlarla… Adını yazıyorsun bulduğun fırsatlarla, Yüreğimin başına noktalarla, hatlarla, Başbaşa kalıyorum sonunda heyhatlarla, Sözde, senden kaçıyorum, doludizgin atlarla… Ne olur bir gün beni kapında olsun dinle! Öldür bendeki beni, Sonra dirilt kendinle! Çarpsan kara sevdayı en azından yüzbinle, Nasıl bağlandığımı anlarsın kemendinle… Kaç defa çıkıp gittim buralardan yeminle, Ama her defasında geri döndüm seninle! Hangi düğüm çözülür, nazla, sitemle, kinle? Ne olur bir gün beni, kapında olsun dinle… Şaşırdım kaldım işte, bilmem ki n'emsin..? Bazen kız kardeşimsin.. Bazen öpöz annemsin.. Sultanımsın susunca, konuşunca kölemsin, Eksilmeyen çilemsin, Orada ufuk çizgim, burda yanım yöremsin, Beni ruh gibi saran sonsuzluk dairemsin…
Sorarlarsa, "Ne iş yaptın bu dünyada?" diye, rahatça verebilirim yanıtını: "Yalnız kaldım. Kalabildim! Altı milyarın arasına doğdum. Ve hiçbirine çarpmadan geçtim aralarından..."
Sayfa 250
Herkesin, birbirini dinlediği ama duymadığı bir evi olmuştur elbet!
Sayfa 210
Reklam