Bir labirent "depresyon" dedikleri, çıkış yollarını bulsan dahi yürümek istemediğin. Buralara kadar gelirken kaybolmayayım diye yol boyu serpiştirdiğim ekmek kırıntıları vardı. Hepsini evham kuşları yedi kıtır kıtır. Geri dönemedim. Etrafıma umutsuzluktan perdeler çekip, üzerime endişeden battaniyeler ördüm.
Köşeli bir kadındı Ayn Rand. Kansere yakalandığında kimsenin bunu duymasını istemedi. Hastalığını bir zaaf gibi gördü, bir hata gibi taşıdı. Entelektüel yetersizlikten ya da düşünsel bir aksamadan kaynaklanan fiziksel bir maraz. Sonunda kanseri yenmeyi başardı. Beynin beden karşısındaki zaferi.