Danny, annesininkine komşu olan küçük odasından çıkıp koridoru geçti.
Çıkan ses ürkütücüydü. Kapının kilidi arızalı olduğundan duşu veya tuvaleti kullanmadıkları zamanlarda banyonun kapısı açık kalırdı.Şimdi de kapanmaması gereken bir banyo kapısı kapalıydı.
217 numaralı odadaki kadın tam tahmin ettiği gibi oradaydı. Çırılçıplaktı. Klozete oturup bacaklarını iki yana açmıştı.
Karnının altında kalan tüyler griydi. Gözleri-de griydi, çelik aynaları andırıyorlardı. Oğlanı
görünce sırıttı. Gözlerini kapa, demişti Dick Hallorann uzun zaman önce. Kötü bir şey gördüğünde gözlerini kapa ve gördüğün her ne ise onun orada olmadığını söyle. Gözlerini açtığında gitmiş olacak. Bu öğüt beş yaşındayken 217 numaralı odaya girdiğinde işe yaramamıştı. Şimdi de yaramayacağını gayet iyi biliyordu. Danny, ondan yayılan kokuyu alabiliyordu. Çürüyordu kadın.
Ziyaretçisi -adının Bayan Massey olduğunu biliyordu- morarmış ayakları üstünde doğrulup ellerini çocuğa uzattı. Kollarındaki etler yere dökülecekmiş gibi sallandı. Kadın eski bir dostunu görmüş gibi gülümsüyordu. Veya lezzetli bir yemek görmüş gibi…
Selam çocuklar, 2 haftalık bir yolculuğun sonuna geldim. Kobo’da açınca 393 sayfa görünüyordu yani max bir haftaya okurum dedim okudukça olduğum yerde kaldım çünkü kitap 544 sayfaymış ve benim puntomdan dolayı bir sayfayı 5 kere çevirerek geçiyormuşum Önemsiz.
Ya şu yukarıdaki alıntıdan sonra Medyum’u okuyup bu kitaba devam etmek istemeyen olmaz bence. Stephen’dan ilk defa bir seri okuyorum genelde bağımsız kitaplarında takılırdım, sırf yazmış olmak için yazmamış. Overlook Hotel ve Jack T atıfı çok bulunduğu için bağımsız okunabileceğini düşünmüyorum. Gelelim gelecekte unutmamak için kendime bırakacağım nota
Medyum’daki küçük Dan yerini alkolik zilzurna sarhoş bir adama bırakıyor ki bu