Selamlar! Artık okuma düzenimin oturmaya başladığını Stephen kitaplarına girişmemden anlayabiliyoruzdur, oldum olası Doktor Uyku kitabını okumak istemiştim ve The Shining’in bir seri olduğunu görünce atağa geçtim. İşte buradayız
Bu hayalgücünün bahşedildiği bir dünyada sadece oturup o hayalgücünü izleyebilmek de bizim şansımız mı karayazımız mı bilemiyorum.
Kitabın bazı haunted sahneleri beynimin içinde tekrar tekrar dönüyor -hayır filmini izlemedim- , ilk okumaya başladığımda gece kâbuslar görerek uyandım (benim drama seviyesi ama maalesef gerçek)
O yüzden 1 gün falan ara verip devam etmem gerekti
Her şey Jack’in alkolik olması -Kötü Şey kullanması- ve öfke problemi yaşadığı için hem öğretmenlik yaptığı okulda hem de özel hayatında küçük oğlu Danny’e patladığı zamanlardan başlıyor. Okuldan atılması ardından kendine bir es verebilmesi için “alkol” arkadaşı Al’in ortak olduğu Overlook Hotel’ine kış bekçisi olarak başlıyor. Kışları çok çetin geçen, aylarca dış bağlantısının olmayacağı bu hotele 5 yaşındaki oğlu Danny ve eşi Wendy ile gider. Sezon kapanmadan önce herkes bir önceki bekçinin namını, bir önceki bekçinin hotel içerisinde birden şizofreni davranışlar sergileyip kendi dahil olmak üzere tüm ailesini öldürmesini anlatır. Ha akli dengesi yoktu herhalde hotelle ne ilgisi var! :) Jack Torrance karısını ve çocuğunu çok sever, öyle bir şey yapamaz.
Danny çok özel bir çocuk, sese vurulmayan şeyleri duyar ve aslında görmediği şeyleri görür. Hotel aşçısı Hallorann buna “Işıltı” demeyi uygun görüyor. Tony adında görünmez arkadaşı hotele gitmemesi gerektiğini, “Litak” denilen şeyin orada olduğunu söyler. Bu kadar güce bu kadar küçük bir çocuk. Elinden ne gelir ki?
E sanırım aklımda kalacak kadar özetledim. Şimdi gelelim ennn unutamadığım sahnelere.
Spoiler olabilir
Yani bu sene hiç yılbaşı ruhu olmadığı için biraz daha o havayı zorla sürdürmek istemiştim ama sonuç bu işte
Kendime de sinirlenmek istemiyorum çünkü puanını bilerek ve az da olsa incelemelere göz gezdirdikten sonra kitabı okudum :D
Hani bu tarz kapak tasarımından ismine noel temalı olup hiiç o havaya sokamayan çok nadir kitap görmüşümdür
Yazarın kısa notunda diğer kitaplarının (hiçbirini okumadım) aşırı kalın olup bunda kendini denediğini ve “ateşli” sahne ekleyerek novella yazdığını vs görüyoruz. Ablacım uzun kitapların iyiyse belki o yoldan devam etmelisin?
Ben kendi mağaramda mutluyum. Eski sevgilisiyle (yani teoride sevgili bile olmamışlar) kız kardeşinin evlenmesi tamam bi noktası kabul edilebilir AMA o düğün konuşmasında söyledikleri şey aşırı aşırı overdoze geldi bana, Tr şartlarında olsa cıks cıks cıks sesleri yükselirdi.
Başından ortasına çekilebilir bir kitaptı yarıdan sonrasını farklı biri devralmış (abla kısa yazamıyor diye bir iş bitirici tutmuş gibi) duruyor
Zaten cringe noktalar da kitabın yarısından sonra bence
Yani 220 sayfada saatlerce LEGO sırası bekledi diye karaktere yükselemiyoruz öyle bir bağımız yok bide gidip son sayfalara yazmışsın???
Neyse yani yarım günde okunur benim elimde haddinden fazla süründü