Ah nerede o günler, gerçekten öldüğüm zaman şöyle aklı başında biri çıkıp beni denize falan atıverse, ne iyi olurdu. Ne yaparlarsa yapsınlar da beni lanet bir mezara tıkmasınlar. Pazar günleri millet gelip karnınızın üstüne bir sürü çiçek falan koyacak, daha bir sürü zırvalık. Öldükten sonra çiçeği kim ne yapsın? Yani...
İşin gülünç yanı onu gördüğüm an canım onunla evlenmek istedi. Ben deliyim herhalde. Ondan pek fazla hoşlanmadığım halde kalkmış birdenbire kendimi ona aşık sanıyor ve onunla evlenmek istiyordum. Yemin ederim, ben deliyim. Deli olduğumu kabul ediyorum.
Bazı şeyler olduğu gibi kalmalı. Elinizde olsa da onları büyük cam vitrinlere koyup oldukları gibi kalmalarını sağlayabilseniz. Biliyorum, olanaksız bir şey bu ama yine de pek fena olmazdı.