KAUDUPUL

Felaketler ve kederler gibi bahtiyarlıklarla sevinçler de geçici idi.
Reklam
Gönlüm dolu âh u zâr kaldı... Bir gönülün âh u zâr ile dolmasının ne demek olduğunu gönlü rahat olanlar anlayamazdı.
Hakikaten şu insanlar pek müziç mahluklardı. Kendi akıllarının üstünlüğüne inanarak başkasına öğüt vermekten vazgeçmiyorlar, fakat kendi gülünçlüklerini, zavallılıklarını da bir türlü idrak edemiyorlardı.
Çok maddî gözükmesine rağmen mistik bir ruh haleti içinde, bir ölüm dâüssılası ortasında yaşıyor, yaşıyor değil, sönüyordu.
Edebiyat, hakikatlerin hayalle süslenmesidir. Bütün masallar ve destanlar gibi bunun da eski bir hakikati saklamış olması muhtemeldir..