Yani, öylesine ciddiye alacaksın ki yaşamayı,
yetmişinde bile, mesela, zeytin dikeceksin,
hem de öyle çocuklara falan kalır diye değil,
ölmekten korktuğun halde ölüme inanmadığın için,
yaşamak, yani ağır bastığından.
Eda hanım, biriyle anlaşamıyoruz. Ben Senden Önce Ölmek İsterim diye bir şiiri var mı Nazım Hikmet'in bu kitapta. Öyle olduğunu iddia ediyor ben de öyle değil diyorum fakat yanımda kitap yok. Siz çok fazla alıntılamışsınız bakma şansınız var mı acaba?
Yani, öylesine ciddiye alacaksın ki yaşamayı,
yetmişinde bile, mesela, zeytin dikeceksin,
hem de öyle çocuklara falan kalır diye değil,
ölmekten korktuğun halde ölüme inanmadığın için,
yaşamak, yani ağır bastığından.
Eda hanım, biriyle anlaşamıyoruz. Ben Senden Önce Ölmek İsterim diye bir şiiri var mı Nazım Hikmet'in bu kitapta. Öyle olduğunu iddia ediyor ben de öyle değil diyorum fakat yanımda kitap yok. Siz çok fazla alıntılamışsınız bakma şansınız var mı acaba?
Yani, öylesine ciddiye alacaksın ki yaşamayı,
yetmişinde bile, mesela, zeytin dikeceksin,
hem de öyle çocuklara falan kalır diye değil,
ölmekten korktuğun halde ölüme inanmadığın için,
yaşamak, yani ağır bastığından.
Eda hanım, biriyle anlaşamıyoruz. Ben Senden Önce Ölmek İsterim diye bir şiiri var mı Nazım Hikmet'in bu kitapta. Öyle olduğunu iddia ediyor ben de öyle değil diyorum fakat yanımda kitap yok. Siz çok fazla alıntılamışsınız bakma şansınız var mı acaba?
"Ben
senden önce ölmek isterim.
Gidenin arkasından gelen
gideni bulacak mı zannediyorsun ?
Ben zannetmiyorum bunu.
İyisi mi, beni yaktırırsın,
odanda ocağın üstüne korsun
içinde bir kavanozun."
sayfa 125