İyileşmek demek acısından vazgeçmek demekti, oysa acıyı onun içine yerleştiren çocuğun kendisiydi. Onun iziydi. İyileşmek bu izi yitirmek, çocuğu sonsuza dek kaybetmek demekti. Kız artık bağların farklı şekilleri olabileceğini biliyordu. Savaş bir bağdır. Keder de öyle.
"Neden arkadaşların Marthe, Rose ve Jeanine beni yargılamıyorlar?"
"Çünkü kederliler. Kederli olunca yargılamazsın."
"Ne alakası var. Hüzünlü olup kötülük eden bir sürü insan biliyorum."
"Demek ki onlar kötüler. Ama hüzünlü değiller."