Aleyna, bir alıntı ekledi.
Dün 03:08 · Kitabı okudu

Doğrudan kendimi ilgilendiren şeylere karşı bile büyük bir kayıtsızlık içindeydim.

Olağanüstü Bir Gece, Stefan ZweigOlağanüstü Bir Gece, Stefan Zweig
Aram Adar, bir alıntı ekledi.
24 May 04:03 · Kitabı okuyor

Diyorum ki sana, sevgili dostum, aklımın karmakarışık olduğu bir anda, varoluşunun dar çerçevesinde mutlu bir kayıtsızlık içinde yaşamını devam ettiren, günü gününe başının çaresine bakan, yaprakların ağaçlardan döküldüğünü görünce kışın geldiğinden başka bir şey düşünmeyen bu türden bir varlıkla karşılaşmak tüm karmaşayı dindiriveriyor.

Genç Werther'in Acıları, Johann Wolfgang Von Goethe (Sayfa 31 - CAN)Genç Werther'in Acıları, Johann Wolfgang Von Goethe (Sayfa 31 - CAN)
Elfida., bir alıntı ekledi.
23 May 14:36 · Kitabı okuyor

(...) kayıtsızlık da zaten aşırı acı çekmekten olur.

Huzursuzluğun Kitabı, Fernando Pessoa (Sayfa 24 - Can Sanat Yayınları - 18. basım: Mart 2017, İstanbul - Çeviri: Saadet Özen)Huzursuzluğun Kitabı, Fernando Pessoa (Sayfa 24 - Can Sanat Yayınları - 18. basım: Mart 2017, İstanbul - Çeviri: Saadet Özen)

İsmet Özel
"...Beklemek her ne kadar doğrudan insana düşecek olanı almaya hazır durmak ise de, sa­dece bu kadar değildir. Beklemek aynı za­manda bekçilik etmektir. Çünkü bekleyen ka­yıtsızca durmaz. Kayıtsızlık da kapanış ve tü­keniştir. Bekleyen bekleyişinin sebebi olan değerlerin bekçisi kaldığı sürece doğruyla bağları kurabilecek hazırlık içindedir. Hazır olan huzurdadır. Zaten huzursuzluk hazırsız­lıktan başka nedir ki?..."

Zeynep Çorumluoğlu, bir alıntı ekledi.
20 May 23:17 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Acıya kayıtsızlık en iğrenç acımasızlık biçimiydi.

Kurucunun Kızı, Amy Engel (Sayfa 235)Kurucunun Kızı, Amy Engel (Sayfa 235)
Esra, bir alıntı ekledi.
20 May 19:13 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

"İslamın olduğu yerde kayıtsızlık yoktur."

İslam Deklarasyonu, Aliya İzzetbegoviç (Sayfa 39)İslam Deklarasyonu, Aliya İzzetbegoviç (Sayfa 39)

Mizah bir insanlık ölçütüdür
Gülmek korkunç bir silahtır. “Her şeye gücü yetenler” dahi gocunur ondan. Ancak gülmek, sırf bir kınama, itiraz değildir. Tükenmez bir sevinç, güç ve yaşam coşkusunun kaynağıdır da. 

“Gülmek ama gerçekten gülmek felsefe yapmaktır,” Afşar Timuçin’e göre…

‘Gülün Adı’ndaki ihtiyar keşiş Jorge, “Gülme bedenimizin güçsüzlüğüdür,” diyerek gülmeyi lanetlerken gerekçesi “korku” severliğidir. Çünkü “Gülmek bir köylüyü korkudan kurtarır. Ama yasa korku aracılığıyla kendini kabul ettirir.”

Gerçekten de Umberto Eco’nun dikkate değer yapıtı ‘Gülün Adı’nda, kör kütüphaneci Jorge’nin, Aristo’nun “gülme”yle ilgili metninin okunmasını engellemek için işlediği tüm cinayetler, “gülmenin tehlikeli ve kötü olduğu” fanatizminden kaynaklanır.

Çünkü gülmek korkuyu öldürür. Yani korku olmadan da inanç olmaz. Malum “şeytan korkusu” olmasa Tanrı’ya da ihtiyaç duyulmaz.

Çünkü gülmek, korkuya meydan okuma, baskıya başkaldırmadır. Gülmek, özgürleştiricidir. Öyle ise korku ve sinmişlik düzeninin sürmesi için engellenmelidir gülmek!

Evet, yüzyıllardır bağnazların gülmeye karşı olmasının nedeni buyken; bu noktada “Kadının kahkaha atmasının iffetiyle bağdaşmadığı”nı söyleyen Bülent Arınç’ı anımsamak mümkün mü?

Tam da bunun için Jean Baudrillard,

“Siz gülümserseniz, başkaları da size gülümser. Ne kadar içten, ne kadar riyasız olduğunuzu göstermek için gülümseyin. Söyleyecek hiçbir sözünüz yoksa gülümseyin. En önemlisi de, söyleyecek hiçbir sözünüz olmamasını da, başkalarına karşı mutlak kayıtsızlığınızı da gizlemeyin. Bırakın, bu boşluk, bu derin kayıtsızlık gülümseyişinizde kendiliğinden ışıldasın,” derken;

Aristo’nun, “Gülmek insanın özüdür”;

Moliere’in, “İnsan, güldüğü kadar insandır”;

Scott Adams’ın, “Gülümseyiş, insanların aklını karıştırır”;

Bertolt Brecht’in, “Mizahın olmadığı bir ülkede yaşamak kötüdür. Fakat çok daha kötü olan, mizahsız yaşayamayacağın bir ülkede yaşamaktır”;

Aziz Nesin’in, “Gülümsemek; adaleti bozuk düzene, sessiz bir küfürdür… Gülümseyin!”;

Hayrettin Ökçesiz’in, “Güç gösterenin gülünçlüğü gülenin cüretine bakar”;

F. Nietzsche’nin, “İnsan o kadar acı çekti ki, gülmeyi yaratmak zorunda kaldı”;

Aleksandr Puşkin’in, “Yüksek nitelikli komedya yalnız gülmeye dayanmaz ve çoğu tragedyaya yaklaşır”;

Charlie Chaplin’in, “Felsefem özgürlüğe inanmaktır, silahım gülmektir, lisanım ise kalbimin sesidir,” uyarılarının altı da çizilmelidir…

https://dunyalilar.org/...nlik-olcutudur.html/

NigRa, bir alıntı ekledi.
15 May 20:59 · Kitabı okudu · Beğendi · 7/10 puan

Hayvanat bahçesi yangınında haşlanan suaygırları
Kayıtsızlık, bir yok etme çabasıdır. Fakat bu, yok etmeye yeltendiğimiz şeyin varlığını kesin bir biçimde kanıtlamaya yetmez.

Dublörün Dilemması, Murat Menteş (Sayfa 24 - A.P.R.I.L Yayıncılık, 2.Baskı : Ağustos, 2016)Dublörün Dilemması, Murat Menteş (Sayfa 24 - A.P.R.I.L Yayıncılık, 2.Baskı : Ağustos, 2016)

En çok birini sevme yetimi kaybetmeme üzüldüm. Yok,hayır! Bu kötü olduğum anlamına gelmiyor. Sadece donuk bir et parçasıyım sanki. Her şeye ve herkese karşı kayıtsız, tepkisiz, suskun bir insanım artık. Acilen mutlu olmam lazım. Ama bu mutluluğu insanlardan istemiyorum. Aslında mutsuz da sayılmam. Ortadayım ben. Donuk insanlar öylece ortada kalır. İnsanlardan istemediğim bu mutluluğu neyden bekliyorum? Kendimden. Denize girip salak gibi çırpınmak istiyorum. Toplumda değerli olan tüm sıfat ve statülerin canı cehnneme.Benim bu sıfat ve statülerim olsa, diğerleri karşısında değerli olabilirim. Ama ben kimseyi değil, kendimi istiyorum. Güzel bir şeyi anlatırken neden üzerine çok kafa yormuyorum artık bu arada. Çünkü bu kayıtsızlık bir hastalık olsa gerek.