Mubârek geceler, islâm dîninin kıymet verdiği gecelerdir.
Allahü teâlâ, kullarına çok acıdığı için, ba’zı gecelere kıymet vermiş, bu gecelerdeki, düâ ve tevbeleri kabûl edeceğini bildirmişdir. Kullarının çok ibâdet yapması, düâ ve tevbe etmeleri için bu geceleri sebeb kılmışdır. Kıymetli geceye, kendinden sonra gelen günün ismi verilir. Önceki günü öğle nemâzı vaktinden, o gecenin fecrine kadar olan zemândır. Yalnız, Arefe ve üç kurban günlerinin geceleri böyle değildir. Bu dört gece, bu günleri ta’kîb eden gecelerdir. Bu geceleri ihyâ etmeli, ya’nî kazâ nemâzları kılmalı, Kur’ân-ı kerîm okumalı, düâ, tevbe etmeli, sadaka vermeli, müslimânları sevindirmeli, bunların sevâblarını ölülere de göndermelidir. Bu gecelere saygı göstermelidir. Saygı göstermek, günâh işlememekle olur.
Sayfa 352 - Hakîkat Kitâbevi·Kitabı okudu
Kitap Alıntısı
Hastalıkda nemâzlarını kaçıran, adedlerini bilmeyip, tahmîn ederek, beş vakt nemâzın sünnetlerinden başka, teheccüd, işrak gibi nâfileler yerine, kaçırdığı nemâzları kazâ ederse, borcları bitdikden sonra kıldığı kazâlar, nâfile olurlar. Bunlarla, nâfilelerin sevâbları hâsıl olur. Çünki, belli vaktlerde kılınan nâfilelere, belli niyyet şart değildir. Kazâ nemâzları, o vaktin nâfileleri olur. [İbni Âbidînde, (Dürr-ül-müntekâ), (Merâkıl-felâh) şerhinde ve (Cevhere)de diyor ki, (Beş vakt nemâzı terk etmek, ya’nî özrsüz kılmamak, büyük günâhdır. Hastalıkla veyâ başka özr ile fevt etmek [kaçırmak] günâh değildir.) Bunun için, sabâh sünnetinden başka nemâzların sünnetleri yerine de, terk edilmiş nemâzları kazâ etmelidir. Bu kazâların nâfile sevâbı da hâsıl etdikleri, (Cevhere), (Futûh-ul-gayb) ve Kudüs kâdîsı Muhammed Sâdık efendinin (Nevâdir-i-fıkhiyye) kitâbında ve (Eşbâh) ve (Se’âdet-i Ebediyye) kitâblarında yazılıdır.]
Sayfa 343 - İKİNCİ CİLD, 63. cü MEKTÛB·Kitabı okudu
(Dürr-ül-müntekâ)da buyuruyor ki,
(Nemâzı vazîfe tanımıyan, farz olduğuna inanmıyan kâfir olur. Mürted ve kâfir memleketinde îmâna gelenler, nemâzın farz olduğunu işitinceye kadar, kılmadıkları nemâzları kazâ etmez).
Sayfa 284 - Hakîkat Kitâbevi·Kitabı okudu
Kitap Alıntısı
İbni Nüceym Zeyn-ül-Âbidîn, (Kebâir ve segâir)
kitâbında buyuruyor ki, (Farz nemâzları [yanlış takvîmlere uyarak] vakti girmeden önce kılmak ve vakti çıkdıkdan sonra kılmak büyük günâhdır. Büyük günâh, ancak tevbe etmekle afv olur. Küçük günâhları afv etdirecek şeyler çokdur. Tevbe ederken, kılmadığı nemâzları kazâ etmesi lâzımdır.)
Sayfa 284 - Hakîkat Kitâbevi·Kitabı okudu
Kitap Alıntısı
Allahü teâlânın farz etdiği kazâ nemâzı kılınınca, sünnet elbette terk edilmiş olmaz. Hem kazâ kılınmış olur, hem de sünnet kılınmış olur. Çünki, farz nemâzları tenbellikle terk etmek büyük günâhdır. Her günâha hemen tevbe etmek farzdır.
Sayfa 283 - Hakîkat Kitâbevi·Kitabı okudu
Kitap Alıntısı