Mutlu mu, yoksa mutsuz muyum bilmiyordum. Ama bildiğim bir şey vardı. İnsan kendisini mutlu ya da mutsuz olmaya ikna edebilirdi. Nasıl hissedeceğin, hayata yaklaşımına bağlıydı.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Kuralların anlamı özgürlüğümüzden bir parçayı feda etmekti. Yine de insanlar bu özgürlük kaybının anımsatıcılarını her yere koymuşlardı, duvarlara saatler asmış, evin çeşitli yerlerine saatler yerleştirmişlerdi. Bir de bu yetmezmiş gibi, onları bileklerine sararak gittikleri her yerde, yaptıkları her şeyde saatin varlığını garantilemişlerdi. İnsanlar bedenlerine bile zamanı sarmalama ihtiyacı hissetmişlerdi.
Ancak artık nedenini anlıyordum.
Özgürlüğün beraberinde belirsizlik, güvensizlik ve endişe geliyordu.
İnsanoğlu özgürlüğünü, kurallar ve rutinlere göre yaşamakla birlikte gelen güvenlik hissiyle takas etmişti, hem de özgürlüklerine mal olduğunu bile bile.
Başkalarının seslerini sadece hava aracılığıyla duyarız fakat kendi sesimizi kendi bedenimiz aracılığıyla da duyarız. Bu yüzden başkasının duyduğu ve kendi duyduğumuz farklıdır. Sesimizin kaydını dinlediğimizde yabancı hissetmemizin nedeni de bu.