Çocuğun yılışık davranışlarının kökeninde sevilme, değer görme ihtiyacı veya zarara uğrama korkusu vardır. Bu davranışları gösteren çocuğa tensel temas ve sevecenlikle yaklaşılmalıdır.
Çocuk, ebeveyninin kendisini gerçek duygularıyla kabul ettiğini hissettiğinde bu davranışları bırakır.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Maria Montessori çocuklarını ceza ve mükafat ile eğitmeye çalışan anne babalara şu örneği veriyor:
"Bazıları atlarını hızlı koşturabilmek için kamçı vurur, bazıları ise şeker verir. Ancak ne kadar kamçılanırsa kamçılansın hiçbir at doğada özgürce koşan bir atı geçmeyi başaramayacaktır."
Çocuğun kişiliği ödül ve ceza ile değil yetişkinin 'doğal davranışları' ile gelişir. Doğal davranışın üç özelliği vardır:
Gerçeklik, kendilik ve dürtüsüzlük...
İtaat, iç direncin susması ile oluşan bir "edilgen davranış"tır.
Örneğin, baskıcı ve isteklerinde kesinlikle taviz vermeyen bir öğretmenin sınıfındaki öğrenciler söz dinlerler... Ödevlerini vaktinde yapar, derslerine çalışırlar... Bu çocuklar başarılıdırlar da... Ancak bu başarı karşılığında kaybettikleri şey, kişilikleridir...