Adem Güneş

Adem Güneş

Yazar
8.2/10
1.694 Kişi
·
6,8bin
Okunma
·
571
Beğeni
·
12,3bin
Gösterim
Adı:
Adem Güneş
Tam adı:
Uzm. Pedagog Adem Güneş
Unvan:
Pedagojik Danışman, Aile Danışmanı, Yazar
Doğum:
Ankara, Türkiye, 1969
1969’da Ankara’da doğdu. İlk, orta ve lise eğitimini Türkiye’de tamamladıktan sonra Rotterdam Üniversitesi Pedagoji bölümünden mezun oldu. Yüksek lisansını Sosyoloji bölümünde yaptı. Doktora eğitiminde Sakarya Üniversitesi Rehberlik ve Psikoloji Danışmanlık Bölümü'nde 'Bağlanma Terapisi' üzerine çalıştı. Süleyman Demirel Üniversitesi'nde 450 Saat Aile Danışmanlığı Eğitimi, Amerika’da “Bağlanma Terapisi” eğitimi aldı. WISC-R (WECHLER Çocuklar İçin Zeka Ölçeği) GESEL, METROPOLİTAN, PEABODY, AGTE testleri Uygulama, Yorumlama ve Raporlama eğitimleri aldı.

Adem Güneş, Uluslararası Aile Terapisi Derneği (IFTA-International Family Therapy Association), Amerikan Psikologlar Derneği (APA- American Psychological Association), Oyun Terapisi Derneği (APT- Association for Play Therapy) ve Amerikan Danışmanlar Derneği (ACA- American Counseling Association) üyesidir.

Hollanda’da da yaşadığı yıllarda Alternatif Eğitim sistemlerini inceledi.

Güneş’in Çocuk Eğitimi yaklaşımı, İngiliz Bristol Üniversitesi’nde araştırma konusu oldu.

Çeşitli dergilerde çocuk eğitimine ait yazılar kaleme aldı, ulusal radyo kanallarında çocuk eğitimi programları yaptı.

Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) tarafından yürütülen Çocuk Erken Tanı Uyarı Sistemi (ÇETUS) projesinde yer aldı. TRT Çocuk ve Türk Telekom’da proje danışmanlığı yaptı.

Türkiye Çocuk Zirvesi tarafından Çocuk Dostu Ödülü, Medya Etik Konseyi tarafından Aile ve Çocuk Programları Medya Etik Ödülü ve Çanakkale 18 Mart Üniversitesi Senatosu tarafından Fahri Doktora Unvanı verildi.

Yayınlanmış 20 Türkçe, 2 İngilizce eseri vardır. Çocuk Eğitimi alanında Türkiye’nin en çok satan yazarları arasında yer almaktadır.

Pedagojik Danışman ve Aile Danışmanı olan Güneş halen Parents Türkiye, Mother&Baby, Aktüel Yaşam ve Anadolu Jet dergilerinde yazmaktadır.

Adem Güneş, “Çocuğa duyarlılığın artmasının bir toplumun psikolojik iyi oluşuna katkı sağlayacağını” vurgulamaktadır.

Adem Güneş evli ve dört çocuk babasıdır.
Çocuğun iki doğumu vardır... Birisi fizyolojik doğumu, diğeri ruhsal doğumu...

Fizyolojik doğum 9 ayda gerçekleşir. Anne karnındayken çocuğun gözü, burnu, kulakları oluşur; ayakları, parmakları oluşur. .. Ve bu fizyolojik organlar yeterli olgunluğa erişince dünyaya gelir çocuk. ..

Ancak çocuğun ikinci doğumu için bir duygusal gelişime ihtiyacı vardır.

Ama ruhun gelişimi fizyolojik gelişim gibi hızlı olmaz. Fizyolojik hız ile ruhsal hız arasındaki oran dörtte birdir. Ruh fizyolojiden dört kat daha yavaş gelişir... Adeta bir tırtıl gibidir

Dokuz ayda dünyaya gelen çocuk, dört kat mesafeyle 3,5 yaşlarında ruhsal olgunluğa erişir.

İşte bu yüzden, mizaçtan mizaca değişse de yaklaşık 3,5 yaşından sonra yaşama gözlerini açar çocuk... İçinde bulunduğu dünyayı fark etmeye ve bir bilinç seviyesinde etrafıyla iletişim kurmaya çalışır.

İşte bu, çocuğun ruhsal doğumudur...
Unutmayın ki hayvanları şartlandırılmış refleks davranışlarla istediğiniz gibi terbiye edebilirsiniz: Köpeği aç bırakır, açlıkla terbiye ederek istediğiniz hareketi yaptırabilirsiniz. Ayının ayaklarını yakarak tef çalar ve karşınızda oynatabilirsiniz; ama insan... İnsanda bir izzet, onur, vicdan, akıl, ruh, kalp ve sır vb. var. Hayvan, belki aç bırakılarak, acı verilerek terbiye edilir; ama insan, asla!.. 
Gece yatağına gitmekte zorlanan çocuğa, "Eğer şimdi yatmazsan bir daha seni sevmeyeceğim" demek, duygusal şiddet değil midir?
(Burada, çocuk, anne sevgisini kaybetmemek için kendini yatağa gitmeye şartlandırmaktadır.) 
Anne, ayağının altına gelen bir karıncaya basmak üzere iken "Aman üzerine basmayım yoksa karıncanın ayakları kırılır ve yuvasına gidemez" diyerek çocuğuna böyle bir davranış gösteriyorsa çocuk annenin bu hassas ve vicdanî davranışını anında kopyalayacaktır. Dolayısıyla çocuklar, anne babalarının sadece davranışlarını değil, vicdanlarını da kopya ederler. 
Kitap okuma alışkanlığına tesir eden en önemli faktör olan, "Zaman planlaması, kitap okuma atmosferinin oluşturulması ve okuma sürecinin başkaları tarafından da desteklenmesidir"

Kitap okuma saatleriniz özel olsun. Kitap okumaya rastgele anlarda değil, mutlaka belli bir saatte başlayın ve belli bir saatte de bitirin
288 syf.
·2 günde·Puan vermedi
“Çıkamaz çocukluğundan dışarı
Kimse.
Kardeşliğimiz bundandır
Mavi sularla binlerce yıl.

Çıkamaz çocukluğundan dışarı
Kimse
Bundandır inanmamamız
Kocaman bombalara.”

Çocukluğu engellemeler ve aşağılamalar içinde geçen kişiler maalesef yetişkinlik yıllarında agresif,asık suratlı mutlu olmayı beceremeyen insanlara dönüşebiliyorlar..
“Hızlı konuşan ve konuşması zor olan bir arkadaşımla bunun sebebini konuşuyorduk.Kendisine;bunun sebebi ne dediğimde cevabı: “Babam” oldu.Babası onu dinlemek ve onunla vakit geçirmek için çok az zaman ayırınca arkadaşım da kendini ve konuşmasını hızlandırmış farkında olmadan babasıyla daha çok şey paylaşabilmek için....”
Bilinçaltımız daha anne karnından itibaren olumlu ya da olumsuz bütün hisleri biriktiriyor .Bu hisler ilerideki davranışlarımıza ve nasıl insan olacağımıza yön veriyor.
Her insanın anavatanı çocukluğudur ve orası ne kadar mutluysa zamanında büyüdüğümüzde o derece mutlu oluruz bizlerde ....
Hırpalanmış çocukluk elbette tamir edilebilir..içsek huzura erişilebilir .Bunun için insanın içindeki çocuğa yönelmesi ona kulak vermesi ,onu dinlemesi kırıldığı noktaları bulması ve yaralarını sarması gerekir....

Onarım,geçmiş yıllardaki olumsuz hislerden kurtulmak ve iç genişliği elde etmektir..

Bu mümkündür ama bireyin buna inanması ve çaba göstermesi gereklidir...
Adem Güneş hoca “Bırak ve Rahatla”kitabında ,kendimizi nasıl onarabileceğimizi bir program dahilinde
“Duygularımızın farkına varma” eğitimi olarak sunuyor oldukça açıklayıcı anlatmış .Ama bu süre içerisinde internet ,sosyal medya gibi dış uyaranlardan uzak durmak gerekiyor.Ben bunu başarıp kendisiyle başbaşa kalıp içindeki çocukla bağ kurmayı başarabilecek olanların fayda göreceğine inanıyorum ki fayda gören tanıdıklarım oldu....
Önemli olan inanmak ve kendi yaralarını sarmaya çocukluk yıllarından başlamak ve affetmek.....
Alanım olduğu için yakından takip ettiğim uzmanlardan birisidir Adem Güneş ben kitabı anlaşılır ve okuyucuya faydalı buldum tavsiye ederim....
224 syf.
·1 günde·Puan vermedi
Babamı çok küçük yaşlarda kaybettim ve beni annem büyüttü.Annem, sabırlı ,duyarlı,yumuşak ses tonu olan ,beni bir birey olarak görüp duygularımı hiçe saymayan,benimle konuşan ,beni dinleyen ,hatalarımla beni kabul eden ,beni dövmeyen ,azarlamayan bir yetişkindi...
Üniversitede psikoloji eğitimi alınca ben anneme hayran kaldım çünkü benim annem pedagog hassaslığında ve bilincinde yetiştirmişti beni.Hakkı ödenmez..
Sonrasında görevime başladığımda sorunlu çocuklarla yaptığım konuşmalarda bu çocukların fıtratını ,anne ve baba tutumları ya da öğretmen tutumlarının bozduğunu gözlemledim.
Sorunlu çocuk yoktu aslında sorunlu yetişkinler vardı.

Duyarsız ebeveynler tarafından duyarsızlaştırılan çocuklar vardı.Duygularını özgürce yaşanmasına izin verilmeyen çocuklar..
Çocuğun anne ve babasıyla bağ kurabilmesi için ailesine güven duyması ve gerçekten sevmesi gerekir bunun içinde anne ve babanın çocuğunu olduğu gibi kabul etmesi ve öfke ve cezasız bir ortamda koşulsuz sevmekle oluşur...
Kişinin kendisini değerli hissetmesi için varlığı onaylanmalı ve saygı duyulmalıdır ve bu çocuk için de geçerlidir.
Hayat bağlanmalardan ibarettir.Önce anneye sonra babaya,aileye ve ardından yaşama
Yaşama Sevinci olmayan kişiler bu bağlanmaları gerçekleştirememiş olanlardır..
O yüzden annelik çok önemlidir.Anne çocuk bağlanması insan yaşamındaki en önemli bağlantıdır

Adem Güneş hoca,Tutunma Çabası ve Aidiyet adlı kitabında ,doğru bildiğimiz yanlışlarımızı,aidiyetin önemini,sağlıklı bir çocuk yetiştirmenin tüm ayrıntılarını çok güzel anlatmış .Bence çocuk sahibi olmayı düşünen ya da çocukluk yıllarında duygularının zarara uğradığını düşünen herkese çok faydalı olabilecek bir başucu kitabı...

Çocukluğum....

Affan Dede'ye para saydım,
Sattı bana çocukluğumu.
Artık ne yaşım var, ne adım;
Bilmiyorum kim olduğumu.
Hiçbir şey sorulmasın benden;
Haberim yok olan bitenden.

Bu bahar havası, bu bahçe;
Havuzda su şırıl şırıldır.
Uçurtmam bulutlardan yüce,
Zıpzıplarım pırıl pırıldır.
Ne güzel dönüyor çemberim;
Hiç bitmese horoz şekerim!


Cahit Sıtkı TARANCI
192 syf.
·16 günde·Beğendi·9/10
Her ebeveynin, evlenecek olanların, çevresinde çocuk bulunanların okuması gereken kitaplardan biri. Öncelikle şunu belirtmeliyim ki; liseden mezun olmuş, üniversite eğitimi almayıp sadece kurslara gitmiş insanlardan bu konular hakkında bilgi almayın ve onların yazdığı kitapları okumayın. Adem Güneş gibi alanında uzman kişileri takip etmek sizi daha iyi bir ebeveyn, amca, teyze, hala vs. yapacaktır. Kitabın içeriğine gelecek olursak, kitapta çocuklar için mahremiyet eğitiminin yanısıra sizin ve çevrenizdekilerin çocuklara nasıl davranmanız gerektiği, doğru bildiğiniz yanlışlar ve bunların telafileri bulunuyor. Ayrıca yaşanmış olaylarla desteklenmiş anlatım size, çocuğunuzun yaşamaması gereken olaylar öncesinde bilgi edinme açısından yardımcı olacaktır. İyi okumalar
288 syf.
·4 günde·8/10
Kitap, bireyde duygusal farkındalık oluşturmak için yazılmış. Yani bir tedavi kitabı değil; yoğun depresyon, anksiyete, düşük benlik algısı, öfke kontrol bozukluklarınız varsa öncelikli olarak bir uzmandan yardım almanızı tavsiye ederim.

~

Adem Güneş’in pedagoji kitaplarından farklı olarak, kişisel gelişim tarzındaki bu kitabında; adım adım uygulandığında çok işinize yarayacak kıymetli bilgiler var fakat uygulaması büyük özveri istiyor. Kişi buradaki bilgileri uygulayacağım derken bazı süreçleri sağlıklı bir şekilde yapamadığından dolayı daha çok depresyona sürüklenebilir ya da daha fazla sinirli bir hale gelebilir. Bu yüzden uzmandan destek almanızı önerdim yorumun başında.

~~

Kitap 6haftalık bir uygulama programı içeriyor. İlk olarak kendinizi sosyal medyadan, Tv’den, ve insan ilişkilerinden soyutlamanız gerekiyor. Kişi kendiyle baş başa kalarak duygularını anlamaya çalışacak. 6haftalık program içerisinde eşiniz ve çocuklarınız hariç hiç kimse ile duygusal temasa girmemeniz gerekiyor. İşin uygulaması en zor kısmı bu. Bünye kendiyle baş başa kaldığında çeşitli egzersizlerle içindeki duyguları hissedip yönetmeyi öğrenmeye çalışıyor. En son kısım bırak ve rahatla bölümündeyse, kişisel gelişim kitaplarında olduğu gibi tavsiyeler var. Kendine iyi davran, hayata karşı pozitif cümleler seç gibi...
~

Onarım hikayeleri bölümünde de danışmanların yaşadıkları deneyimlere yer verilmiş, en çok kadın danışan olması da ayrıca ilgimi çekti. Ya kadınları en çok erkekler delirtiyor ya da kadınlar çok hassas olduğu içinde bulundukları olumsuzluk hissini kabullenemeyip kurtulmak istiyorlar(en iyisini yapıyorlar).

~

Buraya kadar okuduysanız teşekkür ederim . Eğer gerçekten size geçmişten gelen ve bugün acı veren içinden çıkamadığınız duygularınız varsa emdr terapisini öneririm. Bilişsel bir terapi olan emdr, geçmişin size yaşattığı acı hisleri siliyor. Daha kaliteli bir hayat yaşamanızı sağlıyor. sağlıcakla kalın.
192 syf.
·47 günde·Puan vermedi
Yine herkesin okuması gerektiğini düşündüğüm bir kitap daha... Hele ki söz konusu canımızın parçası, geleceğimiz olan evlatlarımız ise okunması her ebeveyn ıcın farz olan bir kitap... Eğer anne baba oldu iseniz her yerde illa ki kurallar, kitaplar doğrultusunda hareket etmeniz gerekmiyor çocuklarınızı eğitmek için. İçgüdüsel olarak onları koruma fıtratı ile yaratılmışız. Lakin bazen yanlış eğitim sonucu, çevre etkisi, baskısı ıcın istemeden de olsa o minik kalplere zarar verebiliyoruz . Onun için toplum olarak özellikle hangi konularda yanlış yaptığımızı kitabı okuyunca daha iyi anladım.
Şöyle bir durum da söz konusu mahremiyet eğitimi ile cinsel eğitim farklı şeyler. Hala var mı şu an böyle eğitimler bilmiyorum ama biz ortaokul döneminde iken ergenlik çağı ve cinsel eğitim hakkında toplu bir seminer düzenlenmişti okulda . Hocamız bu tür eğitimlerin kesinlikle iyi olmadığını bu tür bilgilerin her çocuğa, gence ayrı ayrı verilmesinin uygun olduğunu bildiriyor.    
 Kitaptakı konular genelde kısa kısa bölümlerden oluşuyor ve çoğu konu ile alakalı Pedagog yardımı isteyen bireylerin hikayeleri anlatılıyor .Bazı hikayelerin doğru olduğunu düşündukce karnıma kramplar giriyordu doğrusu. Çocuklarımıza mahrem sınırlarını nasıl öğretebiliriz, onları kötü niyetli insanlardan,istismarlardan nasıl daha iyi koruyabilirız, en önemlisi onların kendi sınırlarını bilip hain kalplerin bakışından dahi rahatsız olmasını nasıl sağlayabilirizi çok güzel işlemiş Adem Hocamız. 

  Çocukları korumak isterken dikkatli olmadığımız taktirde onları insanlara karşı güvensiz, şüpheci, toplumdan soyutlanıp korkan bireyler haline getirebiliriz, bunun için korkutmak yerine ,biri sana şeker verince alma ve gibi şeyler yerine onların daha bebeklik döneminden itibaren mahremiyet sınırlarını koruyup nezaket eğitimi vermek çok daha faydalı olur. 

    Kitapta dikkatimi çok çeken konulardan biri de toplum olarak 'çocuklarımızın HAYIR 'ı  ne kadar da önemsiz, kıymetsiz. Bir çocuk Hayır demeyı çok iyi  bilir ama zamanla anne babalar bunu yok saya saya  nasıl da köreltiyor kişiliğini . Yemek yemezHAYIR der anne umursamaz zorla yedirir,  çocuk evde oturup anne baba ile o ev ziyaretine gitmek istemez, zorla götürülür. Zamanla çocuk Hayır demenin önemsiz olduğunu ise yaramadığını görür bu sefer yabancı birinin kötü emellerine karşı koyacak bir hayırı bile kalmaz....

   
      Çocuğa herhangi bir müdahale yapılınca örneğin üst başı temızlenecekse,giydirilıp,sevilip öpülecekse, onun onayı alınmalıdır, evet küçüktür anlamaz belki ama zamanla onun izni olmadıkça kimsenin onun bedenine dokunamayacağını , onun sınırlarını ihlal edemeyeceğini de çok iyi öğrenir. Anne babası olsanız dahi onu öperken , onun benlik sınırları içine girerken izin almalısınız. Ve hayır opturmek istemiyorsa onu zorla öpmeyin, kızım deden o dayın o halan o teyzen o diye diye çocuğun zorla sevılmesını onaylamayın . Çocuğunuza gereksiz kurallar koyup onu bastırmaya çalışmayın, öfkeli olduğu zamanlarda ofkesını kullanmayı öğrenmeli, çığlık atmayı bilmeli,  gereksiz tepkiler değildir bunlar.  Kitapta bu konular işleniyor genel olarak ve erkek ve kız cocuklarında istismar durumlarında ne gibi değişik ruh halleri ortaya çıkıyor onu anlatıyor yazarımız.

     Ve  Son olarak bir çocuk istismar edildiğine dair birşeyler anlatıyorsa kesinlikle çocuktur uyduruyordur gibi düşüncelere kapılmayın, aksine çocuk istismarı saklayabilir ama bu konuyu asla yalan söyleyip açığa vurmak gibi birşey yapmaz . 

    Okuyun , okutun lütfen.....  Bol bol istifade  etmeniz dileğiyle.... 

     

   

   
185 syf.
Hayat bağlanmalardan ibarettir..Hepimiz illaki bir şeye bağlanırız. Kimimiz kitaplara, kimimiz en yakın arkadaşına,kimimiz hayatının aşkına,kimimiz köpegine, kimimiz peluş ayıcığına...Biz,bizi güvende hissettiren şeylere bağlanırız.Guvenle bağlanma anne karnında başlar.Ve biz önce anne baba sonra arkadaşlar sonra akrabalar sonra diye diye bağlanmaya devam ederiz.

Birçok sorunun kökeninde ya bağlanamamak ya sa bağlanmanın şiddetini ayarlayamamak vardır diyor Adem Güneş.Doğru demiş. Gerçekten öyle değil mi?

Bebekken ailesine bağlanamamış bireyler, ileride kime neye ne kadar bağlanacaklarını kestiremezler çünkü. Bu kişiler ya aşırı sever karşıdakinin istediği gibi davranır kendinden taviz verir, ya da bağlanmaktan korkar ,sevgiyi içselleştirir.

Bağlanmak sevmek değildir.Bağlanmak,annenin her şeyi ardında bırakarak kendini tamamen bebeğine vermesidir.Bebeğin anneye güvenli bağlanması bu şekilde oluşur.

Çocukluk yıllarında güvenli bağlanma yaşayamamış kişiler, yetişkinlik döneminde iç dürtülerin esiri olur, yanlış kişilere bağlanır.Bağlanma değil bağımlılık yaşar ve ayrılmayı beceremez.

Güven duygusunun temelinde bağlanma vardır.Bebek anne babaya güvenle bağlanmış ise onlara güven duyar.Ve sır saklamaz, onlarla hiçbir duygusunu paylaşmaktan çekinmez.

Sevgili arkadaşlar çocuğumuz anne baba adayı ve bazılarımız anne babanın kendisi.Toplumun en küçük yapı birimi aile ve eğitim aileden başlar peki ne kadar bilinçli yetiştiriyoruz çocuklarımızı??
Benim şöyle bir düşüncem var, nasıl ki araba sürmek için bir sürücü belgesi şart, evlenmek aile kurmak için de aile eğitimi almış olmak şart olsun ve aile eğitimi belgesi alınmadan evlenmesin kimse. Tabi iyi bir aile eğitimi olmalı bu uzmanlar tarafından verilen.Aileler futbol takımı kuracakmış gibi çocuk yapmadan önce , nasıl bilinçli ve farkındalık sahibi bir evlat yetiştirebilirim diye sorsun kendisine.

Bu kitap da çocuklarımız ile nasıl güvenli bağlanma gerçekleştiriiriz onu anlatıyor daha doğrusu annelerin bebeklerine nasıl güvenli bağlanacağını anlatıyor çünkü baba ortada yok tatilde baba. Adem Güneş öyle diyor.(Geleceğim oralara) :-/

Adem Güneş'in çocuk eğitimini konu alan birçok kitabı var ama bence en önemlileri mahremiyet eğitimi ve bu kitabı. Küçük çocuklara bile cinsel istismarda bulunulan ahlaksız bir çağda yaşıyoruz ve Bence çocuğumuza bu eğitimleri vermek bu kitapları okumak zorundayız.

Tamam eyvallah Adem Güneş gerçekten okunması gereken bir pedagog ama ona katılmadığım çok önemli bir nokta var. Şöyle izah edeyim :
Güvenli bağlanma olurken ilk iki yıl bebekle sürekli anne ilgilenmekli baba olmasa da olurmuş, çocuğun büsbütün ihtiyaçlarını anne karşılamalı imiş ki bebek anneye bağlansınmış, anne tamamen kendisini bebeğe adamalı işi gücü bıraksınmış, ama tabi eve gelen kocaya kim yemek yapacak beş parçaya bölünsünmüş.Baba çocuğu sadece sevmek için eline almalı imiş.Mış mış mış da miş miş miş.Oh ne ala memleket, sanki çocuğu anne tek başına yapmış bütün yük çilekeş annemizin üstünde. İki yılda o kadın pert olur anne degil nine olur nine. :))))Bebek tabiki ilk iki yıl duygusal olarak anneye bağlı olacak ama bu demek değil ki sürekli hem de sürekli bebekle anne ilgilenmeli.Sonuçta ebeveyn kelimesi sadece anneyi degil babayı da kapsar. Adem Güneş'e bu konuda katılmıyorum.:-/
Onun dışındaki düşüncelerine kesinkes katılıyorum.


Diğer kitapları da olsa okunmalıdır. Sevgili anneler babalar okuyun, okutturun çocuklarınıza değer verin.

İyi okumalar :)))))
216 syf.
·12 günde·10/10
Tüm annelere, babalara, anne baba adaylarına, öğretmenlere, öğretmen adaylarına, eğitimcilere tavsiye ediyorum. Çocuk yetiştirmek belkide dünyanın en önemli işi ve bu iş için anne baba adaylarının kendilerini çok iyi hazırlamaları gerekiyor fakat şu da bir gerçek ki bilmek ve uygulamak çok farklı. Sabırlı olmanın erdemi hakkında çok kitap okusanız da sabırlı olmanız gereken durumda sabır gösterebilmek çok daha zor. Yani önce bilgi daha sonra irade göstererek uygulama gerekiyor. Bilgiler gerektiği gibi kullanılmayınca hiçbir işe yaramıyor maalesef. Eğitim ailede başlar okulda ve sokakta devam eder. Kaliteli bireylerin yetiştirilebilmesi için bu tür kitapların daha çok yazılıp okunmaları gerekiyor...
256 syf.
·3 günde
bismillahirrahmanirrahim

Mesleğim olması itibariyle uzun süredir okumayı istediğim, ancak nihayet kurban bayramı tatilinde okuyabildiğim kitap.

Türkiye'de 2014 yılından itibaren Örgün eğitimle birlikte hafızlık projesi mevcut. Kitapta paylaşılan uygulamalardan anladığım kadarıyla İmam hatip ortaokulu 5. sınıfta okuyan bir öğrenci okulunun açmış olduğu sınava girip başarılı olarak hafızlık hazırlık sınıfına girmeye hak kazanıyor. 5. sınıfta Kuranı Kerimi yüzüne okumada yeterli seviyeye gelen ve hazırlık ezberlerini tamamlayan öğrenci hafızlığa başlatılabiliyor. 6. sınıf ve 7. sınıf Kuranı Kerim'in tamamının ezberlenmesi ve pekiştirilmesi için planlamış. Öğrenci ve veli isterlerse bu aşamada 1 yıllık okul dondurma haklarını kullanabilir, sonrasında yapılacak okul dersleri sınavında da istenilen seviyede olursa sınıfını geçebilir. (Bahsettiğim bu durum okuldan okula, öğrencinin hafızlığa hazır olmasına göre farklılık gösterebiliyor)

Diyanet İşleri Başkanlığı'nın ve Milli Eğitim Bakanlığı'nın ortak yürüttüğü bu projeyi inceleyen yazarımız kitabını temalara ayırmış. Projede yönetici, hafızlık öğreticisi, veli, hafızlık öğrencisi, öğretmen olarak yer alan katılımcılara harf ve numara verilmiş. K1, K2, K3 .. diye devam edenler numaralar. Temalar ve işlenen konularda önce soru sorulmuş, sonrasında konuyla alakalı fikir ve tecrübelerini paylaşanların yorumları italik yazı fontunda verilmiş. Nihayetinde yazar tecrübesi ve verilen bilgiler ışığında konu hakkında son yorumunu belirtmiş.

Zaten sistemin içerisinde olanların az çok tahmin edebileceği gibi; farklı okullardaki hocalarımızın, öğretmen ve velilerimizin de tecrübe paylaşımları mevcut. Altını çizdiğim ve tekrar tekrar okuyacağım çok bölüm oldu. Kendi açımdan 2014 ten beri uygulanan okulla beraber hafızlık sisteminin bütününü görmek için faydalı bir kitap olduğunu söyleyebilirim.

5.Ağu.20
çarşamba
240 syf.
·3 günde·Beğendi·9/10
Kesinlikle her eğitimcinin her ebeveynin okuması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum, çocuklarımızı eğitimli, bilgili, vefalı bireyler olarak yetiştirmek, kısacası insan olarak yetiştirmek için bizler bilgili ebeveyn olmalıyız. Merakla okuduğum bir kitap oldu o kadar güzeldi ki, okurken sürekli ne kadar çok hata yapılmış dedim. Biz sadece büyütüyoruz eğitmiyoruz. Oysa çocuk büyürken eğitilmeli, çocuğunda bir birey olduğu kabul edilmeli. Farkında olmadan yaptığımız hataları göreceksiniz okurken. Biz çocuğu her boş verdiğimizde aslında onun geleceğine önemli hatalı vurgular yapıyoruz. Çünkü o da ebeveyn olduğu zaman kendi çocuğunu boş verecek. Bu kitapta sadece çocuk da yok üstelik sağlıklı anne baba olmak için neler yapılmalı onu da öğreniyoruz. Çocuklara din eğitimini nasıl vermeliyiz, sevgiyi nasıl aşılamalıyız vb.

Gazali'ye göre çocuğun kalbi saf bir cevherdir. Verilen her şeyi kabul etmeye hazır olan çocuğun iyi bir insan olabilmesi için iyi eğitilmesi gerekir. / Çocuk yetişkinden alacağı ceza korkusu ile değil, yetişkine duyduğu"güven" duygusu ile ancak "insan" olabilir.
224 syf.
·Beğendi·9/10
Ait olma duygusu karmaşık bir ihtiyaç olduğundan yazar bu konuyu çocukluk döneminden ergenlik dönemine kadar ele almış.Bir yanımız özgür olmak isterken,diğer yanımız güven duyduğumuz aile,dost ve arkadaşlarımızın arasında onlarla beraber olmayı ister.Aidiyet duygusunun gelişmesi ve bireyin huzur bulduğu ortamların özellikle aile içinde olmasının nasıl sağlanacağını anlatan bir eser...
Kesinlikle ebeveynlere çok şeyler katacak bir eser...

Yazarın biyografisi

Adı:
Adem Güneş
Tam adı:
Uzm. Pedagog Adem Güneş
Unvan:
Pedagojik Danışman, Aile Danışmanı, Yazar
Doğum:
Ankara, Türkiye, 1969
1969’da Ankara’da doğdu. İlk, orta ve lise eğitimini Türkiye’de tamamladıktan sonra Rotterdam Üniversitesi Pedagoji bölümünden mezun oldu. Yüksek lisansını Sosyoloji bölümünde yaptı. Doktora eğitiminde Sakarya Üniversitesi Rehberlik ve Psikoloji Danışmanlık Bölümü'nde 'Bağlanma Terapisi' üzerine çalıştı. Süleyman Demirel Üniversitesi'nde 450 Saat Aile Danışmanlığı Eğitimi, Amerika’da “Bağlanma Terapisi” eğitimi aldı. WISC-R (WECHLER Çocuklar İçin Zeka Ölçeği) GESEL, METROPOLİTAN, PEABODY, AGTE testleri Uygulama, Yorumlama ve Raporlama eğitimleri aldı.

Adem Güneş, Uluslararası Aile Terapisi Derneği (IFTA-International Family Therapy Association), Amerikan Psikologlar Derneği (APA- American Psychological Association), Oyun Terapisi Derneği (APT- Association for Play Therapy) ve Amerikan Danışmanlar Derneği (ACA- American Counseling Association) üyesidir.

Hollanda’da da yaşadığı yıllarda Alternatif Eğitim sistemlerini inceledi.

Güneş’in Çocuk Eğitimi yaklaşımı, İngiliz Bristol Üniversitesi’nde araştırma konusu oldu.

Çeşitli dergilerde çocuk eğitimine ait yazılar kaleme aldı, ulusal radyo kanallarında çocuk eğitimi programları yaptı.

Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) tarafından yürütülen Çocuk Erken Tanı Uyarı Sistemi (ÇETUS) projesinde yer aldı. TRT Çocuk ve Türk Telekom’da proje danışmanlığı yaptı.

Türkiye Çocuk Zirvesi tarafından Çocuk Dostu Ödülü, Medya Etik Konseyi tarafından Aile ve Çocuk Programları Medya Etik Ödülü ve Çanakkale 18 Mart Üniversitesi Senatosu tarafından Fahri Doktora Unvanı verildi.

Yayınlanmış 20 Türkçe, 2 İngilizce eseri vardır. Çocuk Eğitimi alanında Türkiye’nin en çok satan yazarları arasında yer almaktadır.

Pedagojik Danışman ve Aile Danışmanı olan Güneş halen Parents Türkiye, Mother&Baby, Aktüel Yaşam ve Anadolu Jet dergilerinde yazmaktadır.

Adem Güneş, “Çocuğa duyarlılığın artmasının bir toplumun psikolojik iyi oluşuna katkı sağlayacağını” vurgulamaktadır.

Adem Güneş evli ve dört çocuk babasıdır.

Yazar istatistikleri

  • 571 okur beğendi.
  • 6,8bin okur okudu.
  • 350 okur okuyor.
  • 3.908 okur okuyacak.
  • 114 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları