1000Kitap Logosu
Adem Güneş

Adem Güneş

Yazar
BEĞEN
TAKİP ET
8.3
2.697 Kişi
11,4bin
Okunma
873
Beğeni
16,7bin
Gösterim
Tam adı
Uzm. Pedagog Adem Güneş
Unvan
Pedagojik Danışman, Aile Danışmanı, Yazar
Doğum
Ankara, Türkiye, 1969
Yaşamı
1969’da Ankara’da doğdu. İlk, orta ve lise eğitimini Türkiye’de tamamladıktan sonra Rotterdam Üniversitesi Pedagoji bölümünden mezun oldu. Yüksek lisansını Sosyoloji bölümünde yaptı. Doktora eğitiminde Sakarya Üniversitesi Rehberlik ve Psikoloji Danışmanlık Bölümü'nde 'Bağlanma Terapisi' üzerine çalıştı. Süleyman Demirel Üniversitesi'nde 450 Saat Aile Danışmanlığı Eğitimi, Amerika’da “Bağlanma Terapisi” eğitimi aldı. WISC-R (WECHLER Çocuklar İçin Zeka Ölçeği) GESEL, METROPOLİTAN, PEABODY, AGTE testleri Uygulama, Yorumlama ve Raporlama eğitimleri aldı. Adem Güneş, Uluslararası Aile Terapisi Derneği (IFTA-International Family Therapy Association), Amerikan Psikologlar Derneği (APA- American Psychological Association), Oyun Terapisi Derneği (APT- Association for Play Therapy) ve Amerikan Danışmanlar Derneği (ACA- American Counseling Association) üyesidir. Hollanda’da da yaşadığı yıllarda Alternatif Eğitim sistemlerini inceledi. Güneş’in Çocuk Eğitimi yaklaşımı, İngiliz Bristol Üniversitesi’nde araştırma konusu oldu. Çeşitli dergilerde çocuk eğitimine ait yazılar kaleme aldı, ulusal radyo kanallarında çocuk eğitimi programları yaptı. Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) tarafından yürütülen Çocuk Erken Tanı Uyarı Sistemi (ÇETUS) projesinde yer aldı. TRT Çocuk ve Türk Telekom’da proje danışmanlığı yaptı. Türkiye Çocuk Zirvesi tarafından Çocuk Dostu Ödülü, Medya Etik Konseyi tarafından Aile ve Çocuk Programları Medya Etik Ödülü ve Çanakkale 18 Mart Üniversitesi Senatosu tarafından Fahri Doktora Unvanı verildi. Yayınlanmış 20 Türkçe, 2 İngilizce eseri vardır. Çocuk Eğitimi alanında Türkiye’nin en çok satan yazarları arasında yer almaktadır. Pedagojik Danışman ve Aile Danışmanı olan Güneş halen Parents Türkiye, Mother&Baby, Aktüel Yaşam ve Anadolu Jet dergilerinde yazmaktadır. Adem Güneş, “Çocuğa duyarlılığın artmasının bir toplumun psikolojik iyi oluşuna katkı sağlayacağını” vurgulamaktadır. Adem Güneş evli ve dört çocuk babasıdır.
Mahremiyet Eğitimi
OKUYACAKLARIMA EKLE
Güvenli Bağlanma
OKUYACAKLARIMA EKLE
Bırak ve Rahatla
OKUYACAKLARIMA EKLE
Çocuk, Neyi Neden Yapar?
OKUYACAKLARIMA EKLE
Annelik Sanatı
OKUYACAKLARIMA EKLE
Çocukluk Sırrı
OKUYACAKLARIMA EKLE
Doğal Ebeveynlik
OKUYACAKLARIMA EKLE
Çocuk Deyip Geçmeyin
OKUYACAKLARIMA EKLE
288 syf.
·
4 günde
·
Beğendi
·
10/10 puan
Kendi kendine terapi, 6 aylık uygulama programı aslında. Kişisel gelişim kitaplarını seviyorum, motivasyonumu artırıyor. Çok satan kitaplar arasında, 12.baskısını okudum. Kitaptan alıntılara yer vereceğim: -Zihin, bastırılmış duyguları yönetemez. Çünkü duygular bastırıldıkça güçlenir. -Psikolojik problemlerin en büyüğü duyguları yönetememektir. -Bastırılmış duygular, yıllar sonra güçlenir. Kişi artık daha fazla bastıramadığı duyguları yönetemez hale geldiğinde, bedenini de yönetemez hale gelir. -Çocukluk yıllarından itibaren yaşanılan her his, duygu dünyasında bir birikinti halinde toplanır... Bu his birikintisine bilinçaltı diyoruz. -Oyalanarak duyguları bastırmak çocukluk yıllarında öğrenilen, yetişkinlikte devam eden bir duyarsızlaşma aracıdır... Böylesi bireyler problemle yüzleşmek yerine yokmuş gibi davranarak kaçmayı... sorumluluk alarak problemi çözmek yerine, ötelemeyi, geciktirerek yok saymayı... duygularını özgürce yaşamak yerine, yüzeysel temaslarla geçiştirmeyi kişiliğinin bir parçası haline getirmek zorunda kalırlar. -Nasıl ki, bastırmak duyguların güçlenmesine neden oluyorsa, bırakmak da bastırılarak güçlenmiş duyguların normalleşmesini sağlar. -Bilinçaltındaki hisler normalde pasiftir. Ancak olumsuz bir oluştuğunda uyanır ve bireyin 'bedeninde' aktifleşirler. -Bireyin duyguları geçmişten bu yana ne kadar çok zarara uğramışsa o birey o kadar tepkisel ve savunucudur. -Öfke duygusunu yönetemeyen kişiler, genellikle kendisinde bir sorun olduğunu ve onarılmaya ihtiyacı olduğunu kabul etmez... -Duyguları yönetememek, iyi veya kötü insan olmaktan değil, çocukluk yıllarından bu yana biriken onlarca olumsuz hissin artık bireyin duygularını kontrol altında tutmasıyla ilgilidir... -Uzun süre depresif öfke yaşayan kişiler bir süre sonra bu duygu halinden haz almaya başlarlar. -Birey mutlu olmak isterken mutlu olmaya ait adımları atamaz. Eşi ile mutlu olmak istediği halde, eşinin yanlış davranışlarını tebessümle karşılayamaz. -Bunalan kişinin bunaltı hissi, her ne kadar soyut olsa da bunaltı sırasında yaşadığı duygu durumu gerçektir. -Yaklaşık 4 hafta sürecek yalıtım sürecinin en önemli özelliği, kişinin kendini insan ilişkilerinden yalıtmasıdır. -Birçok kişi acıyla şekillenmiş duygu dünyasının acıya yatkın yanını müzikle sürekli aynı düzeyde tutmaya gayret ettiğinin farkında değildir. -Köken hisler, geçmişte bir dönem yaşanan olaylar sırasında içimizde birikmiş hislerdir. -Zihin zarara uğramış duyguları yönetemez. Zihin, ancak bastırılmamış duyguları yönetebilir. -Öfke aktif, suçluluk pasif bir duygudur. -Olumsuz duyular hiçbir zaman kendiliğinden oluşmaz... insan ilişkileri sırasında edinilen hislerin sonucunda oluşur. -İçinizde oluşan duygulara izin verin, hiçbiri duygunuzu bastırmayın. -Çocukluk yıllarından itibaren tecrübe ettiğimiz bütün olumsuz hisler içimizde bir birikinti halinde varlığını sürdürür. -Gündelik yaşamda problemli bir durumla karşılaşıldığında bu kök hisler aktifleşir, kişiyi savunma davranışına zorlar. -Birey olumsuz bir olay yaşadığında, kendisine olumsuzluk yaşatan kişiyi yok etmeye, bastırmaya çalışmak yerine, içinde oluşan duyguya odaklanmalıdır. -Onarım sürecinde kişi sıklıkla iç sesleri duyabilir. Organizma onarım sırasından karşılaştığı güçlüğü aşmak yerine kolay olanı tercih eder. Ve kişiyi vazgeçirmeye çalışır. -Onarımın en temel prensibi kişinin 'hangi duygu olursa olsun kendini o duyguya bırakmaması'dır. -İçinize olumsuz duygu almayın... Yaşadığınız olumsuz olayları, olumsuz duygularla desteklemeyin... Kalbinizi her an gözden geçirin, olumsuz duyguları bırakmış kalbinizde yeniden olumsuz duygular birikmesine engel olun. Kaliteli yaşamaktan vazgeçmeyin...
Bırak ve Rahatla
7.8/10
· 1.176 okunma
Okuyacaklarıma Ekle
1
17
240 syf.
·
6 günde
·
Beğendi
·
10/10 puan
İç Huzuru Yaşamak İsteyenlere
Pedagoji alanında Adem Güneş’in bir çok kitabından faydalandım. Bakış açısı, yorumu ve anlatım tarzı bana hitap etti. Bu önemli bir ayrıntı çünkü psikoloji özel bir alandır, samimiyeti yakalayabilirsen fayda sağlayabilirsin. Anne olacağımı öğrendiğim ilk zamanlarda Adem Güneş’in kitaplarıyla tanışmış olmamın verdiği duygusallığın da etkili olduğunu düşünüyorum samimiyeti yakalama konusunda. Özellikle Annelik Sanatı ve Çocukluk Sırrı annelik hayatımın kılavuzları oldu. Kendini Affet kitabına gelecek olursak, okurken hissettiklerimi anlatmanın kelimelerle yetersiz kalacağını düşünüyorum. Her bölümünde bir farkındalık yaşadım. Ama önemli olan bu farkındalığı bilinçaltıma nasıl göstereceğimdi. Eksik olduğum bu yanı ‘Kendini Affet’ ile tamamlayabileceğimi görmek beni heyecanlandırdı. Öyle ki kitabı okurken içimde kelebekler uçuştu, kalp atışlarım hızlandı. Henüz uygulamalara geçmemiş olmama rağmen başarabileceğimin umudu oldu. Kendini affetmenin içimizde yatan aslında bilinçaltımızda olan suçluluk duygularını tanıyıp, onları özgür bırakmakla ilgili olduğunu anlatıyor Adem Güneş. Yaşanmış örneklerle, uygulamalarla her eğitim düzeyinde kişilerin anlayabileceği tarzda yazmış. Bilinçaltımızla nasıl konuşulacağını örneklerle açıklamış. Öz saygısını, öz şefkatini, öz değerini içinde huzurla hissedemeyen, kendisiyle barışmayı isteyen, kendini hatalarıyla kabullenmek isteyen herkese tavsiyemdir. Başucu kitabı olacak kadar değerlidir.
Kendini Affet
8.4/10
· 187 okunma
Okuyacaklarıma Ekle
1
17
240 syf.
·
19 günde
·
Beğendi
·
10/10 puan
Halbuki, affetmek inciten kişi ile değil, incinmiş duygularımızla ilgilidir. İncinmiş duygularımızı incinmenin tesirinden arındırmaktır. İncinmeyi bilinçaltında tutan iki duygu vardır, biri öfke, diğeri kaygı. "Affedilmek, kendini savunmakla değil, incinen kişinin anlaşılmasıyla gerçekleşir. İnciten kişinin incittiği kişinin duygularını anlamak yerine, kendini anlatmaya çalışması incinmeyi çoğaltır." Bireyin geçmişte yaşadığı bir incinmişliğin bilinçaltındaki tesirinden kurtulabilmesi için, incinmişliğin öfkesini veya kaygısını bırakması gerekir. Bu duyguların bırakılması ile kişi rahatlar."
Kendini Affet
8.4/10
· 187 okunma
Okuyacaklarıma Ekle
27