Adem Güneş

Adem Güneş

Yazar
8.2/10
954 Kişi
·
3.525
Okunma
·
354
Beğeni
·
8737
Gösterim
Adı:
Adem Güneş
Tam adı:
Uzm. Pedagog Adem Güneş
Unvan:
Pedagojik Danışman, Aile Danışmanı, Yazar
Doğum:
Ankara, Türkiye, 1969
1969’da Ankara’da doğdu. İlk, orta ve lise eğitimini Türkiye’de tamamladıktan sonra Rotterdam Üniversitesi Pedagoji bölümünden mezun oldu. Yüksek lisansını Sosyoloji bölümünde yaptı. Doktora eğitiminde Sakarya Üniversitesi Rehberlik ve Psikoloji Danışmanlık Bölümü'nde 'Bağlanma Terapisi' üzerine çalıştı. Süleyman Demirel Üniversitesi'nde 450 Saat Aile Danışmanlığı Eğitimi, Amerika’da “Bağlanma Terapisi” eğitimi aldı. WISC-R (WECHLER Çocuklar İçin Zeka Ölçeği) GESEL, METROPOLİTAN, PEABODY, AGTE testleri Uygulama, Yorumlama ve Raporlama eğitimleri aldı.

Adem Güneş, Uluslararası Aile Terapisi Derneği (IFTA-International Family Therapy Association), Amerikan Psikologlar Derneği (APA- American Psychological Association), Oyun Terapisi Derneği (APT- Association for Play Therapy) ve Amerikan Danışmanlar Derneği (ACA- American Counseling Association) üyesidir.

Hollanda’da da yaşadığı yıllarda Alternatif Eğitim sistemlerini inceledi.

Güneş’in Çocuk Eğitimi yaklaşımı, İngiliz Bristol Üniversitesi’nde araştırma konusu oldu.

Çeşitli dergilerde çocuk eğitimine ait yazılar kaleme aldı, ulusal radyo kanallarında çocuk eğitimi programları yaptı.

Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) tarafından yürütülen Çocuk Erken Tanı Uyarı Sistemi (ÇETUS) projesinde yer aldı. TRT Çocuk ve Türk Telekom’da proje danışmanlığı yaptı.

Türkiye Çocuk Zirvesi tarafından Çocuk Dostu Ödülü, Medya Etik Konseyi tarafından Aile ve Çocuk Programları Medya Etik Ödülü ve Çanakkale 18 Mart Üniversitesi Senatosu tarafından Fahri Doktora Unvanı verildi.

Yayınlanmış 20 Türkçe, 2 İngilizce eseri vardır. Çocuk Eğitimi alanında Türkiye’nin en çok satan yazarları arasında yer almaktadır.

Pedagojik Danışman ve Aile Danışmanı olan Güneş halen Parents Türkiye, Mother&Baby, Aktüel Yaşam ve Anadolu Jet dergilerinde yazmaktadır.

Adem Güneş, “Çocuğa duyarlılığın artmasının bir toplumun psikolojik iyi oluşuna katkı sağlayacağını” vurgulamaktadır.

Adem Güneş evli ve dört çocuk babasıdır.
Çocuğun iki doğumu vardır... Birisi fizyolojik doğumu, diğeri ruhsal doğumu...

Fizyolojik doğum 9 ayda gerçekleşir. Anne karnındayken çocuğun gözü, burnu, kulakları oluşur; ayakları, parmakları oluşur. .. Ve bu fizyolojik organlar yeterli olgunluğa erişince dünyaya gelir çocuk. ..

Ancak çocuğun ikinci doğumu için bir duygusal gelişime ihtiyacı vardır.

Ama ruhun gelişimi fizyolojik gelişim gibi hızlı olmaz. Fizyolojik hız ile ruhsal hız arasındaki oran dörtte birdir. Ruh fizyolojiden dört kat daha yavaş gelişir... Adeta bir tırtıl gibidir

Dokuz ayda dünyaya gelen çocuk, dört kat mesafeyle 3,5 yaşlarında ruhsal olgunluğa erişir.

İşte bu yüzden, mizaçtan mizaca değişse de yaklaşık 3,5 yaşından sonra yaşama gözlerini açar çocuk... İçinde bulunduğu dünyayı fark etmeye ve bir bilinç seviyesinde etrafıyla iletişim kurmaya çalışır.

İşte bu, çocuğun ruhsal doğumudur...
Mahremiyet eğitiminin amacı çocuğa "utanç duygusuyla çekingenlik kazandırmak" değildir.
Adem Güneş
Sayfa 20 - Timaş Yayınları
Sürekli açık olan bir televizyon, müzik ve internet ortamında çocuk ruhsal incelmeler elde edemez...
Ruhsal incelme elde etmeden, nezaket ve zarafetin ilk adımı atılamaz.
Çocuğun ruhsal incelmesini sağlayacak faaliyetlerden biri, evcil hayvanlardır.
Özellikle kedi, ruhsal incelme için bulunmaz bir fırsattır.
Kedinin tüyleri, kendine has ciddi duruşu, sevecenlik arzusu, çocukla kuracağı bağ, onun duygusal kazanımları açısından önemlidir.
Adem Güneş
Sayfa 40 - Timaş Yayınları
Çocuğa kazandırılacak en üstün özellik içinde bulunduğu anın keyfini çıkarmak, başkalarının yapıp ettiklerine odaklanmamaktır...
Her çocuk özeldir. .. Ve her çocuğun kendine has bir yaratılışı vardır. “Mizaç”tır bunun adı...

Her çocuğun mizacı diğer çocuklardan farklıdır.

Çocuk yetiştirmenin en önemli tarafı, çocuğu mizacını bozmadan yetişkinlik yıllarına eriştirmektir.

Mizacının bozulmaması ise çocuğun kendini güvende hissettiği bir ortamda bulunmasıyla mümkündür.

Sürekli engellenen ve çocukluğu eleştirel bir ortamda geçen kişinin mizacını ortaya koyabilmesi imkânsızdır...

Mizacı gereği cıvıl cıvıl olan bir çocuğun cıvıltısını “gürültü yapıyor” diye engellemek, onun mizacının ortaya çıkmasını da engellemektir.

Bir çocuğun başına gelecek en kötü şey, var olduğu hali ile mizacını ortaya koyamaması, kendinlik bozukluğu yaşamasıdır.
192 syf.
·47 günde·Puan vermedi
Yine herkesin okuması gerektiğini düşündüğüm bir kitap daha... Hele ki söz konusu canımızın parçası, geleceğimiz olan evlatlarımız ise okunması her ebeveyn ıcın farz olan bir kitap... Eğer anne baba oldu iseniz her yerde illa ki kurallar, kitaplar doğrultusunda hareket etmeniz gerekmiyor çocuklarınızı eğitmek için. İçgüdüsel olarak onları koruma fıtratı ile yaratılmışız. Lakin bazen yanlış eğitim sonucu, çevre etkisi, baskısı ıcın istemeden de olsa o minik kalplere zarar verebiliyoruz . Onun için toplum olarak özellikle hangi konularda yanlış yaptığımızı kitabı okuyunca daha iyi anladım.
Şöyle bir durum da söz konusu mahremiyet eğitimi ile cinsel eğitim farklı şeyler. Hala var mı şu an böyle eğitimler bilmiyorum ama biz ortaokul döneminde iken ergenlik çağı ve cinsel eğitim hakkında toplu bir seminer düzenlenmişti okulda . Hocamız bu tür eğitimlerin kesinlikle iyi olmadığını bu tür bilgilerin her çocuğa, gence ayrı ayrı verilmesinin uygun olduğunu bildiriyor.    
 Kitaptakı konular genelde kısa kısa bölümlerden oluşuyor ve çoğu konu ile alakalı Pedagog yardımı isteyen bireylerin hikayeleri anlatılıyor .Bazı hikayelerin doğru olduğunu düşündukce karnıma kramplar giriyordu doğrusu. Çocuklarımıza mahrem sınırlarını nasıl öğretebiliriz, onları kötü niyetli insanlardan,istismarlardan nasıl daha iyi koruyabilirız, en önemlisi onların kendi sınırlarını bilip hain kalplerin bakışından dahi rahatsız olmasını nasıl sağlayabilirizi çok güzel işlemiş Adem Hocamız. 

  Çocukları korumak isterken dikkatli olmadığımız taktirde onları insanlara karşı güvensiz, şüpheci, toplumdan soyutlanıp korkan bireyler haline getirebiliriz, bunun için korkutmak yerine ,biri sana şeker verince alma ve gibi şeyler yerine onların daha bebeklik döneminden itibaren mahremiyet sınırlarını koruyup nezaket eğitimi vermek çok daha faydalı olur. 

    Kitapta dikkatimi çok çeken konulardan biri de toplum olarak 'çocuklarımızın HAYIR 'ı  ne kadar da önemsiz, kıymetsiz. Bir çocuk Hayır demeyı çok iyi  bilir ama zamanla anne babalar bunu yok saya saya  nasıl da köreltiyor kişiliğini . Yemek yemezHAYIR der anne umursamaz zorla yedirir,  çocuk evde oturup anne baba ile o ev ziyaretine gitmek istemez, zorla götürülür. Zamanla çocuk Hayır demenin önemsiz olduğunu ise yaramadığını görür bu sefer yabancı birinin kötü emellerine karşı koyacak bir hayırı bile kalmaz....

   
      Çocuğa herhangi bir müdahale yapılınca örneğin üst başı temızlenecekse,giydirilıp,sevilip öpülecekse, onun onayı alınmalıdır, evet küçüktür anlamaz belki ama zamanla onun izni olmadıkça kimsenin onun bedenine dokunamayacağını , onun sınırlarını ihlal edemeyeceğini de çok iyi öğrenir. Anne babası olsanız dahi onu öperken , onun benlik sınırları içine girerken izin almalısınız. Ve hayır opturmek istemiyorsa onu zorla öpmeyin, kızım deden o dayın o halan o teyzen o diye diye çocuğun zorla sevılmesını onaylamayın . Çocuğunuza gereksiz kurallar koyup onu bastırmaya çalışmayın, öfkeli olduğu zamanlarda ofkesını kullanmayı öğrenmeli, çığlık atmayı bilmeli,  gereksiz tepkiler değildir bunlar.  Kitapta bu konular işleniyor genel olarak ve erkek ve kız cocuklarında istismar durumlarında ne gibi değişik ruh halleri ortaya çıkıyor onu anlatıyor yazarımız.

     Ve  Son olarak bir çocuk istismar edildiğine dair birşeyler anlatıyorsa kesinlikle çocuktur uyduruyordur gibi düşüncelere kapılmayın, aksine çocuk istismarı saklayabilir ama bu konuyu asla yalan söyleyip açığa vurmak gibi birşey yapmaz . 

    Okuyun , okutun lütfen.....  Bol bol istifade  etmeniz dileğiyle.... 

     

   

   
192 syf.
·16 günde·Beğendi·9/10
Her ebeveynin, evlenecek olanların, çevresinde çocuk bulunanların okuması gereken kitaplardan biri. Öncelikle şunu belirtmeliyim ki; liseden mezun olmuş, üniversite eğitimi almayıp sadece kurslara gitmiş insanlardan bu konular hakkında bilgi almayın ve onların yazdığı kitapları okumayın. Adem Güneş gibi alanında uzman kişileri takip etmek sizi daha iyi bir ebeveyn, amca, teyze, hala vs. yapacaktır. Kitabın içeriğine gelecek olursak, kitapta çocuklar için mahremiyet eğitiminin yanısıra sizin ve çevrenizdekilerin çocuklara nasıl davranmanız gerektiği, doğru bildiğiniz yanlışlar ve bunların telafileri bulunuyor. Ayrıca yaşanmış olaylarla desteklenmiş anlatım size, çocuğunuzun yaşamaması gereken olaylar öncesinde bilgi edinme açısından yardımcı olacaktır. İyi okumalar
216 syf.
·12 günde·10/10
Tüm annelere, babalara, anne baba adaylarına, öğretmenlere, öğretmen adaylarına, eğitimcilere tavsiye ediyorum. Çocuk yetiştirmek belkide dünyanın en önemli işi ve bu iş için anne baba adaylarının kendilerini çok iyi hazırlamaları gerekiyor fakat şu da bir gerçek ki bilmek ve uygulamak çok farklı. Sabırlı olmanın erdemi hakkında çok kitap okusanız da sabırlı olmanız gereken durumda sabır gösterebilmek çok daha zor. Yani önce bilgi daha sonra irade göstererek uygulama gerekiyor. Bilgiler gerektiği gibi kullanılmayınca hiçbir işe yaramıyor maalesef. Eğitim ailede başlar okulda ve sokakta devam eder. Kaliteli bireylerin yetiştirilebilmesi için bu tür kitapların daha çok yazılıp okunmaları gerekiyor...
224 syf.
·Beğendi·9/10
Ait olma duygusu karmaşık bir ihtiyaç olduğundan yazar bu konuyu çocukluk döneminden ergenlik dönemine kadar ele almış.Bir yanımız özgür olmak isterken,diğer yanımız güven duyduğumuz aile,dost ve arkadaşlarımızın arasında onlarla beraber olmayı ister.Aidiyet duygusunun gelişmesi ve bireyin huzur bulduğu ortamların özellikle aile içinde olmasının nasıl sağlanacağını anlatan bir eser...
Kesinlikle ebeveynlere çok şeyler katacak bir eser...
288 syf.
·4 günde·8/10
Kitap, bireyde duygusal farkındalık oluşturmak için yazılmış. Yani bir tedavi kitabı değil; yoğun depresyon, anksiyete, düşük benlik algısı, öfke kontrol bozukluklarınız varsa öncelikli olarak bir uzmandan yardım almanızı tavsiye ederim.

~

Adem Güneş’in pedagoji kitaplarından farklı olarak, kişisel gelişim tarzındaki bu kitabında; adım adım uygulandığında çok işinize yarayacak kıymetli bilgiler var fakat uygulaması büyük özveri istiyor. Kişi buradaki bilgileri uygulayacağım derken bazı süreçleri sağlıklı bir şekilde yapamadığından dolayı daha çok depresyona sürüklenebilir ya da daha fazla sinirli bir hale gelebilir. Bu yüzden uzmandan destek almanızı önerdim yorumun başında.

~~

Kitap 6haftalık bir uygulama programı içeriyor. İlk olarak kendinizi sosyal medyadan, Tv’den, ve insan ilişkilerinden soyutlamanız gerekiyor. Kişi kendiyle baş başa kalarak duygularını anlamaya çalışacak. 6haftalık program içerisinde eşiniz ve çocuklarınız hariç hiç kimse ile duygusal temasa girmemeniz gerekiyor. İşin uygulaması en zor kısmı bu. Bünye kendiyle baş başa kaldığında çeşitli egzersizlerle içindeki duyguları hissedip yönetmeyi öğrenmeye çalışıyor. En son kısım bırak ve rahatla bölümündeyse, kişisel gelişim kitaplarında olduğu gibi tavsiyeler var. Kendine iyi davran, hayata karşı pozitif cümleler seç gibi...
~

Onarım hikayeleri bölümünde de danışmanların yaşadıkları deneyimlere yer verilmiş, en çok kadın danışan olması da ayrıca ilgimi çekti. Ya kadınları en çok erkekler delirtiyor ya da kadınlar çok hassas olduğu içinde bulundukları olumsuzluk hissini kabullenemeyip kurtulmak istiyorlar(en iyisini yapıyorlar).

~

Buraya kadar okuduysanız teşekkür ederim . Eğer gerçekten size geçmişten gelen ve bugün acı veren içinden çıkamadığınız duygularınız varsa emdr terapisini öneririm. Bilişsel bir terapi olan emdr, geçmişin size yaşattığı acı hisleri siliyor. Daha kaliteli bir hayat yaşamanızı sağlıyor. sağlıcakla kalın.
192 syf.
·12 günde·10/10
Bence çok değerli bir Pedagog!
Cocuklar tacize uğrayınca ne yapmak değil, aslında tacize uğramayacak bilinci vermeyi ön göruyor anlatıyor..

Şu var bir çocuk bilinçli yetişe, mahrem egitimi verilmeli diyor Adem Güneş nasıl ? 4 yaşinda çocuk cıplak girmemeli banyoya.. kapı açık tuvalet alıştırilmamalı. 4 yaşında bir cocuk evde anadan doğma gezmemeli. Kendi giysisini kendisi giymeli.. 7 yaşında bor çocuğun odaşina girerken kapıyı calmalı, gorebilirmiyim diye sormalısın ! Neden? 
Belki üzerini giyiyor!
Ama annesiyim? 
Ya da babası?
Asla diyor. 
O ciplaklık ile kimsenin karşısına olmamalı! 
Sebep . 

Kitapta! Herşey mantıken cevaplanmıs.. ve araştirmalar ile...

Adem Güneşin sitesinde sesli konuşmaları mevcut 10 dakika dinleyin rast gele bir tanesini...

Söz konusu tacizci suçlu. Fakat görüyorum ki biz anne-babalar amcalar halalar teyzeler.. bir o kadarda biz suçluymuşuz!
Neden?
Çünkü sürekli yanlış davraniyor, ve yanlış egitiyoruz.

Bir onceki okuduğum kitapta 
"Sen ben ve çocuklarımiz" orada da ne kadar yanlış müdahale ettigimizi egittiğimizi anlatıyorsu..

Yanlış eğitim, yanlış nesil, yanlış birey!
Oysaki çocuk asla dudaktan opülmez! Gibi. Ne var annesiyim.. olmaaazz..!

Sen öpersen herkes öper!
Olay burdan başliyor

Bilinçsiz Ebeveynleriz ve abla abi....leriz. bunu her çocuk kitabı okuyuşumda daha iyi anliyorum.


Kitap okumakta zorlananlara ve de bende çocuklar hakkında bilgi sahibi olmak isterim diyenlere de farkli konularda "Radyo Yayını'nı" dinleyebilir ve bu bilgilerden faydalanabilirsiniz..

http://www.ademgunes.com/?radio-program

Konuyu daha fazla uzatıp sizi sıkmakta istemem.
İyi okumalar dilerim..
10 puanı da hak ediyor bence
204 syf.
·10/10
Adem Güneş’in bu eseri tüm ebeveynlerin karşılaştıkları problemlere ışık tutuyor.Kitabın bölümlerinden altını en çok çizdiğim kısım kreş meselesi oldu. Günümüz yaşam standartlarını göz önüne serdiğimizde bir çok anne çalışıyor, çalışmak zorunda kalabiliyor. Kimininki maddi yetersizlik; kimi psikolojik, ev kadınlığını aşağılık bir mesele gördüğünden ya da para kazanıp daha rahat harcama düşüncesi ile v.b bir çok nedenle sabah erkenden çıkıp gece geç saatlerde eve gelebiliyor. Kitapta bu meseleye şöyle değinilmiş; ‘’Bir yandan "maddî yetersizlikler" bahanesi, bir yandan modern hayatın pembe düşleri, maalesef anneleri çalışma hayatına itmektedir. Hâlbuki bir annenin en mutlu olduğu an, bebeğine annelik yaptığı andır. Hiçbir anne, bebeğini kucağında sallarken aldığı huzuru başka bir yerde bulamaz. Hem anne hem de çocuk açısından bakıldığında (ilk dört yaşta) annenin çocuğunu bırakıp çalışmasını tavsiye etmiyoruz.’’

Ağzı sütten yeni kesilmiş onlarca çocuk sabah uykusu mahmurluğuyla ağlaya sızlaya kreşlere bırakılabiliniyor. Bu arada günümüzde öyle yaygınlaşmış ki kültür diyorlar bunun adına, ihtiyaç diyorlar, çocuğun sosyalliğe- arkadaşlığa ihtiyacı var diyorlar, bu nedenle artık anneler evde dahi olsa küçücük çocukları kreşlere yollayabiliyorlar.Adem bey’in bu konu hakkında ki görüşleri de şu şekilde; ‘’Çocuklar, özellikle ilk dört yaş döneminde, anneye "muhtaç"tır. Bu öylesine bir muhtaçlıktır ki çocuğun her gözünü açtığında annesini görebilmesi, korku ile ürktüğü her an annesinin sesini duyabilmesi ve teselli alabilmesi, acıktığında, susadığında annesini karşısında bulabilmesi hayatî önem taşımaktadır. Çocuk bu "güven" içinde, ve sevgi zenginliği içinde hayata adım atmalıdır.’’

‘’(...)yapılan araştırmalar gösteriyor ki çocukların ilk dört yılda anneye olan muhtaçlıkları kesintiye uğrarsa ileriki yıllarda "güven" sorunu oluşmaktadır. Annesinden kopuk olarak büyümüş çocuklar hayata güven duymakta zorlanmakta, etrafına yeterince güven duyamamaktadır. Bu öylesine bir güvensizliktir ki evlendiğinde eşine karşı güveni zayıf, iş yerinde arkadaşına karşı güvensizdir. Ayrıca böylesi çocuklar yetişkinlik döneminde bir yandan annelerinden tamamlayamadıkları sevgiyi etraflarından devamlı aramakta, öte yandan kendilerinden sevgi bekleyen kişilere karşı da yeterince sevgi verememektedirler. Sanki sevgi kanalları kapanmış gibi hem sevgiye aç hem de sevgi cimrisi olmaktalar.’’
288 syf.
·Puan vermedi
Aile kurmayı isteyen her birey okumalı diye düşünüyorum. Anne ve baba olmak nedir ? Önce bu soruya cevap aramalıyız. Önce kendimizi, ruhumuzu büyütelim ki karakteriyle gurur duyucağımız çocuklar büyüsün. Bizim yapamadığımızı ona yaptırmak, mesleğini belirlemek yerine iyi kalpli ve cesur olmayı öğretmeliyiz.

Yazarın biyografisi

Adı:
Adem Güneş
Tam adı:
Uzm. Pedagog Adem Güneş
Unvan:
Pedagojik Danışman, Aile Danışmanı, Yazar
Doğum:
Ankara, Türkiye, 1969
1969’da Ankara’da doğdu. İlk, orta ve lise eğitimini Türkiye’de tamamladıktan sonra Rotterdam Üniversitesi Pedagoji bölümünden mezun oldu. Yüksek lisansını Sosyoloji bölümünde yaptı. Doktora eğitiminde Sakarya Üniversitesi Rehberlik ve Psikoloji Danışmanlık Bölümü'nde 'Bağlanma Terapisi' üzerine çalıştı. Süleyman Demirel Üniversitesi'nde 450 Saat Aile Danışmanlığı Eğitimi, Amerika’da “Bağlanma Terapisi” eğitimi aldı. WISC-R (WECHLER Çocuklar İçin Zeka Ölçeği) GESEL, METROPOLİTAN, PEABODY, AGTE testleri Uygulama, Yorumlama ve Raporlama eğitimleri aldı.

Adem Güneş, Uluslararası Aile Terapisi Derneği (IFTA-International Family Therapy Association), Amerikan Psikologlar Derneği (APA- American Psychological Association), Oyun Terapisi Derneği (APT- Association for Play Therapy) ve Amerikan Danışmanlar Derneği (ACA- American Counseling Association) üyesidir.

Hollanda’da da yaşadığı yıllarda Alternatif Eğitim sistemlerini inceledi.

Güneş’in Çocuk Eğitimi yaklaşımı, İngiliz Bristol Üniversitesi’nde araştırma konusu oldu.

Çeşitli dergilerde çocuk eğitimine ait yazılar kaleme aldı, ulusal radyo kanallarında çocuk eğitimi programları yaptı.

Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) tarafından yürütülen Çocuk Erken Tanı Uyarı Sistemi (ÇETUS) projesinde yer aldı. TRT Çocuk ve Türk Telekom’da proje danışmanlığı yaptı.

Türkiye Çocuk Zirvesi tarafından Çocuk Dostu Ödülü, Medya Etik Konseyi tarafından Aile ve Çocuk Programları Medya Etik Ödülü ve Çanakkale 18 Mart Üniversitesi Senatosu tarafından Fahri Doktora Unvanı verildi.

Yayınlanmış 20 Türkçe, 2 İngilizce eseri vardır. Çocuk Eğitimi alanında Türkiye’nin en çok satan yazarları arasında yer almaktadır.

Pedagojik Danışman ve Aile Danışmanı olan Güneş halen Parents Türkiye, Mother&Baby, Aktüel Yaşam ve Anadolu Jet dergilerinde yazmaktadır.

Adem Güneş, “Çocuğa duyarlılığın artmasının bir toplumun psikolojik iyi oluşuna katkı sağlayacağını” vurgulamaktadır.

Adem Güneş evli ve dört çocuk babasıdır.

Yazar istatistikleri

  • 354 okur beğendi.
  • 3.525 okur okudu.
  • 178 okur okuyor.
  • 2.371 okur okuyacak.
  • 42 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları