Birçok insan makam, başarı hırsı, diploma sevdası, rahatını muhafaza etmek gibi mal biriktirme meseleleri için ömrünü harcıyor. Peki insanlar neden sürekli mal peşinde koşuyor? Çünkü insan bunları elde edince mutlu olacağını zannediyor. Cesedi bu kadar yormanın sebebi mutluluk arayışıdır. Halbuki mutluluk, cesede değil ruha has bir özelliktir . İnsan bunu bir türlü anlamıyor.
Eğer insan sevgi ayarını iyi yapamazsa kalp, ilk alaka duyduğu şeye sonsuz sevgi veriyor. Çünkü insanda sevginin de nefretini de sınırı yoktur. Kişi bir şeyi telef oluncaya kadar sevebilir. Kalbini kullanma kılavuzuna göre kullanmayan insan ise çok acı çeker ve stresli olur.
Mesela ,açlık olmazsa yemeğin lezzeti anlaşılmaz . Hastalıklar olmazsa sağlıktaki lezzet anlaşılmaz. Çünkü bir şeyden lezzet alabilmemiz onun zıttına bağlıdır. Nisbi lezzette zıtlık ortadan kalktıkça lezzet düşüşe geçer.