kdervisoglu

-Niçin haklısın... Niçin haksız? Bak sana izah edeyim evlat... Ateş gibi bir gençsin... Durmadan çalışıyorsun... Amirlerin bidayette senden hoşnutluk getiriyorlar... Makine gibi mütemadiyen işlemene hayret ediyorlar... Fakat bir zaman sonra alışıyorlar... Bunu tabii görmeye başlıyorlar... Nasıl ki akşama kadar havyar kesen (vaktini boşa geçiren) öteki arkadaşlarına evvela bağırıp çağırmışlar, sonra onların tembelliğine, sersemliğine, mendeburluğuna alışmışlar, bunda bir fevkaladelik görmemeye başlamışlardır... Bir gün ezkaza sen de onlar gibi daireye geç geldin, işleri biraz astın mı gözleri faltaşı gibi açılıyor... Onları görmüyorlar, çünkü onlar her günkü vaziyetlerindedir... Seni görüyorlar çünkü sen o gün bir gün evveline nispetle daha fena vaziyettesin. Şu beğenmediğimiz, akılsızlığa misal olarak zikrettiğimiz eşeklerin içinde ne filozof kafalılar vardır bilir misin evlat?... Yedikleri sopanın miktarı ne olursa olsun yürüyüşlerini değiştirmezler. Hızlı gitmenin sopadan kurtulmak için çare olmadığını, çünkü sahiplerinin büsbütün hırslarını arttırarak kendilerini atlarla yarıştırmaya sevk edeceğini biliyorlar... Biliyor musun evlat... Amirlerin senden şikayete başladılar... "Nafile... Günden güne tembelleşiyor," diyorlar... A gafil çocuk ne olur şu işe tersinden başlasaydın, yani evlat bu kadar şevk ile işe sarılmayıp da yavaş yavaş açılsaydın... Amirlerin de "Mürsit, amma cevherli çocukmuş... Günden güne terakki ediyor!" deseydiler...