belgin

betonun hüznünden doğdum suyun isyanından güneşin kırılganlığına dokunup geliyorım. sana söz yakışır ağzını hazırla...
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
kendime de kırıldım az çok hayatımdan teğet geçen kadınlara olduğu kadar,
insan ölüyorsa acıdan ölür bir gün kendine bir daha uğrayamadığından koyduğu yerde durmayışındandır hayatın
bana kanatlarımı bıraktırdılar bana ihaneti öğrettiler başka haber yok
sardunyalara su vermekle unutamadığımız şeymiş aşk: alnından bir günaydın gibi düşürdüğün sabah sağ yanımda unuttuğun keder