Bir kitap okudum ben 1800'lü yıllarda yazılan, tarihte; zaman yolculuğu konusunu ilk defa ele alan bir kitap,kendinden sonra ki bilim kurgu yazarlarına ilham veren bir kitap.
Kitap ama sadece kitap değil yazıldığı yüzyılı göz önünde bulundurduğumda satırlarda oluşturulan uzak gelecekteki varlıkların, şuan ki animasyon ve bilim kurgu dizilerinde izlediğim yaratıkların suretleri olduğuna şahit olduğum bir kitap.
Evet temeli bilim kurguyla atılmış bir kitap, ama son derece gerçek olan insanlık sorunlarının zamanla ne hale gelebileceğini okura öyle bir gösteriyor ki -Ben gerçekçi kitaplar okurum bilim kurgu benlik değil- diye düşünen insanları utandıracak türde bir kitap.
İnsanların zeka, yaşam hatta genlerinin evrimleştiği, ahlakın ve bütün olguların yozlaşıp yok olduğu bir dünya da bile minnettarlık ve nezaketin insan kalbinde hala var olduğunu gördüm.
Son olarak kitabı en iyi tanımlayan,kitaptan bir cümle bırakıyorum " Hikaye çok fantastik ve inanılmaz, anlatılış şekli ise çok güvenilirdi."
Minnettarlık ve nezaket hep bizimle olsun..
Medeniyetin büyüyen yığınının en sonunda yıkılıp yaratıcısını öldürecek hale geldiğini gördü.
Sonumuz oraya varacak olsa bile bize düşen öyle olmayacakmış gibi yaşamaktır.
Değişimin ve değişime gereksinimin olmadığı yerde zeka yoktur.
Sadece çeşitli ihtiyaçlara ve tehlikelere uyum sağlamak zorunda kalan canlılar zekayı tadar.