Eyyüp Keleş

Eyyüp Keleş
Paylaşımlarım kendime ait notlardır
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Yaşamımız 1. Bölgeyi kontrol edemeyeceğimiz halde kontrol etmeye çalışarak zaman tüketmekle değil, II. Bölgeye yani değer ve ideallerimize dönük davranışlar geliştirerek değişir. II. Bölge'ye ilişkin bir şeyler yapmanın ve hayatımızı istediğimiz yönde değiştirmenin ilk adımı I. Bölge'yle uğraşmayı bırakmak ve II. Bölge'ye yönelmektir. Bu anlamda kişinin olumsuz duyguları, gerektiği gibi uygun yerde kullanılır ve yararlı biçimde değerlendirilirse, düşün- celeri onun en büyük yardımcıları haline gelebilirler. Her bireyin kendi açısından iyi yaşamı bulmasında kendi duyguları, özellikle de olumsuz duyguları en büyük yardımcısıdır. O halde olumsuz duygularımızla başlayalım işe...
Sayfa 136·Kitabı okudu
Nasıl ki bir insanın karnını tok hissetmesi için yemek yemesi gerekiyorsa, mutluluk da benzer şekilde kişinin kendisine uyan etkinlikler yapması ve bundan sağladığı doyumla gerçekleşir.
Sayfa 124·Kitabı okudu
Düşüncenin düşünce olduğunu ve işlevini unutup düşündüklerimize gerçek olarak bakarsak, üstelik düşüncemiz gerçekdışı, uygunsuz ve yararsız varsayımlardan oluşuyorsa, işte o zaman düşüncenin kendisi önemli bir sorun kaynağı haline gelir.
Sayfa 101·Kitabı okudu
Algı ve düşünceyle gerçeği eş görme kaçınılmaz bir insani özelliktir. Ancak eğer düşüncelerimiz ve duygularımız bize sorun yaratan davranışlara yol açıyorsa, bunlar üzerinde bir farkındalık geliştirmemiz gerekir. Böylesi bir sorun yaşıyorsak unutmamız gereken ilk şey, algı ve düşüncelerimizle dış gerçekliğin veya olup bitenlerin birbirinden ayrı olduğudur. Özetle, gerçek ayrı bir şeydir, düşünce ayrı. "Ne yani, bu basit şeyi biz bilmiyor muyuz?" diyebilirsiniz, fakat bu basit gerçeği hepimiz sık sık unuturuz. Düşüncelerle bağlantılı duyguları, iç dünyamızı yansıttıklarını unutup dış dünyayı, yani gerçekliği yan- sıtıyormuş gibi alır ve hareket edersek davranışlarımız gerçeklikten kopuk hale gelmeye başlar. Üzerine araba gelince korkan ama daha sonra yürürken endişe duyan kişi kendisinin "ezilmediğini", aslında sadece ve sadece, "Çok dikkatsizim, her an yeniden böyle bir şey başıma gelebilir," diye düşündüğünü, endişesinin buna bağlı olduğunu unutursa işte o zaman sorun başlar. Aslında rahatlıkla yaya olarak sokakta dolaşabilecek yetkinlikteyken, sanki kendisini dikkatsiz ve her an ezilebilecek birisi gibi görmeye, dışarı çıkmaktan kaçınmaya başlarsa o zaman yaşamı kısıtlanır ve bu düşünceye uygun davranışı ona zarar verir. Yani düşüncesini gerçek gibi görüp, "Çok dikkatsizim, her an yeniden böyle bir şey başıma gelebilir," diye inandığında yapılacak en iyi şey "dikkatsizliğinin sonuçlarından kaçınmak olduğu için eve kapanıp dışarı çıkmama- yı seçer. Aynı şekilde, diğer örnekte, arkadaşımızın "bizi önemsemediği, bize değer vermediği" düşüncesinin de sadece bir düşünce olduğunu unuttuğumuzda, bize "değer vermediği"ni gerçek kabul ederek onunla görüşmeyi keseriz. Düşüncelere bağlı duygular iç gerçekliğimizin önemli bir yanı olan ideal ve isteklerimizi yansıt tığı için
Sayfa 98·Kitabı okudu