atlantis

atlantis
@kelimeterbiyecisi
my thoughts turned into the words and connected each others with poetic way
telif hakkını aldığım ilk şiirim (ol)
sen, kör bıçağını kalbim için biledin ben, kalan vaktimi seni yazarak geçirdim ölmek diledim kendimi bulmazken senden göz yaşlarıma eşlik etti gök yaşları ama toprağım kupkuru kaldı yazdıklarımı ritimle okusaydın son dinlediğin şarkı olacaktım bak bıçak bilendikçe sonu geldi işaretlerin şimdi baştan bak o işaretler sayesinde araftayım bir harf bile olamazken kelime istedin benden bende inanmayı bıraktım vadettiğin güller yeni günü tanımadan soldu taze güllerin arasında ilk solan yüzüm oldu.
Bana Ait
Reklam
Bir gök'yüzü güneşe siper etti kendini Gözlerim kamaştı ama ses etmedim Taşlı yollar üzerinde 6 ayak sesi İleriye basıp geriye doğru gittim şimdi taşların tozları silindi ayaklarımdan güneş, o günkü gibi parlamadı hiç yüzüme sonraları fark ettim kamaştıranın kimliğini ve hâlâ korkudan taktığı gözlüğün rengini aptal diyologların ve eski bir şarkının peşinde kelimeler sakladım mavi rengi o günden beri hiç giymedim güneşin tepede olduğu o günün tarihini hangi takvimde arasam bulamadım şimdi eski renkleri görmek için hangi hapı içmeliyim?
Düşünce
Bulvar
Yayınlanmamış bir hikayeden alıntı; "Senden yana duyulmayacak kadar eskidiğimde, beni hatırlamaya devam eder misin?"
Bulvar
Çok sevdiğim bir yazarın yayınlanmamış bir hikayesinden... Alıntı; Gel demek işe yaramıyordu demek ki. Gel demek bir küfür, bir yok oluş sancısıydı kadın için. Şimdi ben gel fiilini bütün zamanlara ve bütün kişilere çeksem çekebildiğim kadar, neye yarar ki? Gel kelimesi, hatırladığım ömür parçasında sarf ettiğim en zor ama en içten sözdü oysa. Sessizliğin kollarında yeni bir dil öğrenmek, yeni bir çare keşfetmek mümkün değil. Şimdi gitmekten başka bir yol yok önümde.
1K