Her şey kötü gittiğinde, değişimin gerçekleşebilmesi için dibe vurmamız gerekir. Çıkış yolunu bulabilmek için bazen kendimizi tuzağa düşmüş gibi hissetmemiz gerekir. Kendimizle güpegündüz, ferah bir ortamda yüzleşemeyiz. Çalan şarkıyı dinleyerek radyonun ne olduğunu anlayamayız. Nasıl yapıldığını görebilmek için bazen radyoyu kırmak gerek.
Benim yaşımdayken baktığın her şeyde o şeyle ilgili çok eski anıları hatırlaman ne tuhaf. Yaşam kitabında katıksız bir 'şimdi' yok. Önceki sayfada yazılı sözcükleri her daim görebiliyorsun, mürekkepli gölgeleriyle karşındaki şeyi karartıyorlar. En azından bulanıklaştırıyorlar.