Gizem

Bir defasında da iman ettikleri dinin gereklerini öğrenmek için Medine’ye gelen ve birkaç gün kalan Yemenli bir heyet, memleketlerine geri dönmek için izin istemişti. Peygamberimiz ﷺ bu özel heyete
Allah Resûlü’nün hedefi, inançlı, dindar, ahlaklı ve iffetli bir gençlik oluşturabilmekti ve tüm gayreti bu yöndeydi. Bunun için her fırsatı değerlendirir; kimi zaman çarşıda pazarda, kimi zaman evlerde veya mescitte, bazen yolda giderken kısacası uygun bulduğu her ortamda ve her vakitte İslâm’ın aydınlığında yürümeleri için gençlere yol gösterirdi. Bir seferinde aynı binek üzerinde yolculuk yaptıkları sırada arkasında oturan genç yeğeni Abdullah b. Abbas’a şunları söylemişti: “Delikanlı! Sana bazı şeyler öğreteceğim. Allah’ı gözet ki Allah da seni gözetsin. Allah’ı gözet ki Allah’ı daima yanında bulasın. Bir şey istediğinde Allah’tan iste! Yardıma muhtaç olduğunda Allah’tan yardım dile! Şunu bil ki bütün insanlar sana fayda vermek için toplansa Allah’ın takdiri dışında sana faydalı olamazlar. Ayrıca bütün insanlar sana zarar vermek için toplansa Allah’ın takdiri dışında sana hiçbir şeyde zarar veremezler. Bu konuda kalemler kaldırılmış, sayfalar(daki yazılar) kurumuştur.
Sayfa 43·Kitabı okuyor
“İnsanoğlu kıyamet günü Rabbi katında beş şeyden hesaba çekilmedikçe ayakları hiçbir yere hareket edemeyecektir; ömrünü ne yolda tükettiğinden, gençliğini ne uğurda yıprattığından, malını nereden kazanıp nerede harcadığından ve öğrendiği bilgilerle nasıl amel ettiğinden.” diyen Allah Resûlü, gençliğin en kıymetli nimetlerden biri olduğuna dikkat çeker ve bu verimli çağı Allah yolunda güzel amellerle süslemenin önemine işaret ederdi.
Sayfa 42·Kitabı okuyor
(Hz. Lokman’ın oğluna tavsiyeleri:) Kovulmuş şeytanın şerrinden Allah’a sığınırım, Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın Adıyla; “-Yavrucuğum! Allah’a ortak koşma! Doğrusu şirk, büyük bir zulümdür... Yavrucuğum! Yaptığın iş (iyilik veya kötülük), bir hardal tanesi ağırlığında bile olsa ve bu, bir kayanın içinde veya göklerde yahut yerin derinliklerinde bulunsa, yine de Allah onu (senin karşına) getirir. Doğrusu Allah, en ince işleri görüp bilmektedir ve her şeyden haberdardır. Yavrucuğum! Namazı kıl, iyiliği emret, kötülükten vazgeçirmeye çalış, başına gelenlere sabret. Doğrusu bunlar, azmedilmeye değer işlerdir. Küçümseyerek insanlardan yüz çevirme ve yeryüzünde böbürlenerek yürüme. Zira Allah, kendini beğenmiş, övünüp duran kimseleri asla sevmez. Yürüyüşünde tabii ol, sesini alçalt. Unutma ki, seslerin en çirkini merkeplerin sesidir.” Muhakkak ki Yüce Olan Allah Ne Güzel Ne Doğru Söyledi (Lokmân Sûresi, 31/13-19)
Sayfa 25·Kitabı okuyor
Kovulmuş şeytanın şerrinden Allah’a sığınırım. Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla, “Onlar Rablerine inanmış gençlerdi.” “Biz de onların doğru yola bağlılıklarını arttırdık.” Muhakkak ki Yüce Olan Allah Ne Güzel Ne Doğru Söyledi. Kehf Sûresi, 18/13
Sayfa 22·Kitabı okuyor