İstanbullu şairlerden belki de en meşhurudur Orhan Veli ve en çok “İstanbul’u dinliyorum” şiiriyle yankılanmıştır edebiyat dünyamızda.
Mektup, anı, biyografi gibi türleri ve mektubun tarihe karıştığı günümüzde şairlerin mektuplarını okumak ve yaşanan döneme, olaylara ve de böyle aşklara şahit olmak (iki kişi arasında sır olan mektupların ifşası kısmen rahatsız etse de) da ayrı bir haz benim için.
Orhan Veli , Ben Orhan Veli adlı şiirinde "Bir de sevgilim vardır, pek muteber; İsmini söyleyemem. Edebiyat tarihçisi bulsun." Diye bahsediyor muteber sevgilisi, 36 yıllık kısacık hayatının büyük aşkı Nahit Hanımdan…
Ağlasam sesimi duyar mısınız, mısralarımda; dokunabilir misiniz gözyaşlarıma, ellerinizle?
diyen şair mektuplarında sesini duyurmaya çalışmış lakin duyuramamış kimselere .
“Bilmezdim şarkıların bu kadar güzel
Kelimelerinse kifayetsiz olduğunu
Bu derde düşmeden önce… “ diyerek de aşk derdini sığdıramamış kelimelere.
İstanbul şiirini en son mektubuna iliştiren şairin el yazısıyla İstanbul şiirini okumak da benim için tarifsiz bir keyifti .
"Emin ol, dünyada hiçbir şeyden zevk almıyorum. Bütün bu tatsız günler içinde yalnız seni arıyorum.
“YALNIZ SENİ ARIYORUM”