kerem kerem

kerem kerem
@kerem3139
Benim için var olan şeyler , sadece ve sadece var olmayan şeylerdir.
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Sen benim için - sana nasıl anlatsam , yapacağım her karşılaştırma hafif kalır - sen benim için her şeydin , bütün hayatımdın. Her şey ancak seninle ilgisi olduğu kadarıyla vardı , kendi varoluşum sadece sana bağlı olduğu zaman anlam kazanıyordu. Bütün hayatımı değiştirdin. O güne kadar okulda ilgisiz ve vasat bir öğrenciyken birden sınıfın birincisi oldum , senin kitapları sevdiğini bildiğim için gece yarılarına kadar bin tane kitap okuyordum , müziği sevdiğini düşündüğüm için , annemi şaşırtan inatçı bir azimle piyano çalmaya başladım . Sana hoş ve özenli gözükebilmek için elbiselerimi temizleyip iğne iplikle elden geçiriyordum ve eskiyip yıpranmış okul eteğimi ( annemin eski bir ev elbisesinden kesilerek yapılmıştı ) sol tarafındaki dört köşeli yama beni dehşete düşürüyordu. Onu fark edip beni beğenmeyeceksin diye ödüm kopuyordu ; bu yüzden merdivenlerden çıkarken okul çantamla üstünü kapatıyordum , onu göreceksin diye korkudan titriyordum. Oysa bu yaptığım ne kadar budalacaydı : O ilk günden sonra sen bana hiç neredeyse hiç bakmıyordun ki.
O andan itibaren seni sevdim . Biliyorum , iltifatlara boğulmaya alışık bir adam olarak kadınlardan bu sözleri sık duymuşsundur. Ama inan bana , hiç kimse seni benim o günkü halim olan ve senin için hep öyle kalan o kız çocuğu kadar , öylesine köle gibi , köpek gibi , fedakarca kendini adayarak sevmemiştir , çünkü bu dünyada hiçbir şey bir çocuğun fark edilmeden karanlıkta gizli kalan aşkına denk olamaz , bu sevgi öyle umutsuz , öyle adanmış , öyle itaatkar , öylesine gizliden ve derinden tutkuludur ki ,yetişkin bir kadının arzulu ama bir yandan beklenti dolu sevgisini asla benzemez . Sadece yanlız çocuklar tuttuklarını dizginleyebilirler ; diğerleri gevezelik edip duygularını çevreye yayar , samimiliklerde onu aşındırırlar , aşk hakkında , onun ortak bir kader olduğunu bilecek kadar çok şey duymuş , okumuş biliyorlardır. Bir oyuncak gibi onunla oynarlar , oğlanların ilk sigaralarıyla gösteriş yapmaları gibi onunla hava atarlar. Oysa benim güvenip sırrımı açabileceğim kimsem yoktu , bu konuda kimseden bir şey öğrenmemiş , ikaz edilmemiştim , deneyimsizdim ve hiçbir şeyden haberim yoktu ; bir uçuruma yuvarlanır gibi kaderime sürüklendim. İçimde açılan ve büyüyüp gelişen her şey sırdaş olarak sadece seni , senin hayalini biliyordu...
İnsanların böbürlenerek ,ruh , duygu , akıl diye adlandırdıkları , ıstırap dedikleri o madde , bir insanda ne kadar büyük ölçüde bulunursa bulunsun , acı çeken bir bedeni tamamen parçalayıp yok etmeye gücü yetmeyecek kadar zayıf , kudretsiz ve beceriksizmiş...Çünkü insan ölmüyor , yıldırım düşmüş bir ağaç gibi devrilmiyor , yaşadığı acı dolu anları anlatabiliyor ve kalbi gene çarpmaya , nabzı atmaya devam ediyor. Nitekim o gün , yalnız bir tek an , o acı , eklemlerime saplandı ,soluksuz ve duyuları körelmiş olarak o bankın üzerine yığıldım. Sadece bir an , içimde garip ,ürpertici bir zevkle , artık ölüme teslim olmam gerektiğini düşündüm. Ama az önce söylediğim gibi , acı duygusu korkaktır , içimizdeki aşırı güçlü yaşam tutkusu karşısında ürker ve geri çekilir , o duygu ruhumuzda ki ölüm arzusundan çok daha güçlüdür. Duygularımın böylesine paramparça olmasından sonra nasıl kendime geldiğimi bilmiyorum. Ama yıkılmış olmama rağmen toparlandım.
Gönül aynasında toz zerresi varsa sendendir.