Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Toplumumuzda zulüm nöbetleşerek bir sonraki kuşağa devrediliyor. Zulüm biraz ağır oldu galiba; yani yanlış gelenekler, davranışlar ve anlayışlar demek istiyorum. Kaynanasının baskısından şikâyetçi olan bir gelin, kaynana olduğunda daha baskıcı oluyor. Öğretmeninin bazı davranışlarını eleştiren bir öğrenci, öğretmen olduğunda eleştirdiği davranışın daha da ağınnı yapabiliyor.
وَمَٓا اَصَابَكُمْ مِنْ مُص۪يبَةٍ فَبِمَا كَسَبَتْ اَيْد۪يكُمْ وَيَعْفُوا عَنْ كَث۪يرٍۜ
Başınıza her ne musibet gelirse, kendi yaptıklarınız yüzündendir. O, yine de çoğunu affeder.
(Şûrâ Sûresi, 42/30)
Bir de diyorlar ki; “Bizim toplumumuzda boşanma az, evlilikler çok mutlu bir şekilde yürüyor.” Ben böyle olduğunu zannetmiyorum. Gördüğüm kadarıyla kadınlarımız, ekonomik bağımsızlıklarına sahip olmadıktan için evlerinden aynlamıyorlar. Çaresizler, o evde kalmaya mecburlar. Eğer evden ayrılırlarsa yine erkekler tarafından kötü yollara düşürülüyorlar, güvenip sığınabilecekleri bir yer de yok. Bu yüzden esir gibi yaşamaya devam etmek zorunda kalıyorlar.