Çocukluğundan beri, ne anasından, ne de ablasından tatlı bir söze, şefkatli bir bakışa tesadüf edememiş. Üzüntüden üzüntüye, ızdıraptan ızdıraba düşe düşe sonunda hayatın bir cenk ve cidalden ibaret olduğuna iyice kanaat getirmiş
Toplumun, fertlerine eşit şekilde davranarak bazen haksız yere gafletle, işin iç yüzünü bilmeden muamele etmesi, bazen de basiretli ve temkinli davranmak yerine, acıma ve merhamet duygularıyla bağdaşmayacak şekilde muamele etmesi, fakir bir adamı işsiz kaldığından ve kötü hareketlerde bulunduğundan dolayı şiddetli bir ceza ile ezip cezalandırması hakka ve adalete uygun mudur?