Oğul nimettir, bu sebeple hesabı sorulur . lakin kız öyle mi ?! kız hasenedir, güzelliktir ! Hak hesabını sormaz, mükafatını verir .. 🫀🌸
ELHAMDÜLİLLAH 🌸
Hz. Ömer'in Müslüman oluşuyla alakalı ikinci süreç ise şudur: Bir gece vakti Kâbe'ye geliyor. Efendimiz (s.a.v.) de orada. Ömer kendisini hissettirmeden bir tarafa geçiyor, kulağını kabartıyor, bakayım ne diyor Muhammed diyerek merakla onu dinlemeye başlıyor. O anlarda Efendimiz (s.a.v.) Hâkka Sûresi'nden ayetler okuyor. Sözün kalitelisini iyi bilen Hz. Ömer (r.a.) içinden, "Bunlar olsa olsa bir şair sözüdür," diye geçiriyor. O anda Efendimiz (s.a.v.) Hâkka Sûresi'nin 41. ayetini okuyor: "Ve mâ huve bi kavli şairin, kalilen ma tu'minûn." "O bir şair sözü değildir; ne de az iman ediyorsunuz..." Bu ayeti duyunca Hz. Ömer (r.a.) şaşırı yor, "Benim içimi mi okuyor bu adam, yoksa o bir kâhin mi?" diyor. Bu sırada Efendimiz (s.a.v.) bir sonraki ayeti okuyor: "Ve lâ bi kavli kâhinin, kalilen ma tezekkerûn." "O bir kâhin sözü de değildir, ne kadar az düşünüyorsunuz..." Bu ayet karşısında bir kez daha sarsılıyor Hz. Ömer (r.a.) ve şöyle diyor: "Bu sözler Muhammed'in uydurması mı?" O anda bir sonraki ayeti okuyor Efendimiz (s.a.v.): "Eğer bu sözleri Muhammed uydurmuş olsaydı onu kıskıvrak ya kalardık. Sonra onu can damarından koparırdık!" Bu ayeti de duyunca Hz. Ömer (r.a.) ne yapacağını bilemiyor ve hemen orayı terk ediyor. Fakat günler boyunca, duyduğu bu ayetlerin tesiri altında eziliyor.