İnsanlar ibadet hayatlarının başında büyük bir heyecan duyarlar. Kişi ibadetini büyük bir zevkle yaparken bir müddet sonra o heyecan diner. Ancak kişi artık heyecan duymasa da nefsine zor gelse de ibadetine devam ederse asıl ibadet o olur. Zor öğrenmeler bunun gibidir ve kalıcı bellekte kalır. Önemli olan gayret edip emek verip alınteri dökerek kazanmaktır.
Mutluluk dış geçekliğe ve kaynaklara göre değil iç gerçekliğe ve kaynaklara göre üretilir. "Mutluluk, daha iyi bir hayatım olsa ne yapardım?" demek yerine "Sahip olduğum hayatla daha iyi neler yaparım?" demektir.
Bir insanın iyi ve güzel özellikler kazanması için önce bu özelliklere ihtiyaç duyması gerekir. Kişi eğer ihtiyaç duyarsa bir şekilde onu elde etmenin yolunu bulur.