"Fotoğraf makinen var mı?" diye sordu Thalia.
"Yok."
"Hiç resim çektin mi peki?"
"Yoo."
"Ve fotoğrafçı olmak istiyorsun?"
"Garip mi buldun?"
"Biraz."
"Peki polis olmak istiyorum deseydim, onu da garip mi bulacaktın? Kimseye kelepçe takmadım diye?"
O an, hayal kırıklığını ve incinmişliğini şen şakrak bir perdenin gerisine saklamayı bu kadar iyi becerdiğine göre muhteşem bir oyuncu olmalı, diye düşündüğümü anımsıyorum.
Kendimin yalnızca bir vekiliydim, gerçek benliğim bir başka yerde yaşıyor, bir gün bu daha sönük,daha kof benlikle birleşmeyi bekliyordu sanki. Kendimi burada mahsur kalmış hissediyordum. Kendi evimde bir sürgün.
Başka bir seçeneği var mıydı? Nasıl ki Gholam kendi hayatından kaçıp kurtulamazsa Adel de kaçamazdı. İnsanlar en akla hayale sığmayacak koşullarda yaşamayı öğreniyordu.