Neşe Kaya

Neşe Kaya
@kipatblog
Zümrüt Meleği. Savaşın Melekleri, Şeytan Çıkmazı, Aşk Meleğim ve Sonsuz Bir Aşkın Gölgesinde kitaplarının yazarı.
Yazar
UNIVERSITE
Bodrum
25 Temmuz 1976
13 okur puanı
Ağustos 2023 tarihinde katıldı
@kipatblog·
·
sabitlendi
Tutunamayanlar
Edebi değeri tartışılmaz bir anlatıma sahip, zekice kaleme alınmış kelime oyunlarıyla devleşen bu eseri okumuş olmaktan ve "tasvir edilen ortamın ruh daraltan kasfetli yalnızlığına rağmen sıkılmış olsam da" bitirmekten dolayı mutluyum. Zengin okuma listeme bir başyapıt eklemezsem olmazdı. Bana yakışmazdı. Şimdi Turgut beyin mizahsı yaklaşımla konuşmaya başladığı o hırıltılı tok sesini duyar gibiyim. _ Olric söylesene, sence de bu kadın kültürlü görünebilmek için bizim üzerimizden gösteriş mi yapıyor? Yoksa gerçek bir yazar olma yolunda sağlam ayak izlerini mi takip ediyor!" Kitabı okurken öyle benimsedim ki romanın anlatıcısı olan kahramanı Turgut Özben'in can dostu Selim ile yaptığı her konuşmasının arasına girip "bence de böyle ya da şöyle" diyesim geldi. ☆ Konuya dair nacizane eleştirim. Kitapta sorguladığım konu hayatımda da sorguladıklarımla aynı aslında. Bazen yanlış çevrede olduğunuzu ve asıl olmanız gereken yerden fersah fersah uzak düştüğünüzü düşünebilirsiniz. Çevrenizdekilerin size göre şekil almayacağını farkedecek kadar mütevazı ve gerçekçi olmanıza da kızabilirsiniz. Hatta onaylamadığınız farklı tarzlara uyum göstermek zorunda kaldığınızı da hissedebilirsiniz. Fakat bu sizi yalnızlaştırıp yok etmemeli! Kaçması gerekenin siz olduğunuzu düşünüyorsanız eğer, o halde dogru olanın da siz oldugunuzu iddia edemezsiniz. Asıl doğrularınızla ve bilginizle sizin gibiler yaşamalı ki dünyada çogalan sonradan görme burjuvanın olmamış hamlığı ve genelde alt sınıfın cehaletiyle herşeyi bilen sığlığı çoğalmasın. Sadece çağdaşlaşmaya calışan 1960'ların degil özellikle yozlaşmış günümüzün de doğru bilgiye, kültüre, inanca, olguya, olmuşluğa ve ilerde olabilecek doğru yenilenmeye fazlasıyla ihtiyacı var. Bu ancak kültürlü ve bilgili bir o kadar da cesur insanlarla
Reklam
Günahkar
Günahkâr Tess Geritsen kaleminden 3. Kitabını da okudum. Bu defa çok sıkıcıydı. Korku unsurları barındırma adına kasfetli ortamlardan bahsedilmesi bence kolay yolun seçilmesi demek. Hataların ve kendimiz ile ilgili korkularımızın ne denli hayatımızı etkilediğini okurken kurgudan uzaklaşıyorsunuz. Seslendiren usta sanatçımızın emeğine sağlık fakat kişiselleştirme adına konuşmaları özellikle erkek sesine çevrilmesi çok iticiydi. Basit çocuk seslendirmesinden öteye gitmemiş. Polisiye olaylardan çok bir kişinin hayatı anlatılması detayların her bölümde tekrar tekrar anlatılması yeter dedirttiriyor. Karakterin isminin de her satırda tekrarlanması ustaca durmuyor. Sanırım yazarımiz bu kitap üzerine fazla düşünmeden kaleme almış.
1000Kitap
Yarışmaya katılan var mı?
Puan vermedi
Kabil'in Çene Kemiği Hayatımda ilk defa bir Kitap tarafından kazıklandığımı hissediyorum!  Daha doğrusu en sevdiğim türde de olsa yazarı cevirmeni ve hatta yayınevi tarafından kazıklanıyoruz. Bu kitabı instagramda izlediğim Reels üzerine koştura koştura D&R'dan satın aldım. Polisiye ve dedektifcilik oynamayı sevenler için resmen bir cevher olarak lanse ediliyor. Ucunda da para ödülu olan bir yarışma yapılıyor. Bu konuda beni tanıyanlar iyi bilir, 'tam bana göre' dedim ve katılmak istedim. Daha önce de yapılmış ve kazananlar bir elin parmaklarını geçmemiş. Bu konuda kendime güvenirim ve iyiyimdir de fakat şimdiki yarışma tarihi sonu Nisan ayıyken kitabı aldıktan sonra Aralık ayına uzatıldığını öğreniyorum. Sizce neden? Cevabı çok basit. Kitabın daha fazla satılması için. Peki o zaman buna ilk katılanlara haksızlık olmuyor mu? Ardından hâlâ hevesi kaçmayan "Komiser Colombo" bozuntusu şahsım bir hevesle kitabı okumaya başladım. Neredeyss ilk 10 sayfası, okuyucuyu baştan soğutan hüküm ve koşullar karşılıyor. Sonrası hayal kırıklığı. Sayfaları sıraya sokmak isteseniz de 1.'si çeviri çok berbat, 2.'si ise yarım sayfalık yazı kendi içinde de âdeta daldan dala konuyor. Yani söylenildiği gibi karıştığı idea edilen sayfa sıraları dışında paragraflar da iç içe geçmiş durumda. Çevirinin devrik bile olmayan bozuk anlatımı sizi olaydan uzaklaştırıyor. Ben şimdi kitabı sayfara ayırıp, masaya döksem de bu karmaşanın içinde boğulacağımı görüyorken ve üstelik tam 1 yıla yakın süre içinde katılacak belki torpilli belki de ekipli birine karşı kazanmayı umamam. Verilen ödülü kat be kat temin edecek olan ekibi şimdiden bu cin fikirleri için alkışlıyorum. #kabilinçenekemiği #d&r #bulmacaromanı Yarışmaya katılan var mı?
Acı Gerçekler
Kabil'in Çene KemiğiE. Powys Mathers (Torquemada) · Olimpos Yayınları · 202375 okunma
Ne oldu cerahım!
ÇIRAK Serinin ikinci kitabını okurken yine kan dondurucu bir hikâyeyle karşılaşmak beni fazlasıyla gerdi. Buna rağmen sıkı takip ve detaylı incelemelerle dolu adli bir polisiye içinde olmak güzeldi. Özellikle suçlunun izini sürdükleri her vaka insanın tüylerini diken diken ediyor. İnce düşünülmüş cinayet aşamaları özellikle bırakılan izlerin imza değeri taşıması zekice kurgulanmış. Asıl belanın demir parmaklıklar ardında olduğunu bilsek de kitabın başından ittibaren bahsedilen yeni sapığın ona olan hayranlığından 'Cerrah'ın ne zaman devreye gireceğini merak ediyorsunuz. Bu kitapta edindiğim otopsi bilgileri de çok ilginçti. Film, dizi ya da kitaplarda kahramanlardan önce olayı çözmeyi seviyorum. Hâlâ bu konuda iyi olduğumu görmek gururumu okşuyor. Paslanmamışım. Son sahnede ise kendimi Dedektif Rizzoli'nin yerine öyle koymuşum ki sesli bir şekilde 'Ne oldu Cerraam!' Demeyi ihmal etmedim. Bahar dizisinin süper repliği bu kitaba da çok yakıştı. Siz ne dersiniz?
Edebiyat
Kahramanlar Yeniden Doğar
Onur, Şeref, Haysiyet ve Gerçek Vatan sevgisiyle dolu Cesur bir Yürek gerekir; her kelimesinde her mısrasında, kıtalarca uzanan o duyguyu verebilmek için Mehmet Akif Ersoy gibi vicdanlı usta bir kalem gerekir... Peki ya sonrası! Kutladığımız her zaferin ve her çoşkulu başarının altında yatan o duygulardan bi haber insanlar; sırf menfaati için kirlettikleri ellerinde bayrağı taşıyorlar. Açgözlerinde saklayamadıkları bencil düşüncelerle kutlayıp sözde övünüyorlar. Kanıtı çok açık! Değeri asla bilinemediği için Mehmet Akif Ersoy'un nasıl ve ne halde öldüğünden bile habersizler... Şaşıyorum fıtratı belli asla değişmez tarafa geçen sözde vatan sevdalılarına. Ülke elden gidince terkidiyar mı edeceksiniz? Tıpkı bir zamanlar arkasına bakmadan kaçan vatanı satan soysuz saraylılar gibi. Unutmayın onların başını gerçek bir kahraman sürdü ve o kahramanlar yeniden doğar...
1000Kitap
Reklam