çabasızlığa kırgın olmak
Öyle bir yerdeyim ki; Kendimle kavgalıyım, herkese kırgın, Tahammülden uzak, iyi niyetime kızgın, Ben bana yabancı , eski bana ise davacı...
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Beslediğim yılanlara kırgın koynum.
Hoşça kal Van...
Bir gün sonra Van'dan ayrılıyorum. Ne kadar kızsam da, ne kadar kırgın olsam da bu şehir hayatımın en büyük parçası oldu. Çünkü en güzel anılarımı da en ağır acılarımı da burada yaşadım. Çocukluğum bu sokaklarda geçti. Hayallerimi burada kurdum. İlk kez burada sevdim, ilk kez burada kalbim kırıldı. Sevdiğim adamı burada tanıdım, burada sevdim ve yine burada kaybettim. Bazı insanların gidişi bir şehirden daha büyük boşluk bırakıyormuş, bunu burada öğrendim. Arkadaşımı burada toprağa verdim. Onunla yürüdüğümüz sokaklar şimdi sadece bir hatıra. Kedimi burada kaybettim. Bir canın eksilmesinin evi nasıl sessizleştirdiğini burada gördüm. Bu şehir bana bazen yuva oldu, bazen yara. Bazen sığındığım yerdi, bazen kaçmak istediğim yer. Ama ne olursa olsun hayatımın en ağır yüklerini burada taşıdım. Şimdi Ankara'ya gidiyorum. Yeni bir şehir, yeni bir hayat beni bekliyor. İçimde biraz umut, biraz korku ve çokça hüzün var. Çünkü insan bir şehri terk ederken sadece evini bırakmıyor; anılarını, kaybettiklerini ve yarım kalan hikâyelerini de geride bırakıyor. Ve sanki gitmeme bir gün kala Van bana son kez dönüp vurdu. Zaten taşıdığım onca yük yetmezmiş gibi, giderken bir darbe daha bıraktı kalbime. Belki yıllar sonra bu şehri özleyeceğim, belki de bana yaşattığı acıları hatırlayacağım. Ama bildiğim tek şey, buradan giderken eski benliğimin büyük bir kısmını burada bırakıyor olmam. Hoşça kal Van. Arkadaşımın anıları sende kaldı. Kedimin izleri sende kaldı. İlk aşkımın izleri sende kaldı. Çocukluğum sende kaldı. Ben gidiyorum ama benden kalanlar hep seninle kalacak.
Zannederiz ki hayatımızda olan insanlar, sevdiklerimiz bizi biz olduğumuz için seviyorlar. O masada oturanlar hiç kalkmayacak sanırız sonra bi bakmışız dostluklar menfaat, sevgiler çıkar uğrunaymış. Bu durumu kabullenmemiz epey zaman alır. Çünkü öyle olmak nedir bilmeyiz, düşünmeyiz bile çünkü hep gerçek olmayı kabullendik, kötü niyet bilmedik. O yüzden sesimiz kırgın, ruhumuz dargın.
~su gibi şiir:)
Bazen yolumuzu şaşırırız. Sanki hiç bizim olmamış bir şeyi kaybetmiş gibi, ısrarla ararız Bazen vazgeçeriz aramaktan, çünkü neyi aradığımızı bile bilmeyiz aslında. Ama bazen inatla ederiz, öyle bir inat ki, bedenimizden, ruhumuzdan, kendimizden eksilterek ararız. Sırf bulalım diye. Ama içimizde bir yer vardır, sessiz, karanlık ve biraz kırgın, orada bir şey eksiktir ama adı yoktur. Dışarı bakarız, insanlara, şehirlere, yüzlere, aşklara Ama bulamayız. Çünkü aradığımız şey, dışarıda değildir belki de. Aşk da böyledir bazen. Bir zamanlar içimizi yakan o şey, bir gün gelir, sadece bir hatıraya dönüşür. Ve fark edersin; artık eskisi gibi aramıyorsundur. Kaybolsa da,
Alıntı