Puan vermedi·336 syf.··
2026 23. kitabı
@berfinsamaraz @eldrayayinlari #hediye Teşekkür ederim “İnsan bazen bir kişiyi değil, o kişide hissettiği duyguyu özlüyor…” Beyaz Güvercin benim için yalnızca bir aşk hikâyesi değil; geçmişin yaralarıyla, korkularla ve yeniden sevilmeye cesaret etmekle ilgili duygusal bir yolculuktu. Kitap boyunca Roza’nın iç dünyasını okurken onun kararsızlıklarını, kırgınlıklarını ve aslında sadece huzurlu sevilme isteğini çok net hissedebiliyorsunuz. Azad ve Boran karakterleri birbirinden tamamen farklı iki sevme biçimini temsil ediyor gibiydi. Biri sevgisini sessizce taşıyan, diğeri ise hislerini korkmadan gösteren bir karakterdi. Bu yüzden kitap sadece “kimi seçecek?” merakıyla ilerlemiyor; aynı zamanda insanın geçmişiyle mi yoksa umutlarıyla mı yaşayacağını da sorgulatıyor. Berfin Samaraz’ın kaleminin en sevdiğim yanı duyguları sade ama yoğun bir şekilde aktarabilmesi oldu. Özellikle iç monologlarda karakterlerin yaşadığı kırılmaları okumak oldukça etkileyiciydi. Yer yer klasik romantik kurgu havası hissettirse de kitabın duygusal atmosferi bunu taşıyabiliyor. Bazı olayların daha derin işlenmesini isterdim ama akıcılığı sayesinde kitap kendini okutmayı başarıyor. Kitap boyunca en çok hissettiğim şey; bazen insanın en büyük savaşının başkalarıyla değil, kendi kalbiyle olduğu oldu… Artıları: * Duygular çok net ve yoğun aktarılıyor * Akıcı, kolay okunan bir dil * İçsel monologlar güçlü (özellikle kırılma anları) Eksileri (dürüst olayım): * Konu yer yer tanıdık/klasik gelebilir * Karakter derinliği bazı okurlara biraz yüzeysel hissettirebilir * Daha çok “duygu odaklı”, olay örgüsü ikinci planda Kimler sever?
Beyaz GüvercinBerfin Samaraz · Eldra Yayınları · 20262 okunma
10/10
·560 syf.··
2026 19. kitabı
Merhabalar Efendim Sizlere en değerli serilerimden olan Bronz'un final kitabı ile geldim. Baştan söyleyeyim bolca duygu yüklü ve spoiler içeren bir yorum olacak. Dikkat edenlere duyrulur. Serinin final kitabı olduğu için konu kısmını atlayarak direk yoruma geçiriyorum. Bronz'un Hisarın hastalığını öğrendikten sonra onu bir onu tedavi için bir kliniğe yatırmasıyla biten son kitabımızın ardından tedavi olan Hisarı okuyarak başlıyoruz bu kitabımıza. Hisar tamamen hastalığından kurtulmuş durumda ama zorlu günler aslında onu Bronz cephesinde bekliyor. Bronz Hisara çok kızgın ve çok kırgın. Kendisini düşünmediği için, onu düşünmediği için, beraber yaşayacakları geleceklerini düşünmediği için, kendini bazı şeylere feda ettiği için. Hem kızgın hem Kırgın olan bir bronz okuyoruz. Hisar ona yaşattıkları için çok pişman ama kendi içinde de haklı sebepleri var ve bu süreçte Hisar'ın Bronz'a kendini affettirmesini ve onun peşinden bir adım olsun ayrılmamasını okuyoruz. Bronzu anlayabiliyorum o yüzden sert davranışlarını, soğukluğu gayet anlaşılabilir. Hisar'ın da yaptığı ile yüzleşmesi ve kendine ne kadar doğru gelse de sevdiği adamın bakış açısından baktığında ve bu durumla bil hassa kendisi de karşılaştığında Bronz'un ne hissettiğini, nasıl kırıldığını gayet iyi anlıyor ve bundan duyduğu pişmanlığı da her defasında dile getiriyor. Bazı şeylerin sonuna geldik final kitabımızda. Çözülen sırlarımız var, geçmişin karanlık perdesi ile yüzleşiyor karakterlerimiz. Fedakarlıklar sonucunda kaybettiğimiz karakterlerimiz var. Çok ağlayarak okudum o kısımları. Aslında Serdal'ın ölmesine üzülmemem gerektiğini biliyordum, çünkü herkes ailesiyle birlikteyken O da en güzel şekilde ailesinin yanına gitmeliydi ve onlara kavuşmalıydı. O yüzden içim bir parça buruk olsa bile onun için en güzel
Bronz 6Özge Naz · Guardian Yayınları · 202672 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Puan vermedi·129 syf.·
2026 2. kitabı
Kitabın sonuna kadar bir kadının iç döküşüne tanıklık ediyoruz . Osman’a söylemek isteyip de söyleyemediklerini, yazdığı mektuplara dökmüş. En güzel tarafı da buydu çünkü bu mektuplar aslında Osman’ın okuması için değil, kendi içini rahatlatmak için yazılmış :) Ayrılmakla ayrılamamak arasında kalmayı, kabullenmek isteyip kabullenememeyi, bazen öfkelenip bazen özlemeyi öyle doğal ve samimi anlatmış ki kitap bitmesin dedim :D Kitabın duygusal bir yanı var evet ama beni en çok yakalayan tarafı mizahı oldu. En kırgın yerlerini bile öyle tatlı, öyle kendine has bir dille anlatıyor ki birçok yerde gülümseyerek okudum :))) Sayfalar ilerledikçe bir ayrılıktan çok, bir kadının kendini yeniden buluşunu okuyoruz ve ben çok keyif alarak okudum.Uzun zamandır birinin iç sesini okumaktan bu kadar keyif almamıştım :D
1000Kitap
Bu Hikâye Senden Uzun OsmanAylin Balboa · İletişim Yayıncılık · 202213,7bin okunma
10/10
·176 syf.··
2026 29. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 00:35
​Şermin Yaşar’ın kalemi, Türk edebiyatında adeta "karşı komşunun açık kalmış kapısından içeri süzülen tanıdık bir çay kokusu" gibidir. Onun hikayelerinde büyük laflar, ağdalı cümleler ya da duyguları güzellemek için yapılmış edebi makyajlar bulamazsınız. O, hayatı ve insanı tam olarak olduğu gibi, en ham ve çıplak haliyle anlatır.​Onun kahramanları uzaklarda arayacağımız kurgusal tipler değildir; bakkaldır, apartman görevlisidir, içten içe kırgın bir teyze ya da çocukluğumuzun o tozlu sokaklarındaki mahallelidir. Bir olay karşısında karakterine tam olarak "Bu duruma anca böyle cevap verilir" dedirten o eşsiz doğallık refleksini yerleştirir. Ne bir kelime eksik, ne bir kelime fazla...​ Özetle; Şermin Yaşar yazmaz, adeta balkonda halı silgilerken ya da mutfakta ayaküstü konuşurken anlatır. Okuyucu ile yazar arasındaki mesafeyi tamamen sıfırlayan, insanı yormadan kalbinden yakalayan ve her kitabıyla bizi "evimize" geri döndüren muazzam bir mahalle sesidir. Tüm kitapları tavsiyedir...
Tarihi Hoşça Kal LokantasıŞermin Yaşar · Doğan Kitap · 20248,1bin okunma
7/10
·64 syf.··
2026 28. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 20:04
Kitapta olaylardan çok bir atmosferin izini sürüyoruz. Yazar, arkadaşlığa ve romantik ilişkilere farklı anlamlar yükleyen karakterlerin bir aradalığından doğan bütünün parçalarını anlatıyor bize. Karakterlerin belirli anlarına onların gözlerinden tanık oluyor, aralarındaki ilişkilere onların gözlerinden bakıyoruz. Kitap bittiğindeyse elimizde ne tek tek karakterler, ne de bütünlüklü bir tema kalıyor; bence geriye, tıpkı karakterlerin paylaşımlarının ardından olduğu gibi kırgın ve kırılgan hatıralar kalıyor. Bu bakımdan kitap, içerisinde birçok öyküyü barındıran tek bir anlatı etkisi yaratıyor. Her insan ancak kendi yaşantısı kadarınca yaşananları görebilir; her insan ancak kendi hissedebildiği kadarını yarınına taşıyabilir. Kitaptaki karakterler de birbirlerinden farklı mizaç ve beklentilere sahiplerdi. Zamanın akışıyla birlikte değişen durumları değişen benlikleriyle algıladılar. Dönüşen sadece aralarındaki bağ değildi; belki de en başta dış dünyanın kendisiydi. Dış dünyadaki bir farklılık, bir sapma ya da beklenmedik bir gelişme, her ilişkinin doğasında bulunan sessiz kurallara dokunarak onların ilişkisini de başka bir biçime büründürdü. Tomris Uyar, atmosfer kuran yazarlardan. Onun öykülerinde gördüğüm temel etki ne bir olay, ne de karakterleri merkeze alması; yazar, tüm bu olay ve karakterleri aktarmak istediği ana ileti için bir çeşit atmosfer oluşturma aracı olarak kullanıyor. Bu bakımdan benim bu uzun öyküdeki karakterlere ısınamamam, normalde benim için bir eksiklik olabilecekken, burada tam tersine metnin etkisini artıran bir unsur oldu. Karakterlerle bağ kurmak zorunda değildim; çünkü anlatılan aslında karakterlerin neler yaşadıkları bile değildi. Yaşananlar yalnızca, aralarındaki ilişkiyi ve o ilişkinin dönüşümünü anlamamız için birer araçtı. Karakterler
Edebiyat
Güzel Yazı DefteriTomris Uyar · Yapı Kredi Yayınları · 2023373 okunma
Puan vermedi·192 syf.··
2026 2. kitabı
Arminuta, bebekliğinde evlatlık verildiği ailesinden kendi gerçek ailesine geri verilmesi ile başlayan bir roman. Yazar öyle kırgın bir zeminde yaşanan bir olayı her bireyin bakış açısından öyle bir gösteriyor ki. Günün sonunda "hiçbir şey dışardan göründüğü gibi değildir" dedirtiyor. Aynı zamanda yazar yokluk ve varlık çatışmasını, yetiştirme tarzının bir çocuk üzerindeki etkilerini, aidiyet duygusunu, fıtratı kurduğu betimlemeler ile 4 duyunuzu harekete geçiriyor. Kız kardeşliğin ne kadar kuvvetli ne kadar büyülü ve bir o kadar da gerçek olduğunu hatırlatırken. "Kan bağın olsa da kardeşin gerçekten kardeşin midir?" sorusunun cevabını iliklerime kadar hissettiğim bir roman oldu. Kitap bittiğinde Arminuta'ya sarılmak isteyeceksiniz Gönülden tavsiyemdir.
Geri Verilen KızDonatella Di Pietrantonio · Domingo Yayınevi · 20254,228 okunma