nalan yılmaz

nalan yılmaz
@nalanylmzz
5 okur puanı
Nisan 2025 tarihinde katıldı
Puan vermedi
"İnsanlar büyük bir apartmana benzeyen zihnimizin sadece bir veya iki katında yaşıyor, gerisini unutuyorlar." Ruhun Yaralı Şifacısı Bazı kitaplar sadece bilgi vermez, insanın içine dokunur... Ruhun Yaralı Şifacısı benim için tam olarak böyle bir kitaptı. Sindire sindire okuduğum bir kitap oldu. Jung'u sadece bir psikolog olarak değil, kendi yaralarıyla yüzleşmiş bir insan olarak okumak çok etkileyiciydi. Hayatındaki insanlar da en az fikirleri kadar derin... Toni Wolff ile olan bağı, eşi Emma ile kurduğu denge... Hepsi o kadar insani ve bir o kadar karmaşık ki. Ama buna rağmen ilişkilerindeki saygı ve sınır duygusu gerçekten düşündürücüydü. Kitabın en çarpıcı kısmı ise geçirdiği kalp krizi sonrası yaşadıklarıydı. O mistik deneyimler, ölüm ve sonrası üzerine bakış açısını tamamen değiştiriyor. Okurken insan ister istemez kendi varoluşunu sorguluyor. Sakin ama derin bir kitap. Jung'u daha yakından tanımak ve biraz da kendine bakmak isteyenlere kesinlikle öneririm..
Ruhun Yaralı Şifacısı Carl JungClaire Dunne · Doğan Novus · 2022436 okunma
Reklam
Puan vermedi
"Diyeceğim basit. Diyeceğim kısa. Bu satırları belki taze bir pazartesi, belki yorgun bir çarşamba, belki tembel bir pazar günü okursun. Günler mühim değil, zaman insan icadı. Ama isterim ki bu satırlar ne zaman karşına çıkarsa çıksın, sen onları o zaman kendine küçücük bir işaret olarak alasın. İçinin bir yerine bir kelime dokunsun, elinin gitmediğini cesaretin, cesaretinin yetmediğini elin uzansın. İsterim ki kalbin hayatında bir yeniye açılsın, sonra da en beklemediğin anda hayatına alışılmış değildi henüz kendisiyle hiç tanışmamış heyecanlar yayılsın. Bir de isterim ki şunu hep hatırla. Bildiklerin, sadece bildiklerin. Bilmediklerin ise bir koca dünya. Bir de aramızda kalsın; şimdi bunları sana yazıyor gibi görünüyorum ya, aslında kızım sana söylüyorum ama gelinim lütfen sen de anla
Pazartesi MektuplarıEge Soley · Doğan Novus · 2023180 okunma
Puan vermedi
Taş ve Gölge, yalnızca bir adamın hikâyesi değil; bir halkın belleği, bir ülkenin kanayan tarihi, bir insanın köksüzlükle hesaplaşması. Avdo'nun hikâyesi, kaybedilenin ardından tutulan bir yas değil sadece; aidiyetin ne demek olduğunu sorgulatan, içimize ilmek ilmek işleyen bir arayış. Avdo, sevdiğinin mezarına hayatını diri diri gömmüş bir adam. Orada, taşların gölgesinde, sessizliğin ortasında, kendine bir yuva değil ama herkese bir ev olmuş. Kökü olmadığını söyleyen bu adam, bir mezarlığın ortasında hayatına giren herkese kök oldu, gövde oldu. Kendi aidiyetini ararken, başkalarının aidiyetine dönüştü. Bu çelişki, bu içsel kırılma beni en çok sarsan yer oldu belki de. Kitap geçmişle geleceğin, ölümle yaşamın arasında gidip gelen bir masal gibi. Ama masallar hep mutlu bitmez. Bu, acının, yarım kalanların, suskunlukların masalı. Dersim'den Madımak'a, faili meçhullerden göç yollarına uzanan bir belleği taşıyor sayfalarda. Kudüs'e, Filistin'e, Hitler'e değinip genişliyor ama hep bir noktaya dönüyor: aidiyet. Yaşadığı toprakta köksüz kalmış insanların diliyle konuşuyor Avdo. Burhan Sönmez, sadece anlatmıyor; hissettiriyor, çınlatıyor, göğsünde bir ağırlık gibi bırakıyor. Kitap bende hep öyle kalacak; yaşayanların değil, sanki ölülerin diliyle yazılmış gibi. Ve o dil, içimde bir şeyleri susturmak yerine konuşturdu.
Taş ve GölgeBurhan Sönmez · İletişim Yayınları · 2021942 okunma
Puan vermedi
365/17 Sandor Marai'nin külliyatını okumaya niyet etmiş bir okur olarak Eszter'in Mirası 3. okuduğum kitabı oldu. Kitap bittiğinde yazarın bende bıraktığı his şu oldu. Sanki yazarın geçmişte eksik kalan yüzleşmediği ve hesaplaşamadığı biri var ve tüm kitapları ile birlikte bu hesabı tek tek kapatıyor gibi. "Mumlar Sonuna Kadar Yanar kitabında olduğu gibi bu kitabında da geçmişin izleriyle kurulu bir yüzleşme mevcut. Yazar büyük bir sessizliğin içinde güçlü kelimelerle duygularınızı ortaya çıkarıyor. Bu kitabında da eski sevgili ile yıllar sonra bir yüzleşmesini ve bu yüzleşmenin sonunda teslimiyeti derinden hissediyoruz. Kısacık kitabın tek bir boş cümlesi yok. Okurken düşündüren bir kitap arıyorsanız işte öyle bir kitap Eszter'in Mirası
Eszter'in MirasıSándor Márai · Yapı Kredi Yayınları · 2023646 okunma
Puan vermedi
365/14 Aidiyet üzerine, yas üzerine, anayurdun neresidir, evin neresidir üzerine harika bir roman olmuş. Vietnam savaşında yurdundan olan 9 kişilik bir ailenin geride kalan 3 kişisi dilinden dinliyoruz hikayeyi. Yazar öyle incelikli öyle zarafetli bir dille aktarmış ki vermek istediği duyguyu zorlamadan ve zorbalamadan yumuşacık anlatıyor. Kitabın son sayfasını okuduktan sonra dilimden düşen tek cümle "Bu iki yüzlü dünyada kahretsin ki bütün acılar masum çocukların omzunda!"
Gezgin RuhlarCecile Pin · Domingo Yayınevi · 2025682 okunma